[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

#metinbiraderler

75 posts

TOP POSTS

Yüzü bana dönük, ayaklarını karnıma dayamış masaj yapıyor; tıpkı kedi yavrusu gibi... Emziğinin yukarı aşağı milimetrik hareketini izlerken, eliyle yüzümü seviyor, avcunun içini dudaklarıma uzatıyor; aşkla öptüğümü bildiği yeri...
Uykuya yaklaştıkça bana da yaklaşıyor iyiden iyiye, yetmiyor ten teması; çıkıyor üzerime, ağacına tutunan bir koala gibi tutunuyor bedenime, uykuya teslim oluyor. Huzur, bir olmuş iki bedende adeta dile geliyor, bir anne oğulu kutsuyor!
Bu anı hemen her gün, üstelik ikiye katlanmış bir hazla yaşamak, bu anlarda yapılabilecek onlarca şeyi bir paçavraya çevirecek kadar güçlü ve kusursuz bir keyif!
Gezdim, gördüm, yeni şeyler keşfettim ama hiçbir restoranda yediğim yemek avuçlarının içleri kadar lezzet vermedi, hiçbir eğlence bu huzurlu andan daha büyük izler bırakmadı ve gördüğüm hiçbir yer o güzel gözlerinden daha etkileyici gelmedi.
İnsanız, nefs istiyor yine de ya, istikamet neresi olursa olsun onlardan daha güzel bir yolculuk, daha muazzam bir varış noktası olmayacak. Kadın anne olmuşsa eğer uçarı kaçarı yok hemşireler, bütün yolları evladına çıkacak. #iyigeceler #goodnight #hello #sister #time #twin #mom #perfect #shot #MetinBiraderler #family #happiness #always #smile #lol #funny #instababy #instagood #instamood #instadaily #nofilter #nature #sweet #little #men #love #mother #life

Tam 1,5 sene önceydi kendi yolculuğuma iki minik bedenle çıktığımda... Anne olmanın ne demek olduğunu bilmeden tam bir cahil cesaretiyle sandım ki her şey kitaplarda anlatıldığı gibi olacak, bebeklerim uzaktan sevdiğim bebekler gibi kolayca büyüyecek. Doğurdum. Kazın ayağını gördüğümde sorgulamalar, pişmanlıklar ve geri dönüşler için artık çok geçti. O dönem yanımda olan kızkardeşlerim bilirler anneliği bir türlü sevemediğimi, sindiremediğimi...
Bilinçaltım ha bire bu gerçeği reddededursun, kendimi bir esaret içinde görüyor, özgürlüğünden olan tarafım sürekli birilerini suçluyordu. Toplumu suçladım, sistemi suçladım, torun isteyen atalarımı suçladım, eşimi, kendimi, varoluşu suçladım. Feri talihsizliklerle beslenen depresyonum gün be gün beni ele geçirdi, teslim oldukça dipsiz bir kuyuya çekildim.
Zaman bu ya, yerinde durmuyor akıyor, olaylar olayları kovalayıp her karanlık gece aydınlık güne kavuşuyor. Bende kendi aydınlanmamı bir gece yorgunluktan bitap düşmüşken yaşadım. Bedenime inat fikirlerimin son derece dinç olduğu bir gece kendimle hesaplaştım, içimde kangren olan özgür yanımı o gece kesip attım! Anne olmak bizzat ve tamamen benim tercihimdi. Tercihimin bedelini ödemekse onurlu bir insan olarak yine bana düşendi. Bedelin bu kadar yorucu ve kısıtlayıcı olduğunu öngörmemiş olmam, anneliğe direnmeye bahane değildi.
Hür irademle bir tercih yapıp bebeklerimi hayatıma buyur etmişken, ihaleyi onlara bırakarak kendimi aklamak, yaptığım en büyük adaletsizlikti; en önce evlatlarıma...
Fikirlerini sormadan bu dünyayla tanıştırmıştım onları, hiçbir şeyden habersiz sadece hayata tutunmak adına çabalayan iki insan yavrusuna rehber olmaktı annelik ve ben kendi paradokslarımla yanlış yöne götürüyordum beraberimdekileri. Çünkü yanlış yere bakıyordum.
İçime bakmak değildi meselem, içimdeki anneyi bulmaktı. Oralardaydı biliyordum çünkü tereddütsüz kendimden daha çok sevdiğim iki varlığın bana gelişi tesadüf olamayacak kadar anlamlıydı.
Bir gece yatağıma yattım ve ağrıyan sırtıma, belime inat, anlamımı buldum ben. Zamanaşımına uğramış fikirlerimi sildim zihnimden, yerine anneliği bütün heybetiyle koydum.
Artık bir fanusun içinde değil, bir dünyanın merkezinde (⬇️⬇️)

1,5 yaş annelikle berbaber bu işten keyif almayı da öğretti bana. Sahilde on beş dakika oturup kabak çekirdeği çıtlatabilmek ( içinden onlara da vermek şartıyla) , yanında bir bardak çay içebilmek, dalgaları izleyip evlatlarla hoş beş dahi edebilmek lüksüne sahibim artık. Günler geçiyor ve "bunlar daha iyi günlerin" değil, "büyüdükçe kolaylaşıyor" kazanıyor. Her yeni gün, yeni şeyler öğrenen evlatlarla arkadaşlık edebilmek konforunu adım adım getiriyor. Eskiden dışarı çıkmaya korkarken, adı artık keyif oluyor. Bebek çantasına daha az şey koyuluyor, unutulanlar ise "eyvah" paniği yaratmıyor.
Metin Biraderler büyüyor, tünelin sonundaki ışık artık uzaktan seçilmekle kalmıyor, hepimizi aydınlatıyor.
Güzel günler göreceğiz hemşireler... Evlatlarımızla, sevdiklerimizle keyifli, mutlu günler görecek, en yakın arkadaşlarımız olacaklarla bol kahkahalı uzun yıllar geçireceğiz😊
Gelecek, yorgunluklarımızın, hiç düşünmeden sırtlandığımız sorumluluklarımızın,uykusuz gecelerimizin acısını çıkarmak üzere bizi bekler. Çekirdek çıtlatma süremizin uzadığı, ikinci bardak çayı da soğutmadan içebildiğimiz zamanlar şerefine hadi hemşire, şimdi şu an, koccaman gülümse😄 #günaydın #goodmorning #hello #sister #mother #time #sunset #relax #happiness #always #smile #twin #magic #MetinBiraderler #nofilter #lol #love #nature #instagood #instamood #instadaily #instababy #world #is #mine

