#kitaptanıtım

MOST RECENT

#okuyorum #kitaptanıtım #bülbül
@kristin_hannah_
BİR KADININ RUHUNUN MANZARASI 
SAVAŞTAKİ BİR DÜNYA KADAR HIZLI DEĞİŞEBİLİR.
II. Dünya Savaşı döneminde Fransa’da yaşayan iki kız kardeş, annelerini küçük yaşta yitirmiş ve babaları tarafından terk edilmiştir. Viann henüz çocukken âşık olduğu Antoine’la evlenip acı tatlı bir hayat kurmayı başarırken isyankâr Isabelle gittiği bütün okullardan ya atılmış ya da kaçmıştır. Savaş alevlenmeye başlayınca Viann’in kocası cepheye çağrılır. Yine okuldan atılan Isabelle’inse ablasının yanına gitmekten başka çaresi yoktur. Fakat iki kız kardeşin arası savaş yüzünden açılır. Isabelle direnişe katılmanın bir yolunu bularak sayısız hayat kurtaracak ve imkânsız bir aşka tutulacaktır. Yolunu gözlediği veya sonsuza dek veda ettiği sevdikleri için bahçesindeki kurumuş elma ağacına birer kurdele bağlayan Viann ise çok sevdiği kocasının yokluğunda, yabancı erkeklerin işgal ettiği bir şehirde zulme, açlığa ve korkuya göğüs gerecektir.
Bazı kadınlar doğuştan cesurdur; doğru olan için savaşmak, hayat kurtarmak ve gidişatı değiştirmek uğruna kendi canlarını tehlikeye atarlar. Isabelle bu kadınlardandı… Ama bazı kadınlar da sabır ve fedakârlıklarıyla direnir, sevdiklerini koruyup kollar ve hayatı onlar için yeniden inşa eder. İşte, Viann’in hikâyesi de tam olarak böyleydi…
“İki kadının Fransız Direnişi’ne verdiği destek, aşkları, kayıpları ve zaferleri… Bülbül’ü elimden bırakamadım.” Suzanne Droppert
“Bülbül’ün edebiyat dünyasındaki etkisi bir fırtınadan farksız olacak.”
Booklist “Gözlerinizde yaş kalmayana kadar sayfaları çevirmeye devam edeceksiniz.”
Daily Mail “Kitabı aldım, okudum, çok sevdim ve önce karıma, sonra da kız kardeşime verdim. Fakat kitabın yanında bir kutu mendil hediye etmeyi unutmuşsunuz.”
Tom Vail
“Her satırına hayran oldum!” Barbara Kelly
“Bülbül gerçekten nefes kesiciydi! Bu kitabı okuyun. Zor zamanlarda doğru olanı yaptıklarına inanan iki genç ve cesur kız kardeşin hikâyesi sizi sürekli şaşırtacak.”
Dr. Miriam Klein Kassenoff
“Kardeş sevgisi, dostluk ve kayıplar üzerine etkileyici bir roman. Okurken çok gözyaşı dökeceksiniz…”
Look
#kitaptavsiyesi #kitaphayattır #kitapvehuzur @bookstram #intabook #kitaplarımhuzurum

1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekân vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı...
1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç hippi kadınlar demek belki daha doğru olur... 1970 yılının Eylül ayında herkesin paranormal güçleri vardı, olmayanlar da sahip olma yolundaydı…

1970 yılının Eylül ayında, yazarlık hayalleri kuran Paulo, özgürlük peşinde dünyayı dolaşırken Karla’yla karşılaşınca ikisinin de yaşamı kökten değişecekti; Peru’nun kayıp şehirleri, Brezilya’nın zindanları, Amsterdam’ın arka sokakları, İstanbul’un çarşıları bir bütünün parçaları haline gelecekti…

Paulo Coelho’nun kendi yaşamöyküsüne belki de en yakın
eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.
#hippi #paulocoelho #Emrahimre #canyayınları #yepyenikitap #yenikitap #kitaptanıtım #kitao

