#mafya

12687 posts

TOP POSTS

Commentez un emoji rouge ❤️🌹🔞🚳🇦🇴🍓Photogrape 📸@vinci_pixel

🇹🇷Oflu İsmail (İsmail Hacısüleymanoğlu)
“Karadeniz’den benim bildiğim hamsi çıkar, müteahhit çıkar, futbolcu çıkar, Temel fıkrası çıkar. Ama nasıl olup birçok ünlü kabadayının da oradan çıktığını doğrusu pek düşünmemiştim...” -Gazeteci Aydın Engin
ALLAH RAHMET EYLESİN..
#kabadayı #baba #mafya #of #oflu #ismail #ofluismail

😀😀🇹🇷👍 #racon #kabadayı #mafya #türkiye

MOST RECENT

Türkiye’nin ‘Altın Tabancalı Baba‘ ve ‘Türk Camarosu‘ isimleriyle tanıdığı Ahmet Tekin Baykal, Aydın doğumludur. Yaşayan en büyük mafya babalarından biridir.
1997 yılında ‘çete lideri’ olduğu iddiasıyla tutuklandı, cezaevinden çıktıktan bir süre sonra tekrar suç örgütü kurduğu gerekçesiyle aynı suçtan cezaevine gönderildi. 1990’lı yılların sonlarına doğru 18 cinayet, 7 yaralama, adam kaçırma, işkence ve haraç gibi eylemleri yönlendirdiği iddiasıyla aranan Baykal, ‘devlet tarafından kullanıldığını’ ileri sürdü.
2007 yılının Aralık ayında, İbrahim Tatlıses’in Kuşadası’ndaki otelinde Sami Hoştan ve bazı işadamları ile sanatçıların da katıldığı bir kumar günü düzenlendiği haberini alan Ahmet Tekin Baykal, kendisinden izin alınmadığı için oteli bastı. Olaydan sonra Tatlıses’in otelden kaçtığı, Baykal’ın bir daha ilçeye gelmesini yasakladığı, Sami Hoştan’a da 1 milyon $ ceza kestiği, bu parayı taksitlerle aldığı belirtildi. İbrahim Tatlıses skandalından sonra Özcan Deniz’in Çeşme’de verdiği bir konser sonrasında vurulması olayına da adı karıştı.
2008 yılı içerisinde İzmir başta olmak üzere Aydın, Balıkesir, Muğla, Samsun, İstanbul, Ankara, Mersin, Kayseri, Zonguldak ve Antalya’da bulunan emniyet birimlerinin geniş çaplı şekilde organize ettiği ‘Anafor Operasyonu’ adı altında, Kuşadası’ndaki çiftliğine özel harekat timlerinin içinde bulunduğu Sikorsky helikopterle baskın yapılmış ve Ahmet Tekin Baykal birçok adamıyla beraber yakalanmıştı. Operasyon kapsamında 100 ev ve 35 işyerine baskın yapıldı. Baykal’ın villasında arama yapan ekipler villa içerisinde açılan tünelleri, işkence odalarını incelemeye aldı ve usulsüz yollardan elde edildiği tespit edilen yüklü miktarda paraya el koydu. Baykal’ın tutuklanmasının yanı sıra, sağ kolu olarak bilinen Barış Vural da çıkarıldığı mahkemede 34 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E tipi kapalı cezaevinde Özgecan Aslan’ın katili Suphi Altındöken’in tabancayla öldürülmesi olayında da Baykal’ın parmağı olduğu ortaya çikmistir. #ahmet #tekin #baykal #aydin #illegal #mafya #racon

Yeralti dunyasinin sevilen ismi #SAHIN #TURGUT #ankara #haymana #illegal #racon #mafya

Kürt kökenli mafya babalarından Sedat Bucak, 1960 yılında Urfa’nın Siverek ilçesinde dünyaya geldi. Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olan ünlü mafya, 19., 20. ve 21. dönemde Doğru Yol Partisi’nden Şanlıurfa Milletvekili olarak mecliste görev almıştır. Bucağın üç çocuğu vardır.