Efendim bugün yine gündemimiz lohusa depresyonu. Ancak bu kez taze babaların lohusa depresyonundan bahsedeceğim sizlere. Erkek insanı için über zor(!), feci yorucu(!), aşşırı travmatik(!) bu dönemin her sayfası ayrı bir hikaye elbette, lakin her nedense her sayfada aynı şey yazıyor; "binimli yitirinci ilgilinmiyirsin"😌 Evde ikinci plana itilmenin dayanılmaz travması altında yaşamaya çalışırken yetmiyor bir de bebek b.ku temizletiyorlar bu adamlara, böyle zulüm vallahi görülmedi! Onlar depresyona girmeyecek de biz mi gireceğiz istirham edeceğim saçmalamayın!
Efendim bir bebeğin dünyaya gelişiyle sanmayın ki sadece bir bebek sahibi olursunuz😌 Kıllı tüylü, enli boylu bir bebek daha peydah oluverir; nereden geldiğini şaşkınlıkla izlediğiniz.... Bebeği siz doğurursunuz, her nedense taze baba depresyonuna girer. Çünkü; artık "ininli yitirinci ilgilinmiyirsiniz" dur🤗
Sizin memeleriniz parşömene,bedeniniz Piri Reis haritasına dönmüş, eve düşen yıldırım gibi düzenin orta yerine kurulmuş, her şeyiyle size muhtaç bir primat doğmuş falan bunlar ne sudan bahaneler! İlgileneceksiniz! Kusmuk, çiş ve serum fizyolojik eseri üniformanızı çıkaracak, topuklunuzu giyip rimelinizi sürecek, en az dört çeşit yemek kokusu eşliğinde ağzınız kulağınızda kapıyı açacak, işe gittiği için çok yorulan eşinizi ilgilerde boğacaksınız😌 Bebek o esnada ağlamış, acıkmış, b.ka batmış önemi yok! Kendi kendine bakıversin birazcık, çünkü taze baba depresyona girer😱
Erkek insanı eve gelen primat sonrası adeta bir uzaylı gibi süreci keşfederken, siz seksen yıllık kadın-ana olduğunuz içün, ona yol yordam öğretecek, her bir haltı gösterecek, bunu yaparken de asla ama asla yorulmayacak, ruhsal iniş çıkış yaşamayacaksınız. Siz azıcık iniverirseniz adam çakılır çünkü, o sizden daha yorgun, daha depresiftir. O yuzden mümkünse oyuncak bebek doğuracak, uyduruk bunalımlarınızla adamı bunalıma sokmayacaksınız. Yoksa taze baba depresyona girer!
Siz kendi anaforunuzda savrulurken adına mesai dedikleri, başı kıçı, tatili, saati belli işinden döndüğünde size akıl veriyor ve süreci yönetmek konusunda adeta bir Treysi Abla oluveriyorsa kafasını duvarda rendelemeyecek, gülümseyerek tasdik edeceksiniz. (⬇️⬇️)

Savulun dostlar, "bu çocuk gayet uslu abarıyorsun canım"lar geliyooor! Efendim kırk da yılda bir eve misafir gelir, sizin Çaki(ler) geleni gideni kavrayıp duruma adapte olasıya kadar genelde kendilerine bi "kal gelir".Sonra milletin diline duştünüz gitti geçmiş olsun! "Aiy maşşallaaaahh çok uslu çocuuun var şekeriğmm benimki olsaağğ..." diye başlayan cümleler silsilesi arasında "Ama şey.... Benimki de aslında bu kadar us... Aslında normalde böyl..." şeklinde sonu gelemeyen savunmalarla, abartısever annelikten sıyrılmak çabanız hayırlı olsun😌 Bu tür misafirler vesilesi ile pamuk gibi bebesi olan mamafih sürekli söylenen, hiiiç memnun olmayan, ay çok abartan, sorunlu pis nalet bir kadın olmaklarınızı tebrik ederim🤗! Bebe(leri)niz mama sandalyelerini oturmak dışında her şey için kullanıyormuş, mutfak masasından mama sandalyesine uçarak atlamaya çalışırken havada yakalanıyormuş, koltuk tepelerinden tepesinin üzerine düştü düşecek kaygısı yaşlandırıyormuş, yemeği suratınıza püskürtüp, kızınca daha çok bağırarak karşılık veriyormuş,19 lt lik damacanayı sürükleyerek salona kadar götürüp bilhassa orada pompaya basarak her yeri göl ediyormuş falan külliyen yalan, vallahi de abartı! Gelen misafir ortalama bir saat kadar gözlemliyor aynı çocuğu ve yetiyor anacım! Hemen profil analizi yapıp, uslu çocuk tespitini kucağınıza bırakıveriyor. Alın, ister tepe tepe kullanın, ister huni diye kafaya takın😌
Sevgili misafirler, arada bir çocuklu eve çocuk sevmeye uğrayan kardeşler, yurttaşlar,Romalılar! Şimdi efendim bir kere uslu çocuk diye bir şey yoktur. Daha az uslu ya da daha çok haşarı diye bir şey de yoktur. Her çocuk kendi doğal ortamında über haşarıdır, dış mekanda ise keyfi ne derse odur. Kahyası olarak söz hakkınız olamaz.
Kırk da yılda gelip bir iki saat agucuk gugucuk yaptın, çocuk da hasbel kader sakin kaldı diye annenin söylenme hakkını elinden alamaz, kadınceizin rahatlama kanallarını ağzına tıkayamazsın sevgili misafir. Madem çok uslu al götür kendin bak sevgili misafir, eğitim masrafları benden olsun😌 Deplasmanda "aiyy ne usluuğğ" dediğin çocugu alıp kendi sahana koysan,porselenlerini, ıcık cıcık süslerini kaçıracak delik arar, gittiğinde arkasından derin (⬇️⬇)

Üst üste nahoş haberler alıyorum. Her haberle biraz daha dışarı çıkmaya meylediyor gözyaşlarım ya, şimdi sırası değil diyorum. Çünkü şimdi hiç sırası değil... Örülmüş bir kader var elimizde, kimi ilmeklerinde mutluluk, kimilerindeyse acı saklı. Sabırla yolumuzda ilerlerken üzerinden geçtiğimiz ilmekler değildir yaşamın özü, o ilmekleri nasıl geçtiğimizdir. Çünkü biz her ne yaparsak yapalım ilahi düzende yalnızca birer figüranız. Her şey Allah'tan gelir ve O'na gider, olan biteni ise sadece seyreyleriz; adına çaresizlik dediğimiz teslimiyetle.
Tam da teslimiyet ilmeği üzerindeyim şu an, olan biteni sadece izliyorum. Kendi evrenimden çıktığımda, küçücük bir toz tanesi dahi olamadığım ilahi düzenin getireceklerini, korkuya meyleden bir tevekkülle bekliyorum. Çünkü biliyorum; bazen güçlü olmak, dayanmak ya da savaşmak yetmez. Kader yolunda sıra mutsuzluk ilmeğindeyse, o ilmeğe basılacak, o acı yaşanacak ve zaman olacak ki o acılar da diğerleri gibi aşılacak.
Dilimde duam, burnumda bebeklerimin cennet kokusu bekliyorum; biri uyansa da koynuma alıp kokusunu içime çeke çeke uyusam diye... Huzursuz bekleyişlerimi dindirip, kokusuyla cennete kavuşsam diye.
Bu gece uyuyacak ve her şeyi unutup, geriye bir tek evlatlarımla kendimi bırakacağım. Can parçalarımı da yanıma alıp, mutluluk ilmeğine kamp kuracak sonsuza kadar orada kalacağım.
Hiç olmadı sabah güzel bir krep yapıp, güne umutla başlayacak, iyi şeyleri düşüne düşüne olduracağım. Başarabildiğim bütün güzellikleri de evlatlarıma miras bırakacağım; ruhları zengin yaşasınlar diye...#goodnight #iyigeceler #MetinBiraderler #hello #sister #mom #and #sons #instababy #instagood #instamood #instadaily #twin #mama #magic #happiness #always #smile #nofilter #lol #sweet #little #men #love #nature #mother #life #style