🌼Resmin altına çok güzel bir alıntı bırakıyorum.
#alıntı
Kitabın Adı: Ay Işığı Sokağı
Kitabın Yazarı: Stefan Zweig 
Kitabın Türü: Roman
Özgün Adı: Die Mondscheingasse
İlk Baskı Yılı: 1922
Stefan Zweig'in özgün adı Die Mondscheingasse olan Ay Işığı Sokağı romanı 1922 yılında yayımlanmıştır. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketi ile yayımlanan Stefan Zweig'in romanı 80 sayfa ve Remzi Kitabevi etiketi ile yayımlanan Stefan Zweig'in romanı 192 sayfadır. Ay Işığı Sokağı romanının yazarı Stefan Zweig, 20. yüzyıl Alman Dili Edebiyatı’nın ünlü yazarlarından biridir. Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel.
Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor...
Fotoğraf şahsıma aittir
#kitapözeti #kitapozeti #kitap #book #kitapkurdu #kitapaşkı#edebiyat #instabook #instakitap #bookstagram#kitapönerisi #kitaptavsiyesi #novel #kitaptanıtım#kitaptanitimi #kitaptanıtımı #kitapokumak #kitapoku#bookish #booktuber #bookstore #kitaplar #kitapsevgisi#kitaptavsiye #roman #edebiyat #stefanzweig#ayışığısokağı #ayisigisokagi

Emine Doğan - Büyük Kaçış (Nevbahar)

Tür: Romantik

KitapEx Tanıtım:
“Dünyaya bir melek bıraktık ama kanatları olmayı beceremedik.” Geçmişinin gölgesinden sıyrılmak hiç de kolay değildi. Ayşe, babasının mektubundan sonra yüz yüze geldiği gerçekle o sancılı günleri resmen yeniden yaşamaya başlamıştı. Hayat onun için her zaman zor olmuştu. Fakat bu sefer daha da zordu.

Ali, bir erkeğin kâbus tutsaklığından kurtulup aşka tutsak olmanın adıydı Ayşe için. Bu sefer sevdiği adam vardı. Kanatsız meleği… Endişesi onunla boyut değiştirmiş, korkuları onun için göklere çıkmıştı.

Çünkü biliyordu, o adam durmayacaktı.

Kaçtığı gerçeğin bir adım ötesinden geldiğinden habersiz hayatını sürdürmeye devam ederken her şey tepetaklak olmuştu. Kaçışı aslında tam da sandığı gibiydi. Tehditlerin boşuna olmayışını kötü bir şekilde yaşayarak öğrendiğinde, kendini tehlikeli bir yol ayrımında bulmuştu. Çok iyi biliyordu ki seçtiği yol onun sonuydu, kaçtığı gerçekti.

Bir mektup…

Bir karanlık geçmiş…

Bir puslu gelecek… “Bir geçmiş düşünün, bir sis gibi sinsice etrafınızı saran ve amacı sadece ölüm olan.” Büyük Kaçış Nevbahar; umuda sımsıkı tutunanların, mutluluk arayanların, bir çırpınışın, bir özgürlüğün ve huzurda boğulmak isteyenlerin hikâyesi. “Ali, benim nevbaharımdı.” #eminedoğan #büyükkaçış #nevbahar @dogan_emine Müptelâ Yayınları @muptela_yayinlari #kitap #kitaptanıtım #yeni #yenikitap #indirim #indirimlikitap #perşembe #bilgi #roman #romantik #book #instabook #bookstagram

“Goriot Baba’nın arkasında Shakespeare’in Kral Lear oyununun ruhu vardır.”
— Yavuz Ekinci
Goriot Baba; dünya edebiyatının para, güç ve iktidar uğruna erdemlerinden vazgeçen insanların hikâyesini anlatan en tanınmış klasik eserlerinden biri. Kızları uğruna servetini, gücünü, onurunu bir kenara bırakan Goriot Baba; “sosyete”ye girmeyi tek amaç edinen Rastignac ve burjuva çağının Mephistopheles’i Vautrin’in kesişen yolları toplumsal bir eleştiri, dünyaya tutulan bir ayna…

#goriotbaba #honoredebalzac #nazlıceyhansümter #doğankitap #yepyenikitap #yenikitap #kitap #kitaptanıtım