Soyadıyla aynı adı taşıyan ”Bucak Aşireti” nin reisliğini de üstlenen Sedat Bucak, 89′u geçici olmak üzere toplamda resmi olarak 434 korucusu olduğu tahmin edilmektedir. Döneminde İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Meral Akşener, Bucak’a bağlı köy korucularına verilmek üzere Devlet’in bunlar için tam tamına 1.2 milyar TL ayrıldığını itiraf etmiştir. Ünlü baron Sedat Bucak, Söylemez Kardeşler olarak piyasada nam salan çete ile olan çatışmasında bazı rütbeli polisler ile birlikte komplo düzenlemek ile suçlanmıştır. 1970′li yıllarda ismini yaptıkları eylemlerle duyurmaya başlayan eli kanlı örgüt PKK, Sedat Bucak’ın aşiretinin yaşadığı köye baskın yapıp kan akıtınca, Bucak aşiretide karşılık vermiştir. Bu çatışmalarda giydikleri ayakkabılar sebebiyle takma isimleri ”Mekaplılar” olan PKK’lı terörist grubu ile aşiret üyelerinden toplamda 4 kişi hayatını kaybetmiştir.

Bucak tüm bunların yanı sıra ”Susurluk Skandalı” olarak bilinen trafik kazasında başrol’deki isimlerden biridir. Abdullah Çatlı’nın hayatını kaybettiği bu kazada, Bucak yaralı olarak kurtulmayı başarmıştır. İstanbul’daki ”İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi” nde tedaviye alınan Sedat Bucak, olaydan sadece 12 gün sonra bir gece yarısı hastaneden kaçırılırcasına doktorların haberi olmadan taburcu edilmiştir. Çok uzun zaman basına gözükmeyen Sedat Bucak, en sonunda mikrofonlara arabada bulunan silahların kendisi ve adamlarına ait olduğunu açıklayarak kafaları karıştırmıştır. ”Susurluk Kazası” davasında yargılandı; çeteye yardımdan 1 sene 15 gün hapis cezası verildi. Ancak ceza çeşitli sebeplerden dolayı mahkeme tarafından ertelenmiştir.
#sedat #bucak #urfa #siverek #illegal #racon #mafya

1956 yılında Nevşehir’de doğdu. 1979 yılında İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da kaldığı dönemde, Mehmet Ali Ağca'nın hapisten kaçma eylemini Oral Çelik ile birlikte organize ettiği iddia edildi.
12 Eylül 1980'ü izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana'da bir süre kaldı. 13 Mayıs 1981'de Ağca tarafından gerçekleştirilen Papa Suikastı tertipçilerinden olduğu ileri sürüldü. 22 Şubat 1982'de İsviçre'de Mehmet Saral adına düzenlenmiş pasaportla yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 9 Eylül 1982'de İtalyan kökenli kontra lideri Stafane Deele Chiaie ile birlikte Amerika'da yapılan Dünya Anti Komünistler Birliği toplantısına katıldığı iddia edildi. Ermeni terör örgütü ASALA'ya karşı 5 eylemde bulunduğu, resmi belgelerde yer aldı. 22 Ekim 1984'de Paris'te yakalandı. Fransa'da 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985'de Papa Suikasti Davası'nda tanık olarak konuştu. Oral Çelik'in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca'nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından 7 yıl ceza aldığı İsviçre'ye iade edildi. 21 Mart 1990'da Zug cezaevinden kaçtı.
1993'de Türkiye'ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş pasaport ile gözaltına alındı. Aynı tarihte serbest bırakıldı. Türkiye'de Mehmet Özbay sahte kimliğini kullandı. İstanbul'da 6 şirkete ortak oldu ve ticaret hayatına atıldı. 3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü.
5 Kasım 1996'da Nevşehir'de yapılan cenaze törenine, yaklaşık 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu, Necdet Ersan Mezarlığı'na defnedildi.

İDDİALAR
Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde PKK'nın finansörü olarak görülen işadamlarına yönelik operasyonlarda yer aldığı; 15 Mart 1995'de Azarbeycan'da düzenlenen darbenin organizasyonunda yer aldığı; Tarık Ümit'in kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği; ilişki içinde olduğu Özel Harekatçı Polisler ile birlikte Ömer Lütfü Topal cinayetini gerçekleştirdikleri; Mehmet Ali Yaprak'ı fidye almak icin kacirdiklari iddia edilmektedir. #reis #abdullah #catli #nevsehir #istanbul #racon #mafya #illegal

kara mustafa lakaplı mustafa Erçiftçi 1932 diyarbakır lice doğumlu, eski kaçakçı, sonradan afyon kaçakçılığı yaptı, arkasından eroin piyasasının pakistan, afkanistan, iran, ırak ve türkiye bağlantılarını 1985 yılına kadar elinde tuttu 8 tane cinayete karıştı yakanıp 19 sene yatıktan sonra cezaevinden çıkıp vefat etmistir.#mustafa #erciftci #kara #mustafa #diyarbekir #illegal #racon #mafya