Bundan 1,5 sene önceydi, o vakit dutluktu buralar, kimse henüz Kral çıplak dememişti, fönlü saçlarla lohusa pozları vermek "in" di. Herkes benzer şeyler yaşamasına rağmen , kimse konuşmuyor, mükemmel annecilik oyunu böylece sürüp gidiyordu. Derken doğurdum hemşireler... Döndüm dolaştım, düştüm kalktım, düşündüm sorguladım ve kararımı verdim. Evlatlarımı çok sevmiştim. Ancak annelik sorumluluğunu, getirdiği dev zaafı, birçok insani isteğimi ertelemek zorunda kalmayı sevememiştim. Annelik; sandığımdan çok daha meşakkatli çok daha çetin bir sınavdı. Annemin hastalığı, yalnız kalışım, şehir değiştirme gerekliliğim gibi feri hususlar, lohusa hormonlarıma eklenince "başlarım böyle aşkın ızdırabına" demek kaçınılmazdı; dedim.
Ben bunu dedim, insanlar depresyonda dediler. Ben bunu dedim herbokologlar güçsüz olduğuma ve çocuklarıma çok yazık ettiğime hüküm verdiler. Ben bunu dedim, kimileri " isyan ediyoooorr" diye isyan ettiler. Bir kadının diğerine yaptığı kötülüğü bana o dönem ayan beyan gösterdiler. Sağ olsunlar! Onlar bilinçaltı kodlarına bu kadar bağlanmasa, sabit fikirlerine bu kadar saplanıp kalmasa ve toplumun sindirdiği bireyler olarak bağırsaklarındaki bir parazitten öteye gidemeseydi, ben sizleri sizler beni bulamaz, kadının kadına verebileceği en kıymetli şeyin "saygı" olduğunu öğrenemezdik. Düşman ya da rakip değil, kardeş olduğumuzu fark edemezdik.
Cağnım hemşirelerim, annelik minvalinde doğurganlığı alıp kutsallaştıran, dokunulamaz, irdelenemez, sorgulanamaz bir seviyeye getirip, hareler içine oturtan toplumun köküne kibrit suyunu döktüm gitti! Güzel yönleri parlatılırken şakşaklayanların, zor yönleri anlatılırken yargılaması ikiyüzlülük ve yavşaklıktır. Adil olmak ise ideal olan,anneliği her yönüyle ele aldım, alacağım. Ne isyankarım, ne derbeder, ne de kötü bir anne! Dosdoğruyum; iyisiyle kötüsüyle... "Kral çıplak arkadaş" diyebilen bütün kızkardeşlerimin de sonuna kadar yanıbaşındayım, bütün kalbimle sarıp sarmalayanım.
Zorluklarınızı anlatmaktan, yorgunluklarınızı dile getirmekten, söylenmekten asla çekinmeyin canlarım. İçinize atana kadar koyverin, dışarıdakiler düşünsün. Kimsenin fikri sizi daha iyi ya da daha güçlü kılmayacak.Kimsenin saçma (⬇️⬇)

Sevgili oğlum Mert Mete,
Sana bu mektubu 10 ay 17 gün boyunca gece deliksiz uyuyamamış bir annen olarak yazıyorum.Neredeyse 11 aylık bir bebeksin. Gecede elli bin defa uyanmanı gerektirecek bir durum olmadığı gibi, ağlama krizlerine girmene de gerek yok. Diş çıkarma, hastalık gibi hallerde zaten boynum kıldan ince biliyorsun. Hiç uyumayacağım de -ki dediğin vakitlerde oldu- uyumayalım.Lakin aylardır gece kesintisiz uykuya hasretim be annem! Kıyas yapmak en nefret ettiğim şey, lakin kardeşin Emir Efe'yle aynı tastan aynı şeyi yiyip, aynı aktiviteyi yapıp, aynı şekilde yoruluyorken neden aynı düzende uyumadığınızı çok merak ediyorum. "Büyüdükçe uykuları düzene girer" cümlesinden artık tiksiniyorum.Bu yöndeki bütün beklentilerimi de ruhumdaki en köhne raflara kaldırdım. Gecede bari 2-3 kez uyanma konusunda anlaşalım ha annecim? Olağanüstü bir durumun olmadıkça gecede 2 kez uyanma konusunda bana yardımcı ol çocuum. Bak milyon kez test ettin, her uyandığında yanında oluyorum, seni asla bırakmayacağım, artık ikna olsan olmaz mı be evladım?
Sevgili çocuum, bizler yarasa değiliz, kedi değiliz, bakıyorum zombi hiç değiliz. O halde gece uyumalı gündüz yaşamsal diğer aktiviteleri yürütmeliyiz. Bu doğrultuda gece ikimizin de verimli ve deliksiz bir uyku uyuması gündüz ki yaşamsal faaliyetlerimiz konusunda elzem. O halde bırak da uyuyalım ha evladım?
Seni yanıma alıp beş karış boyunla koca yatağı kaplamandan, banada cücük kadar yere sığışma keyfi yaşatmandan, sayende yatakta enine yatmaktan ya da sen üzerini örtmeyi sevmiyorsun diye üzerim açık uyumak zorunda kalmaktan inan ki hiç şikayetçi değilim. Lakin artık kendi yataklarımızı bilsek olmaz mı annesinin kuzusu? Ayağını ağzıma dayamadan da uyuyabilirsin bence. Büyüdün artık; türlü hinliklere ortalığı birbirine katabiliyorsun, düzeni manipüle edip kendi lehine çevirebiliyorsun, görüyorum canımın diğer yarısı.
O yüzden sana bir yetişkin,bir ebeveyn ve bir anne insanı olarak yalvarıyorum gece güzelce uyu çocuum. Uyu evladım! Uyu totosunu ısırdığım, uyuuuuuuu!!!
Mektubumu burada noktalarken büyüdüğünde, senin eserin olan kronik gözaltı morluklarım için gerekli büttün tıbbi müdahale masraflarını şahsından tahsil (⬇️⬇️)