İngiltere'nin başkenti Londra'da 1990'lı yıllardan bu yana adeta terör estiren uyuşturucu baronu Abdullah Baybaşin'i hapse yollayan nefes nefese takibin ayrıntılarını ingiliz Savcı Robin Plummer Independent gazetesine anlattı. Plummer, "8 ay boyunca Baybaşin'in ofisine yerleştirdiğimiz kamera ile çetenin faaliyetlerini takip ettik. Tıpkı, 'Baba' (Godfather) filmini izler gibiydik..." îşte İngiliz savcının bu sözlerle özetlediği uyuşturucu şebekesinin akıllara durgunluk verecek hikayesi ve Plummer'in İngiliz gazetesine verdiği akıl almaz detaylar:

Eroin fabrikası
Baybaşin ailesinin ingiltere'yi hakimiyet altına alma girişimleri ilk kez 1970'de başladı. Afganistan'dan gelen eroinin büyük bir kısmını kontrol eden büyük ağabey Hüseyin Baybaşin ve "bombacılar" olarak bilinen yandaşları Lice'de "uyuşturucu fabrikaları" kurdu. Burada ürettikleri eroin ve kokaini başta ingiltere olmak üzere, Hollanda, Almanya, ispanya ve Belçika'ya gönderen Baybaşinler, kısa sürede milyonlarca dolarlık servet yaptı. Bu süre içerisinde PKK ile de yakın ilişki kurdular. Uyuşturucu gelirlerinden azınısanmayacak paylar terör örgütüne aktarıldı. Baybaşin çetesinin ingiltere'ye gösterdiği özel ilgi, kazandıkları paralar ile Brighton kentinde otel ve emlak satın almaya başlamalarıyla su yüzüne çıktı. Ancak ağabey Baybaşin'in 1996 yılında Hollanda'da kaçakçılık suçlamasıyla göz altına alınması ailedeki ilk çatlak oldu. Abdullah Baybaşin 2001 yılına kadar düzenli aralıklarla Hollanda hapishanelerini ziyaret etti. 2001 yılında ise mahkeme "imparator" uyuşturucu baronunun görkemli hayatına noktayı koydu. Hüseyin Baybaşin ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Sıra artık kardeş Baybaşin'deydi.#Abdullah #baybasin #diyarbekir #londra #istanbul #illegal #racon #mafya @c.baybasin

Hüseyin Baybaşin, 1956 yılında Diyarbakır Lice’de dünyaya geldi. Günümüzde yaşayan en büyük uyuşturucu kaçakçılarındandır. ‘Avrupalı Escobar‘ olarak tanınmaktadır.

PKK başta olmak üzere birçok terör örgütüyle bağlantısı olan Kürt kökenli Baybaşin Aşireti’nin reisidir. Ailesinin göç etmesi nedeniyle genç yaşlarda İstanbul’da yaşamaya başladı.

Henüz 15 yaşındayken kaçak sigara satışı işine girdi. 1976 yılında üzerinde 11 kilogram uyuşturucuyla beraber yakalandı. Daha sonra medyaya yaptığı açıklamada uyuşturucu işine nasıl girdiğini şöyle dile getirdi: ”Ortaokulu bitirdikten sonra İstanbul’a geldim, 1972 yılında. ‘Okuyup ne yapacaksın, ticaret yap; bu işte çok para var’ dediler. Kaçak sigara satmaya başladık. Sonra zaten arkası geldi…” 1984’te İngiltere’de 6 kilogram uyuşturucuyla yakalandı ve 12 yıl hapse mahkum edildi. Burada 3 yıl tutulduktan sonra serbest bırakıldı ve akabinde Türkiye’ye iadesi gerçekleştirildi. 1989’da tahliye edildi. Tahliyeden hemen sonra suç örgütünün üye sayısını yükseltip bölgedeki uyuşturucu pazarının kontrolünü iyice eline aldı. 1980’li yılların sonuna doğru Avrupa’nın en büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri haline geldi.

1993 yılında Akdeniz’de batırılan Kısmetim 1 adlı uyuşturucu taşıyan geminin batırılmasından sonra Behçet Cantürk ile ortak iş yaptığı iddia edildi ama o dönemde yeterli kanıt toplanamadı.

1995’te katıldığı bir televizyon programında uyuşturucu kaçakçılığını Türk hükumetinin organize ettiğini iddia ederek devlet yetkililerine ağır hakaretlerde ve suçlamalarda bulundu.