Gönül isteridi ki şu pozu bikinimlen sahillere uzanıp vereyim amma hayaller Gigi Hadid, hayatlar fonksiyonel ana, hemşireler! Neyse sere serpe tatil yapan tanıdıklara sövme sezonu bitti Allah'tan da, panayır yerine dönen salona usuulca uzanmak yine moda😌
Günlerdir evi düzene sokmaya çalışıyor mamafih başaramıyorum. Her günün sonunda sıtkımın sıyrılarak benden çoook uzaklara yol alması da cabası. Belim budum tutulmayı çeyrek geçiyor, başımın ağrısı ise on ikiyi vurdu!
Yalnız bunca tantana arasında insan dediğimiz yaratığın ilginç bir yönünü daha bizatihi deneyimliyorum. Zorlandıkça kafamız daha çok çalışıyor azizim🤗Daha az yorulmak için daha çok düşünür hale geliyoruz. Misal bakınızz şekil 1'deki ana, bu artistik pozisyonla hem sırtını ve gözlerini dinlendiriyor, hem de dolap içindeki çeyizlik tabak çanaklarını zombi saldırısından koruyor. Ve aynı ana ki, evcil zombilerinin yerinden söktüğü sıkıştırmalı sistem çocuk güvenlik kapısını sabit sistem haline getirmeyi başardı bu sabah. Tekli koltuklar kalk gidelim demekten kurtuldu, kendisi de bebelerine "gavurun sıpaları inin o merdivenden aşağı!" demekten. Win-win diye buna derim😎
Benim ev dekorasyon dergilerinden fırlamışa dönemez zannımca amma evi adam edicem diye ben de zombiye dönerim😅 Az kaldı anacım Walking Dead Türkiye çok yakında sizlerle😘
#goodnight #iyigeceler #sister #time #funny #MetinBiraderler #twin #magic #play #game #happiness #always #smile #nature #nofilter #working #hard #sleeping #mom #life #sweet #little #men #mother #woman #power #instagood #instamood #instadaily

MOST RECENT

Tam 1,5 sene önceydi kendi yolculuğuma iki minik bedenle çıktığımda... Anne olmanın ne demek olduğunu bilmeden tam bir cahil cesaretiyle sandım ki her şey kitaplarda anlatıldığı gibi olacak, bebeklerim uzaktan sevdiğim bebekler gibi kolayca büyüyecek. Doğurdum. Kazın ayağını gördüğümde sorgulamalar, pişmanlıklar ve geri dönüşler için artık çok geçti. O dönem yanımda olan kızkardeşlerim bilirler anneliği bir türlü sevemediğimi, sindiremediğimi...
Bilinçaltım ha bire bu gerçeği reddededursun, kendimi bir esaret içinde görüyor, özgürlüğünden olan tarafım sürekli birilerini suçluyordu. Toplumu suçladım, sistemi suçladım, torun isteyen atalarımı suçladım, eşimi, kendimi, varoluşu suçladım. Feri talihsizliklerle beslenen depresyonum gün be gün beni ele geçirdi, teslim oldukça dipsiz bir kuyuya çekildim.
Zaman bu ya, yerinde durmuyor akıyor, olaylar olayları kovalayıp her karanlık gece aydınlık güne kavuşuyor. Bende kendi aydınlanmamı bir gece yorgunluktan bitap düşmüşken yaşadım. Bedenime inat fikirlerimin son derece dinç olduğu bir gece kendimle hesaplaştım, içimde kangren olan özgür yanımı o gece kesip attım! Anne olmak bizzat ve tamamen benim tercihimdi. Tercihimin bedelini ödemekse onurlu bir insan olarak yine bana düşendi. Bedelin bu kadar yorucu ve kısıtlayıcı olduğunu öngörmemiş olmam, anneliğe direnmeye bahane değildi.
Hür irademle bir tercih yapıp bebeklerimi hayatıma buyur etmişken, ihaleyi onlara bırakarak kendimi aklamak, yaptığım en büyük adaletsizlikti; en önce evlatlarıma...
Fikirlerini sormadan bu dünyayla tanıştırmıştım onları, hiçbir şeyden habersiz sadece hayata tutunmak adına çabalayan iki insan yavrusuna rehber olmaktı annelik ve ben kendi paradokslarımla yanlış yöne götürüyordum beraberimdekileri. Çünkü yanlış yere bakıyordum.
İçime bakmak değildi meselem, içimdeki anneyi bulmaktı. Oralardaydı biliyordum çünkü tereddütsüz kendimden daha çok sevdiğim iki varlığın bana gelişi tesadüf olamayacak kadar anlamlıydı.
Bir gece yatağıma yattım ve ağrıyan sırtıma, belime inat, anlamımı buldum ben. Zamanaşımına uğramış fikirlerimi sildim zihnimden, yerine anneliği bütün heybetiyle koydum.
Artık bir fanusun içinde değil, bir dünyanın merkezinde (⬇️⬇️)

Yüzü bana dönük, ayaklarını karnıma dayamış masaj yapıyor; tıpkı kedi yavrusu gibi... Emziğinin yukarı aşağı milimetrik hareketini izlerken, eliyle yüzümü seviyor, avcunun içini dudaklarıma uzatıyor; aşkla öptüğümü bildiği yeri...
Uykuya yaklaştıkça bana da yaklaşıyor iyiden iyiye, yetmiyor ten teması; çıkıyor üzerime, ağacına tutunan bir koala gibi tutunuyor bedenime, uykuya teslim oluyor. Huzur, bir olmuş iki bedende adeta dile geliyor, bir anne oğulu kutsuyor!
Bu anı hemen her gün, üstelik ikiye katlanmış bir hazla yaşamak, bu anlarda yapılabilecek onlarca şeyi bir paçavraya çevirecek kadar güçlü ve kusursuz bir keyif!
Gezdim, gördüm, yeni şeyler keşfettim ama hiçbir restoranda yediğim yemek avuçlarının içleri kadar lezzet vermedi, hiçbir eğlence bu huzurlu andan daha büyük izler bırakmadı ve gördüğüm hiçbir yer o güzel gözlerinden daha etkileyici gelmedi.
İnsanız, nefs istiyor yine de ya, istikamet neresi olursa olsun onlardan daha güzel bir yolculuk, daha muazzam bir varış noktası olmayacak. Kadın anne olmuşsa eğer uçarı kaçarı yok hemşireler, bütün yolları evladına çıkacak. #iyigeceler #goodnight #hello #sister #time #twin #mom #perfect #shot #MetinBiraderler #family #happiness #always #smile #lol #funny #instababy #instagood #instamood #instadaily #nofilter #nature #sweet #little #men #love #mother #life

1,5 yaş annelikle berbaber bu işten keyif almayı da öğretti bana. Sahilde on beş dakika oturup kabak çekirdeği çıtlatabilmek ( içinden onlara da vermek şartıyla) , yanında bir bardak çay içebilmek, dalgaları izleyip evlatlarla hoş beş dahi edebilmek lüksüne sahibim artık. Günler geçiyor ve "bunlar daha iyi günlerin" değil, "büyüdükçe kolaylaşıyor" kazanıyor. Her yeni gün, yeni şeyler öğrenen evlatlarla arkadaşlık edebilmek konforunu adım adım getiriyor. Eskiden dışarı çıkmaya korkarken, adı artık keyif oluyor. Bebek çantasına daha az şey koyuluyor, unutulanlar ise "eyvah" paniği yaratmıyor.
Metin Biraderler büyüyor, tünelin sonundaki ışık artık uzaktan seçilmekle kalmıyor, hepimizi aydınlatıyor.
Güzel günler göreceğiz hemşireler... Evlatlarımızla, sevdiklerimizle keyifli, mutlu günler görecek, en yakın arkadaşlarımız olacaklarla bol kahkahalı uzun yıllar geçireceğiz😊
Gelecek, yorgunluklarımızın, hiç düşünmeden sırtlandığımız sorumluluklarımızın,uykusuz gecelerimizin acısını çıkarmak üzere bizi bekler. Çekirdek çıtlatma süremizin uzadığı, ikinci bardak çayı da soğutmadan içebildiğimiz zamanlar şerefine hadi hemşire, şimdi şu an, koccaman gülümse😄 #günaydın #goodmorning #hello #sister #mother #time #sunset #relax #happiness #always #smile #twin #magic #MetinBiraderler #nofilter #lol #love #nature #instagood #instamood #instadaily #instababy #world #is #mine

Savulun dostlar, "bu çocuk gayet uslu abarıyorsun canım"lar geliyooor! Efendim kırk da yılda bir eve misafir gelir, sizin Çaki(ler) geleni gideni kavrayıp duruma adapte olasıya kadar genelde kendilerine bi "kal gelir".Sonra milletin diline duştünüz gitti geçmiş olsun! "Aiy maşşallaaaahh çok uslu çocuuun var şekeriğmm benimki olsaağğ..." diye başlayan cümleler silsilesi arasında "Ama şey.... Benimki de aslında bu kadar us... Aslında normalde böyl..." şeklinde sonu gelemeyen savunmalarla, abartısever annelikten sıyrılmak çabanız hayırlı olsun😌 Bu tür misafirler vesilesi ile pamuk gibi bebesi olan mamafih sürekli söylenen, hiiiç memnun olmayan, ay çok abartan, sorunlu pis nalet bir kadın olmaklarınızı tebrik ederim🤗! Bebe(leri)niz mama sandalyelerini oturmak dışında her şey için kullanıyormuş, mutfak masasından mama sandalyesine uçarak atlamaya çalışırken havada yakalanıyormuş, koltuk tepelerinden tepesinin üzerine düştü düşecek kaygısı yaşlandırıyormuş, yemeği suratınıza püskürtüp, kızınca daha çok bağırarak karşılık veriyormuş,19 lt lik damacanayı sürükleyerek salona kadar götürüp bilhassa orada pompaya basarak her yeri göl ediyormuş falan külliyen yalan, vallahi de abartı! Gelen misafir ortalama bir saat kadar gözlemliyor aynı çocuğu ve yetiyor anacım! Hemen profil analizi yapıp, uslu çocuk tespitini kucağınıza bırakıveriyor. Alın, ister tepe tepe kullanın, ister huni diye kafaya takın😌
Sevgili misafirler, arada bir çocuklu eve çocuk sevmeye uğrayan kardeşler, yurttaşlar,Romalılar! Şimdi efendim bir kere uslu çocuk diye bir şey yoktur. Daha az uslu ya da daha çok haşarı diye bir şey de yoktur. Her çocuk kendi doğal ortamında über haşarıdır, dış mekanda ise keyfi ne derse odur. Kahyası olarak söz hakkınız olamaz.
Kırk da yılda gelip bir iki saat agucuk gugucuk yaptın, çocuk da hasbel kader sakin kaldı diye annenin söylenme hakkını elinden alamaz, kadınceizin rahatlama kanallarını ağzına tıkayamazsın sevgili misafir. Madem çok uslu al götür kendin bak sevgili misafir, eğitim masrafları benden olsun😌 Deplasmanda "aiyy ne usluuğğ" dediğin çocugu alıp kendi sahana koysan,porselenlerini, ıcık cıcık süslerini kaçıracak delik arar, gittiğinde arkasından derin (⬇️⬇)

Efendim bugün yine gündemimiz lohusa depresyonu. Ancak bu kez taze babaların lohusa depresyonundan bahsedeceğim sizlere. Erkek insanı için über zor(!), feci yorucu(!), aşşırı travmatik(!) bu dönemin her sayfası ayrı bir hikaye elbette, lakin her nedense her sayfada aynı şey yazıyor; "binimli yitirinci ilgilinmiyirsin"😌 Evde ikinci plana itilmenin dayanılmaz travması altında yaşamaya çalışırken yetmiyor bir de bebek b.ku temizletiyorlar bu adamlara, böyle zulüm vallahi görülmedi! Onlar depresyona girmeyecek de biz mi gireceğiz istirham edeceğim saçmalamayın!
Efendim bir bebeğin dünyaya gelişiyle sanmayın ki sadece bir bebek sahibi olursunuz😌 Kıllı tüylü, enli boylu bir bebek daha peydah oluverir; nereden geldiğini şaşkınlıkla izlediğiniz.... Bebeği siz doğurursunuz, her nedense taze baba depresyonuna girer. Çünkü; artık "ininli yitirinci ilgilinmiyirsiniz" dur🤗
Sizin memeleriniz parşömene,bedeniniz Piri Reis haritasına dönmüş, eve düşen yıldırım gibi düzenin orta yerine kurulmuş, her şeyiyle size muhtaç bir primat doğmuş falan bunlar ne sudan bahaneler! İlgileneceksiniz! Kusmuk, çiş ve serum fizyolojik eseri üniformanızı çıkaracak, topuklunuzu giyip rimelinizi sürecek, en az dört çeşit yemek kokusu eşliğinde ağzınız kulağınızda kapıyı açacak, işe gittiği için çok yorulan eşinizi ilgilerde boğacaksınız😌 Bebek o esnada ağlamış, acıkmış, b.ka batmış önemi yok! Kendi kendine bakıversin birazcık, çünkü taze baba depresyona girer😱
Erkek insanı eve gelen primat sonrası adeta bir uzaylı gibi süreci keşfederken, siz seksen yıllık kadın-ana olduğunuz içün, ona yol yordam öğretecek, her bir haltı gösterecek, bunu yaparken de asla ama asla yorulmayacak, ruhsal iniş çıkış yaşamayacaksınız. Siz azıcık iniverirseniz adam çakılır çünkü, o sizden daha yorgun, daha depresiftir. O yuzden mümkünse oyuncak bebek doğuracak, uyduruk bunalımlarınızla adamı bunalıma sokmayacaksınız. Yoksa taze baba depresyona girer!
Siz kendi anaforunuzda savrulurken adına mesai dedikleri, başı kıçı, tatili, saati belli işinden döndüğünde size akıl veriyor ve süreci yönetmek konusunda adeta bir Treysi Abla oluveriyorsa kafasını duvarda rendelemeyecek, gülümseyerek tasdik edeceksiniz. (⬇️⬇️)