1998 yılının Mart ayında ‘Siyah Lale’ adıyla İngiltere, İtalya, Belçika, Almanya ve Hollanda istihbaratı tarafından yürütülen uluslararası bir operasyonda yeğeni Giyasettin Baybaşin ile Hollanda’da yakalandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi. Söz konusu yıllarda Türkiye’de idam cezası hala yürürlükte olduğu için Hollanda tarafından Türkiye’ye iadesi gerçekleştirilmedi. Bu olaylardan sonra işlerin başına öz kardeşi Abdullah Baybaşin geçti.
#huseyin #baybasin #diyarbekir #istanbul #illegal #racon #mafya #baba @

#Mafya 💣🗡🔫

1950 diyarbakır-1994 istanbul) kürt kökenli uyuşturucu kaçakçısı.
cantürk'ün babası kürt, annesi ise ermeni asıllıydı. 1975 yılından itibaren bazı kaçakçıların faaliyetlerine ortak oldu. 1975 yılında türkiye komünist partisi'nin denetimindeki ilerici gençlik derneği'nin (igd) tertiplediği diyarbakır lice protesto yürüyüşünün organize etti ve derneğe para yardımında bulundu. aynı yıl askere gitmemek amacıyla rüşvet vererek konya askeri hastanesi'nden çürük raporu aldı. 1977 yılında silah kaçakçılığına başladı. 1978 sonlarında devrimci doğu kültür dernekleri'ne (ddkd) üye oldu, aynı tarihte, ddkd'yi maddi yönden kuvvetlendirmek amacıyla silah, mühimmat, uyuşturucu madde ve gümrük kaçakçılığına başlamışdı. 
1979 yılında bulgaristan'dan kaçak olarak pkk'ye silah getirdı. 1981 yılında, illegal olarak suriye'ye gitti ve asala üyeleriyle, asala ddkd işbirliği ile uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerini birlikte organize etme kararı aldı. 
1981-1983 yılları arasında kapalıçarşı'da kuyumcu ermeni ve süryanilerle altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptı. 1983 tarihinde dündar kılıç ve ismail hacısüleymanoğlu'nun, kapalıçarşı'daki gayrimüslim ve diyarbakırlılara, altın ve pırlanta kaçakçılığını ele geçirebilmek amacıyla baskı yapması üzerine, asala'nın kapalıçarşı'ya yaptığı bombalı ve silahlı eylemi organize etti. 
1983'den 1994'e dek diyarbakır'daki uyuşturucu tekelini elinde tutuyordu. 22 haziran 1984 tarihinde pkk üyesi olduğu gerekçesi ile ankara sıkıyönetim komutanlığı'nca tutuklandı. mart 1993 ayı itibarıyla akdeniz'de batırılan kısmetim i gemisinde bulunan 3 ton uyuşturucuya hüseyin baybaşın ile ortak olduğu, pkk'ye para toplanmasında kaçakçılar ile örgüt arasında aracılık yaptığı, nisan 1992 tarihinde iranlı hüsno adlı şahıs ile birlikte pakistan'dan türkiye'ye 6 ton bazmorfin ve 5 ton esrar getirdiği iddia edildi. 
14 ocak 1994 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce kaçırılan cantürk'ün ve şöförünün cesetleri, bir gün sonra sapanca yakınlarında bulundu.
#behcet #canturk #diyarbekir #istanbul #racon #illegal #mafya #baba

Ünal osmanagaoglu 9 Ekim 1978'de Bahçelievler, Ankara'da Türkiye İşçi Partisi üyesi yedi öğrencinin katledilmesi olayına karıştı. Katliamın ardından firar eden Osmanağaoğlu'nun, 22 Temmuz 1980'de DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in silahlı saldırı sonucu öldürümesi olayına karıştığı devlet tarafından bilinmekteydi. Ayrıca Osmanağaoğlu, Türkler'in olaya tanık olan kızı Nilgün Türkler Soydan tarafından Türkler'in katili olarak teşhis edildi. 1980'li yıllarda evlenip kardeşi Tamer Osmanağaoğlu'nun kimliğiyle Avustralya'ya yerleşti. Burada 1989 yılında uyuşturu kaçakçılığından hüküm giyip 3 yıl hapis yattıktan sonra sınır dışı edildi. 19 yıldır firarda olmasına rağmen Güzelçamlı, Kuşadası'nda mülkiyeti devlete ait olan bir milli parkta işletmecilik yapan Osmanağaoğlu, 11 Nisan 1999'da yakalanıp tutuklandı ve 14 Nisan 1999'da cezaevine konuldu.