Üst üste nahoş haberler alıyorum. Her haberle biraz daha dışarı çıkmaya meylediyor gözyaşlarım ya, şimdi sırası değil diyorum. Çünkü şimdi hiç sırası değil... Örülmüş bir kader var elimizde, kimi ilmeklerinde mutluluk, kimilerindeyse acı saklı. Sabırla yolumuzda ilerlerken üzerinden geçtiğimiz ilmekler değildir yaşamın özü, o ilmekleri nasıl geçtiğimizdir. Çünkü biz her ne yaparsak yapalım ilahi düzende yalnızca birer figüranız. Her şey Allah'tan gelir ve O'na gider, olan biteni ise sadece seyreyleriz; adına çaresizlik dediğimiz teslimiyetle.
Tam da teslimiyet ilmeği üzerindeyim şu an, olan biteni sadece izliyorum. Kendi evrenimden çıktığımda, küçücük bir toz tanesi dahi olamadığım ilahi düzenin getireceklerini, korkuya meyleden bir tevekkülle bekliyorum. Çünkü biliyorum; bazen güçlü olmak, dayanmak ya da savaşmak yetmez. Kader yolunda sıra mutsuzluk ilmeğindeyse, o ilmeğe basılacak, o acı yaşanacak ve zaman olacak ki o acılar da diğerleri gibi aşılacak.
Dilimde duam, burnumda bebeklerimin cennet kokusu bekliyorum; biri uyansa da koynuma alıp kokusunu içime çeke çeke uyusam diye... Huzursuz bekleyişlerimi dindirip, kokusuyla cennete kavuşsam diye.
Bu gece uyuyacak ve her şeyi unutup, geriye bir tek evlatlarımla kendimi bırakacağım. Can parçalarımı da yanıma alıp, mutluluk ilmeğine kamp kuracak sonsuza kadar orada kalacağım.
Hiç olmadı sabah güzel bir krep yapıp, güne umutla başlayacak, iyi şeyleri düşüne düşüne olduracağım. Başarabildiğim bütün güzellikleri de evlatlarıma miras bırakacağım; ruhları zengin yaşasınlar diye...#goodnight #iyigeceler #MetinBiraderler #hello #sister #mom #and #sons #instababy #instagood #instamood #instadaily #twin #mama #magic #happiness #always #smile #nofilter #lol #sweet #little #men #love #nature #mother #life #style

Bundan 1,5 sene önceydi, o vakit dutluktu buralar, kimse henüz Kral çıplak dememişti, fönlü saçlarla lohusa pozları vermek "in" di. Herkes benzer şeyler yaşamasına rağmen , kimse konuşmuyor, mükemmel annecilik oyunu böylece sürüp gidiyordu. Derken doğurdum hemşireler... Döndüm dolaştım, düştüm kalktım, düşündüm sorguladım ve kararımı verdim. Evlatlarımı çok sevmiştim. Ancak annelik sorumluluğunu, getirdiği dev zaafı, birçok insani isteğimi ertelemek zorunda kalmayı sevememiştim. Annelik; sandığımdan çok daha meşakkatli çok daha çetin bir sınavdı. Annemin hastalığı, yalnız kalışım, şehir değiştirme gerekliliğim gibi feri hususlar, lohusa hormonlarıma eklenince "başlarım böyle aşkın ızdırabına" demek kaçınılmazdı; dedim.
Ben bunu dedim, insanlar depresyonda dediler. Ben bunu dedim herbokologlar güçsüz olduğuma ve çocuklarıma çok yazık ettiğime hüküm verdiler. Ben bunu dedim, kimileri " isyan ediyoooorr" diye isyan ettiler. Bir kadının diğerine yaptığı kötülüğü bana o dönem ayan beyan gösterdiler. Sağ olsunlar! Onlar bilinçaltı kodlarına bu kadar bağlanmasa, sabit fikirlerine bu kadar saplanıp kalmasa ve toplumun sindirdiği bireyler olarak bağırsaklarındaki bir parazitten öteye gidemeseydi, ben sizleri sizler beni bulamaz, kadının kadına verebileceği en kıymetli şeyin "saygı" olduğunu öğrenemezdik. Düşman ya da rakip değil, kardeş olduğumuzu fark edemezdik.
Cağnım hemşirelerim, annelik minvalinde doğurganlığı alıp kutsallaştıran, dokunulamaz, irdelenemez, sorgulanamaz bir seviyeye getirip, hareler içine oturtan toplumun köküne kibrit suyunu döktüm gitti! Güzel yönleri parlatılırken şakşaklayanların, zor yönleri anlatılırken yargılaması ikiyüzlülük ve yavşaklıktır. Adil olmak ise ideal olan,anneliği her yönüyle ele aldım, alacağım. Ne isyankarım, ne derbeder, ne de kötü bir anne! Dosdoğruyum; iyisiyle kötüsüyle... "Kral çıplak arkadaş" diyebilen bütün kızkardeşlerimin de sonuna kadar yanıbaşındayım, bütün kalbimle sarıp sarmalayanım.
Zorluklarınızı anlatmaktan, yorgunluklarınızı dile getirmekten, söylenmekten asla çekinmeyin canlarım. İçinize atana kadar koyverin, dışarıdakiler düşünsün. Kimsenin fikri sizi daha iyi ya da daha güçlü kılmayacak.Kimsenin saçma (⬇️⬇)

Çetrefilli ve çetin bir yol annelik... Her gün yeni şeyler öğrenmeye ve öğrenilen her şeyi sorgulamaya mecbur kılan, bazen yıldıran, bazen göklere çıkaran bir deli serüven. Deli çünkü dev fedakarlıklar, uykusuz geçen aylar ve hatta yıllar, bedenen ve ruhen yaşanan yıpranmışlıklar hep aynı yere çıkıyor; "canları sağolsun" a... Deliler gibi yorulmaya, dış dünyaya hasret yaşamaya, gece zombi gibi etrafta dolanmaya razıyız çünkü canları sağolsun😌
Peki onların canı sağ olurken aklınıza geliyor mu kendi canınız? Canınız sağ olmazsa, evlatlarınızın ne kadar eksik, ne kadar yarım bir hayat yaşayacağını tahayyül edebiliyor musunuz? Hiç kimsenin bir evlada annesi gibi bakamayacağını zaten koyduk kenara da, anne dışında başka kim evladıyla kalbini aynı kefeye koyar ve evlat daimi ağır basar; varsa bir alternatifi deyiverin bana.
İşte bu yüzden hemşireler en önce kendinize iyi bakacaksınız. Ruhunuz, bedeniniz psikolojiniz sağlam olacak ki, sağlam analık yapasınız. Bedeninizdeki her hücreyle, zihninizdeki her fikirle ve hayatın size verdiği/ vermediği her şeyle barışacak, bu barışın huzuruyla yaşayacaksınız ki uzun yıllar yaşayın.
Vara yoka kendinizi paralayıp, oluru olmazı dert edinmek en önce kendinize hemen ardından da evlatlarınıza yapacağınız en büyük kötülük. Etmeyin! Evlatlarla güzel günler, güzel zamanlar görmek için etmeyin. Kül halinde kendinize mukayyet olun, Allah'ın takdirinden önce önlemlerinizi alın. Ve işe, kafanıza tokadan başka bir şey takmayarak başlayın.
Siz biricik ve çok değerlisiniz. Rahminizde can bulmuş bir canlının en sağlıklı yaşam kaynağı, duygusal ve duyusal ihtiyacı, meleği, sevdiği, huzur bulduğu yegane insansınız; kendinize kıymet verin. Sağlıklı varlığınız muazzam düzeyde muhim ve evreninizde sonsuz değerli bir sistemin merkezisiniz. Evlatlarınızın da...
Kendinize kötülük etmeden, öfkelenmeden, nefretle zehirlenmeden, kötü beslenmeden ve ruhunuzu kötüyle beslemeden önce sadece iki saniye evlatları düşünün. Karanlık tarafa attığınız her adımla evlatlarınızdan uzaklaştığınızı, onları kendinizden mahrum bıraktığınızı daima hatırlayın.
Cağnım anne kadınlar, güzel Anka'lar... En önce kendiniz için sağlığı ve huzuru çağırın gelsin. Doğru (⬇️⬇️)

Bu çocuklar nereye bakarlar 😅👪👨‍👩‍👦‍👦#LeoCihangir #metinbiraderler

Metin Biraderler'in kabak kafadan kıvır salataya evrim hikayesi inanılır şey değil. Evden arabaya kaçıp uyuduğum, "ben bunlara bakamıyorum alın götürün" dedikten ortalama on saniye sonra elimde biberon bebek beslediğim, "bunlar büyümüyor galiba" diye hayata küstüğüm, "hayat bundan sonra böyleyse ben filmin devamını görmek istediğimden emin değilim" diye dellendiğim zamanlar dün gibi aklımda hala... Pilates yaparken radyoda çıkan bir şarkıyla lohusalık günlerime dönecek, sporun ortasında ağlamaya başlayıp, hocam Burcu'yu deli olmadığıma ikna etmeye uğraşacak kadar aklımda hem de... Mıh gibi!
Zamanla unutacaksın dediler ama hikaye bende öyle ilerlemiyor. Bir şarkı, bir yemek, bir desen, bir tatlı, bir an... Beni alıp geçmişe götürüyor ama gülümsetmiyor. Ağlıyorum sadece; ve hala.
Kiminize çok yabancı gelebilir bu durum, ayıplayanlar olabilir. Umrumda değil. Çünkü biliyorum ki benim gibi birçok kadın sistemin dayattığı şeylerden keyif almıyor. Ama çok azımız bunu kelimelere dökebiliyor çünkü her kadın evlenmek, doğurmak ve doğurduğu an itibariyle "anne" olmak ve dahası bundan aşırı keyif almak zorunda! Ben keyif almadım arkadaş! Anneliğin giriş kısmı bana sadece zorlu bir görev gibi geldi, yaptım bitti. Anneliğim sonradan geldi diye de kimseden af dileyecek, kimseye kendimi açıklayacak değilim. Anne olarak doğmamışsam da sonradan başarmışım ya, kişisel tarihimdeki arafımla da analığımla da sonsuza kadar gurur duyacağım. #goodnight #iyigeceler #tbt #metinbiraderler #love #sweet #little #men #twin #magic #twinmom #mother #life #instababy #instagood #instamood #instadaily #happiness #before #funny #lol #woman #power #hello #girls #cool #boys

Anneliğin bir kadına kattığı onca şey arasında geliştirdiği içgüdüler inanılmaz boyutta. Bu hal ile bir anneyi balta girmemiş bir ormana koyun, fıstık gibi yaşar, hatta krallığı ele geçirip tabiatı bile yönetebilir🤗 Nasıl mı? Bakın şimdi canlar, her anne anneliğiyle birlikte;
Bebek uyusun diye avını bekleyen aslan gibi sabırlı,
Uyuduktan sonra yatağına yatırırken bir yılan kadar kıvrak,
Odayı terkederken bir kedi kadar sessiz,
Gece uyanıp ağlamaya başladığında, bir çita kadar çevik ve hızlı,
Kaka kokusunu 5 metre öteden alan, bir fil kadar hassas burunlu
Taş devri misali ordan burdan organik olanı toplayarak bebek besleme noktasında bir penguen kadar fedakar ve cefakar,
Bebeği sahiplenmek noktasından bir panter kadar yırtıcı,
Bebeğinin nefes sesini bile duyan bir petek güvesi kadar hassas kulaklı,
Bebeğinı her ağırlıkta taşıyabilen bir karınca kadar güçlü
bir canlı olup çıkıyor🤗 Bunca keskin içgüdüyü tek bir bedende toplayabilen kadın kraliçe olmasın da napsın sorarım size😄 Tüm kraliçelere sevgi saygılarımı sunar, kocaman kocaman höpürcüklerim😘😘😘
Not; görsele aldanmayın şu an evi bir baykuş gibi temizleme ve güzelleştirme üzerine çalışıyorum. Kraliçe olayım derken resmen çalı süpürgesine döndüm😇
#hello #queen #lol #power #woman #love #smile #little #sweet #men #funny #lol #metinbiraderler #instagood #instababy #instamood #instadaily #nofilter #woman #power #pool #time #swimming #twin #magic #mom #mother #life

Evimizin 7/24 tertip ve düzeninden küçük bir kupleyi gururla sunarım🤗 Bu öyle bir düzen ki kalabalıklar arasında yalnızlık gibi, dudak nemlendiricimi koltuk altından bulmak, kaybolan emzikler koleksiyonumuza her geçen gün yeni neferler eklemek, bir kısmı kemirilip atılmış armutlar arasında seke seke ilerlemek gibi😌 Beni gören Metin Biraderler'in ortada hiçbişe yokken mızıklanmaya başlaması, üzerime tırmanana kadar da susmaması gibi hatta... Ve eline suluğu alıp bir kardeşine içirip bir kendi içen Mert Mete,kumandaların birini kendine alıp diğerini kardeşine veren Emir Efe gibi...
Çocuklu evde hayat, tam olarak böyle birşey... Karmaşık, dağınık lakin kızarken gülümsetip, bezerken şükrettirebilen bir mucize masal gibi... #goodnight #iyigeceler #mother #life #children #little #men #metinbiraderler #hello #sister #good #job #relax #busy #boys #sweet #angel #instababy #instagood #instamood #instadaily #love #always #smile #happiness #family #goals