Bahçelievler katliamından yargılanan Osmanağaoğlu, 1 Kasım 1999'da ağır ceza mahkemesi tarafından her bir cinayet için bir kez olmak üzere toplam yedi kez ölüm cezasına mahkûm edildi. Bu karar, Osmanağaoğlu'nun "baş aktör sıfatı taşımadığı" gerekçes ile 29 Haziran 2000'de Yargıtay tarafından bozuldu.Ağır ceza mahkemesi, 15 Şubat 2001'de daha önceki kararında direndi ve dosya Yargıtay Genel Kuruluna gönderildi. Yargıtay, 19 Haziran 2001'de Osmanağaoğlu'nun mahkûmiyetini onadı ve daha önce verilen ceza hükmü kesinleşmiş oldu. 9 Ağustos 2002'de idam cezasının kaldırılmasıyla Osmanağaoğlu hakkında verilen ölüm cezası en az 25 yıl cezaevinde kalması şartıyla ömür boyu hapis cezasına çevrildi. 10 Ekim 2007'de, verilen ceza aynı şartlar altında çekilmek üzere 40 yıl hapis olarak değiştirildi. 3. Yargı Paketi olarak bilinen yasal düzenleme doğrultusunda 10 Temmuz 2012'de tahliye edildi.#ünal #osman #agaoglu #izmir #ankara #istanbul #illegal #racon #mafya

elazığlı kabadayılardan. necdet ulucan denince onu kabadayılar savcı ömer faruk'u vuran elazığlı olarak tanırlar. necdet ulucan o hapisaneden bu hapisaneye sürülmüş, ve gittiği her hapisanede kumar ve esrarı yasaklamıştır. cezasının bitimine 5,5 ay kala elazığ cezaevine gönderilmiş ve buradaki esrar satıcıları ile mücadele etmiştir. bundan rahatsız olan bazı çıkar gurupları ulucan'ı bazı yerlere şikayet ederler. savcı ömer faruk'un kendisi ile uğraştığını öğrenen ulucan onu hapisaneye çağırır ve sebebini sorar. savcı ters bir cevap verince çeker vurur. silahını mertliğini duyduğu merkez komutanına iade eder ve elazığ cezaevindeki mahkumların sorunları ile ilgilenmesini ister merkez komutanından, ve cezasını çeker.

necdet abi yaşayan gerçek babalardandır. evine gittiğinizde en iyi şekilde karşılaşırsınız. çevresindeki herkes ona karşı korku değil saygı besler.

şu anda kansere yakalanmıştır ama kansere bile kafa tutmaktadır.
gerçek kabadayılığın ne olduğunu öğrenmek isteyenler günümüzün sanal mafya babalarıyla onu karşılaştırabilirler. #necdet #ulucan #elaziğ #istanbul #illegal #racon #mafya #baba #kabadayi

Nihat Akgün, 1953 yılında Elazığ’da doğmuştur. Mafya babası ve İş adamı’dır. Elazığspor yönetiminde görev alan Talat Akgün’ün öz kardeşidir, Alaattin Çakıcı‘nın yakın dostudur.

Eğitim hayatı oldukça başarılı geçen Nihat Akgün, lise yıllarında güreş sporuyla ilgilendi, lisans eğitimini Avusturya’da tamamladı. Bu nedenle kendisine zaman zaman ‘Tahsilli Mafya Babası’ yakıştırması yapıldı. Tıpkı yakın dostu Alaattin Çakıcı gibi çevresinde ‘Ülkücü Mafya Babası’ kimliğiyle tanındı. Uzun süre ticaretle uğraştı; aralarında Akgün Otel’in de bulunduğu 15 farklı şirkette hissesi vardı.

Halı ve kilim kaçakçılığı suçlamalarından dolayı bir süre cezaevinde yattı. Türkiye’nin en büyük uyuşturucu kaçakçılarından Ömer Lütfi Topal‘ın uyuşturucu kuryeliğini yaptığı iddia edildi.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren ve eski ortağı olan Gürel Aydın’ın kurşunlanması olayına adı karıştığı için tutuklandı ama yeterli kanıt bulunamayınca kısa süre sonra serbest bırakıldı.