Bursa'ya taşınmadan hemen öncesinde evi barkı toplamışız, göçebe hayata geçmişiz, ev kalk gidelim diyo, biz daha dur vakit gelmedi diyoruz falan öyle rezil bir haldeyiz😌 Metin Biraderler de daha 1,5-2 aylık. Evlenirken bedavadan biraz pahalıya aldığımız uyduruk karyolamızın da kenar vidaları atmış, Allah'a emanet duruyor. Ben deseniz zaten kafamda hunim eksik, idareten yaşıyorum. Neyse Yasemin Yenge'nin evci çıkıp eşimin nöbeti devraldığı bir haftasonu iki bebeğin birden koliği tuttu mu?! Bir taraftan da dava açmam lazım harıl harıl dilekçe yazıyorum. Tabi ne mümkün?! Bir ağlamak ki ortalık yıkılıyo! Öyle çevir yok, böyle salla yok, damla ver yok, akşama kadar ana olduğuma da, evlendiğime de sövdüm durdum. Hava kararınca bizim biraderler iyice çığrından çıkmasın mı?! Bizim laçkaya dönen sinirler bir gerildi ki uffuuu, eşimle girdik birbirimize! Annem yeni ameliyat olmuş kadını arayacak halimiz yok, haliyle acil Yasemin Yenge'yi aradık. O gelene kadar da ben bir kuple sinir krizine girmiş bulundum🤗Ağlamak ki ne ağlamak kendime hakim olamıyorum, yatakodasında yerde cenin pozisyonundayım hem bağırıyorum, hem sövüyorum, hem ağlıyorum. Kombo!
Neyse Yasemin Yengeler geldi beni sakinleştirdiler biraz toparlandım. Kaldırdılar yatağın üstüne hep birlikte oturduk mu?! Oturduğumuz gibi yatak altımızda parçalandı mı?! E karyola iskeleti altımızda darmadağın olunca biz nolduk, önce birbirimizin üzerine ardından da yere bi güzel devrildik mi labutlar gibi. Tövbe estağfurullah yahu sinir krizimin ortasındayım olacak iş mi bu şimdi. Resmen duygu dumuruna uğradım! Gülsem halim yok, ağlasam durum ağlanamayacak kadar absürd. Benim tüm kriz motivasyonum kaçtı haliyle🤗 Napayım mecbur toparlandım kaldırdık birbirimizi yerden taşınana kadar da yere koyduğumuz yatağın üzerinde bebelerle sefalet forever takıldık😌
O gün beni kliniğe kapatmasınlar diye korkumdan aşırı gülemedim ama o sahneyi hatırladıkça koyveriyorum artık🙈(⬇️⬇️⬇️)

Her birimizin içinde irili ufaklı değersizlik inançlarımız var. Bu inançla, toplum tarafından empoze edilmiş yalan yanlış genellemeler için yeterli olamamaktan öyle korkuyoruz ki, bilinçaltımızın dehlizlerinde dolanan yetersizlik=değersizlik algımız bir müddet sonra hayatımızın odak noktası halini alıyor; farketmiyoruz. Misal; veremediğimiz kilolarımızın yarattığı değersizlik inancını beden olumlayarak, başarısız iş hayatımızın yarattığını üçüncü kişileri suçlayarak, ebeveynlerimizin yarattıklarını da büyük başarılarla örtbas ediyoruz. Ya da ettiğimizi düşünüyoruz ya,hayatımız boyunca bu algıdan ileri gelen kendimizi birilerine ya da daha vahimi kendimize ispat çabamız bi müddet sonra bizden çıkıyor ve son kozuna yöneliyor; çocuklarımıza!!!
İşte bu aktiviteci annelik, öğretici babalık, oyuncu teyzelikler buradan geliyor canlarım. Ebeveynlerin kendi içlerindeki değersizlik inançlarını çocukları üzerinden tatmin etme duygusundan... Ağzında emziğiyle el kadar bebeye harfleri, rakamları öğretmeye çalışmanın, Montessori zırvasının -şahsi fikrimdir diyaloga açmıyorum-, öğrensin diye debelenilen şekillerin renklerin desenlerin ve daha onlarca "faydalı aktivite"nin minicik bebelerin kafasını bulamaça çevirmekten başka bir halta yaradığı yok! Bunları yapıyorsunuz diye çocuğunuz üstün zekalı olmuyor, sadece bilinçaltınızdaki değersizlik inancınızı bebeğinize başarıyla aktarmış oluyorsunuz ki; bu aktivitelerle yığılan çocuk başarısızlık algısıyla tanışıp, "ben yetersizim" hissine kapılıyor.
Kendinize gelin anacığım! Dayatılan, pompalanan, sizlere kendinizi eksik hissettiren bu abidik gubidik aktivite saçmalığından bi kalem vazgeçin. Daha iki kelimeyi bir araya getiremeyip tek ihtiyacı keşfetmek olan bir bebeğin karşısına geçip ne anlatacaksınız? Ve asıl soru anlattıklarınızdan o tazecik beyin ne anlayacak?! Çocuğum über zeki olsun diye girişilen bu zırva çocukları über değersiz yapıyor farkında değil misiniz?
Emeklemeleri, yürümeleri, konuşmaları nasıl ki doğal süreç içinde oluyorsa öğrenmeleri de aynı süreç içinde olacak; bu ne acele azizim! Vaktinden önce yürüsün diye kendinizi paraladığınız bebeğinizin bacak kasları nasıl ki yürümeye hazır değilse vaktinden (⬇️⬇️⬇️)

Dört bir yanı vicdanla donatılmış, naifliğiyle güç bulan, içgüdülerini evreninin merkezine koymuş bir vazife analık... Yokuşları tırmanırken ciğerlerin ihtiyaç duyduğu oksijen gibi olmazsa olmaz bir bağlılıkla bir canlıya hem bedenen hem ruhen misafirperver bir ev sahibi olmaya çalışmak... Kucağınıza geldiği an itibariyle mucizeye ettiğiniz tanıklık çok güçlü, bir o kadar da ürkütücü. Bir canlıya her hücrenizle bağlanmak fikri, koca bir panikle ruhu sarıp sarmalarken alarm veren tecrübesizlik, insanlığın en saf hali! Avuçlarınızda size muhtaç minicik bir beden ve ilmek ilmek şekillenmeye aç, savunmasız, ilkel bir ruhla başbaşa kalmak; bütün dünyaya sessizce meydan okumak... Yeryüzündeki en gelişmiş canlı olmanın ayrımına varmak analık. Bilinmezliklerle beslenerek güç kazanmak ve sağır, dilsiz bir savaştan bir kahraman olarak çıkmak... Evlat; farkındalığı farkedip, bütün kusurları, süregelen yanlışları, yaradılışa yapılan haksızlıkları bir bir temize çekmek için verilmiş en doğal şans, en zor ve en kolay sınav. Kadına, bir bıçağın sırtında yürüyebilme yeteneğini hatırlatan nadide bir fırsat! Bir canlıyı bedene misafir etmek, hayat yolculuğunda onu ilk karşılayan olup, yolculuk boyunca ona rehberlik etmek ağırlığı altında hafifleten bir rehabilite... Öze inmek, hakikati görmek, önem atfedilenleri ayıklayıp gerçeğe dönmek için atılan en büyük adım, Allah'ın yaratma kudretinin sadece kadında vücut bulması... Daraldıkça genişleyen, karardıkça aydınlanan bir varoluş hikayesi aslında anne olmak. En zorlu anları, en ağır krizleri çözüme ulaştırma kabiliyetinin bir tek kadına verildiğinin en büyük ispatı.
Alçakça, haince manipüle edilen kadınlığın kutsallığını tüm dünyaya haykıran bir cevher!
Henüz kullanmamış, hiç kullanmayacak dahası birileri size kullanabilirsin diyene kadar beklemenizi gerektirecek olsa da yaradılışınızın, kadınlığınızın alametifarikası içinizde duruyor. Bu biricik yetenekle yaratılmanın üstünlüğüyle bakın hayata... Kendi türünüzün en gelişmişi olmanın gücüyle sarılın dünyanıza ve buna yakışır muamele edin; en önce kendinize. Bu gücün, kuvvet ve kudretin hiçbir teknolojiyle, hiçbir akılla kopya edilemeyeceğini, doğurganlıktan başka hiçbir (⬇️⬇️⬇️)

Most Popular Instagram Hashtags