1986 yılında dönemin Eminönü Belediye Başkanı Tahir Aktaş’ın fedailiğini yapması, kendisine geniş çevre edinmesine yardımcı oldu. Kendisine mafya babası yakıştırması yapanlara medya yoluyla cevap verdi; ”Mafya lafını reddediyorum; çünkü karanlık ve yasadışı işe asla bulaşmadım. Ama baba olduğumu kabul ediyorum. Kabadayılıksa kabadayılık, hiçbir zaman mertlikten kaçmadım ve kaçmam” dedi.

14 Nisan 1987 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen öğrenci yürüyüşünde sivil polisler ile beraber birkaç öğrenciyi feci şekilde darp etti. Görüntülerin medyaya yansıması dikkatleri üzerine çekti. Akabinde 1989 yılında Eminönü Belediye Başkanı Tahir Aktaş’ın emriyle başlatılan yıkım çalışmalarını gazete köşesinde irdeleyen Gazeteci Aydın Özdalga’yı adamlarıyla beraber dövdü.

Bir dönem politikayla ilgilendi, hatta Milletvekili olmayı da düşündü. Ama Alpaslan Türkeş’in vefatından sonra MHP camiası ile arası iyice bozuldu. İstanbul’da yapılan Türk Kurultayı’nda mafyayla ilişkili olduğu gerekçesiyle MHP yöneticileri tarafından salondan çıkarıldı, olaydan sonra MHP’liler ve Akgün arasında sonra uzun süreli gerginlik yaşandı. #nihat #ergun #elaziğ #illegal #racon #mafya #kabadayi #is adami

Urfi cetinkaya "matador" Malatya’nın Pütürge İlçesi’nde 1949 yılında doğan Çetinkaya, 1970’lerde İstanbul’a gelip çeşitli işlerde çalıştı. Sonra tombalacılığa merak sardı. Akrasay ve Taksim’de tombalacılık yapan Çetinkaya’nın hayatı kendi ifadesiyle, 1976 yılında bir sokak başında karşılaşıp tartıştığı Asayiş Şube Müdürü Saadettin Tantan’a iki tokat atmasıyla değişti. (Tantan bu iddiayı yalanladı)
Bu olayın ardından ‘mim’lenmesine rağmen Çetinkaya, illegal işler çevirmeye başladı. İlk olarak 4 Nisan 1977 tarihinde sigara kaçakçılığı suçlamasıyla yakalandı. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra yayınlanan sıkıyönetim bildirilerinde arandığı duyurulan ilk isimlerin başında gelen Çetinkaya, silah, mermi ve gümrük kaçakçılığı suçlarından 9 Aralık 1980 tarihinde yine yakalandı ve tutuklandı.

24 Ağustos 1987 günü ise tabanca ile adam yaralamaktan yakalanan Çetinkaya, bir yıl sonra 18 Mayıs 1988’de İstanbul Etiler’de polisin “dur” ihtarına rağmen kaçmaya çalışırken açılan ateşle belinden vuruldu ve felç oldu. O günden sonra tekerlekli sandalyeye mahkûm olarak yaşayan Çetinkaya’nın, normal koşullarda “piyasadan çekilmesi” bekleniyordu ancak o tam tersine, tekerlekli sandalyeye mahkûm olduktan sonra uluslararası uyuşturucu pazarının “baronu” olarak nam saldı.

İspanya’nın matadoru oldu

Türkiye’de uyuşturucu pazarının önemli bölümünü elinde tutan Çetinkaya, 1988’den sonra Avrupa’ya açıldı. Afganistan ve Pakistan’dan ithal ettiği uyuşturucuyu Hollanda ve İspanya’ya pazarlamaya başladı. Çetinkaya İspanya’da adını ilk kez 16 Kasım 1989’da Madrid’de ele geçirilen 58 kilo 415 gram eroinle duyurdu. Bu olayda Çetinkaya yakayı kurtardı ancak 1982’den beri birlikte uyuşturucu işini birlikte yürüttüğü sağ kolu Cemal Nayır tutuklandı.

15 Eylül 1991’de ise İspanya’da 46 kilo eroin yüzünden adliyeye çıktı ama tutuklanmadı. Ama 25 Kasım 1992 Urfi Çetinkaya’nın 115 gram eroin yüzünden İspanyol cezaevleriyle tanıştığı gün oldu. Çetinkaya 1996’nın 6 Ekim’inde Madrid’de ele geçirilen 108 kilo; aynı yılın 10 Ekim’inde ise yine İspanya’da yakalanan 39 kilo eroinin sahibi olduğu gerekçesiyle yakalanıp üçüncü kez hapsedildi. #urfi #cetinkaya #illegal #racon #mafya #malatya #matador

Most Popular Instagram Hashtags