Eskiden televizyonda çıkan Merlin dizisini çoğu insan biliyordur. Sivri kulakları, dağınık dalgalı saçlarıyla tanıdığımız büyücü Merlin'in başlangıç kitabı 'Kayıp Yıllar'. (Seri 12 kitaptan oluşuyor ama sadece 3 tanesi çevrildi.)
.
Zaten adından da anlaşılacağı gibi Merlin'in kayıp yıllarını, en eski zamandan bu yana neler yaşadığını anlatıyor.
.
Kitap kendini kıyıda bulmasıyla başlıyor. Kendine geldiğinde karşısında oldukça güzel bir kadın, kendisinin annesi olduğunu ve adının da Emrys olduğunu söylediğinde kahramanımız bunun doğru olmadığını ve gerçek anne babasının bir yerlerde olduğunu düşünerek; o hatırlamadığı kayıp anılarını geri getirme umudu ile yola çıkıyor.
.
Goblinler, periler, orman kızları, devler, büyük cüceler... Çıktığı yolda oldukça farklı yaratıklarla karşılaşan Emrys'i okumanızı tavsiye ederim.
.
Dizisini bilenlere uyarı: Kral Arthur ve diğerleri yok. O düşünce ile kitaba başlamanızı önermem. Hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
.
#kitap #book #bookstagram #merlin #merlinkayıpyıllar #instabook #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #okudum #okudumbitti #kitaptanıtım #bookfeatureturkey #parodiyayınları #BOOKİNWONDERLAND

Yeni bir kitap... Kitabın kahramanı bu kez bir kedi... Gerçek bir olaya dayanan bu hikayeyi dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Tabii ki başarabilirsek.... #Levent
#Bitirimİkili
#ÜnlülerleBirGün
#İstanbulDedektifleri
#Leventvetayfası
#MustafaOrakçı
#kitapTanıtım
#TimaşYayınları
#TimaşÇocuk

“Wells’in hiçbir zaman hayal edemeyeceği Zaman Makinesi’nin ta kendisi.” –Brian Aldiss
Nebula En İyi Kısa Roman Ödülü “KORKU OLMADAN DİN HAYATTA KALAMAZ.” Tolkien sonrası fantastik edebiyatın öncü ve en önemli yazarlarından olan Michael Moorcock yalnızca yarattığı efsanevi karakteri Elric’le değil, Yeni Dalga akımının yükselmesine sebep olan editörlüğüyle de türün kaderini doğrudan etkilemiş ender yazarlardan. Moorcock’ın kendi sınırlarını bile zorlayıp tabuları yerle bir ettiği bilimkurgu kitabı İşte İnsan ise Jungcu psikoloji temel alınarak yazılmış en cüretkâr zaman yolculuğu romanlarından biri.
Kafası sorularla dolu, problemli bir genç olan Karl Glogauer, İsa Peygamber’in son aylarına tanıklık etmek için zaman makinesiyle 1970 yılından M.S. 29 yılına yolculuk eder. Kutsal Topraklar’da Vaftizci Yahya ile karşılaşan Glogauer, bu mucizelerle dolu bölgede Nasıra’ya ulaşmak ve İsa’yı bulmak için yola çıkar.
İsa’yı bulduğunda ise hikâye oldukça çetrefilli bir hal alır zira bu tarihi figür, Nasıra’da bir marangoz dükkânının gölgelerinde saklanan ve değil peygamber olmak, hayatta kalmak için bile başkalarına ihtiyaç duyan bir insandır. Gelecekte vuku bulmuş geçmişinin peşini bırakmayan hayaletleriyle, insanlık tarihinin olması gerektiği gibi yaşanmasını sağlamak için harekete geçen Glogauer, hem yolculuğun sonuna hem de sorularının yanıtlarına adım adım yaklaşır.
 Tarih değişmesin diye tarihe müdahale etmenin bedeli nedir? Fikir mi gerçekliğin sebebidir yoksa gerçeklik mi fikrin?
İşte İnsan, yanlış sorulara verilen doğru bir cevap.

#michealmoorcock #işteinsan #bariştanyeli #ithakiyayınları #yepyenikitap #yenikitap #kitaptanıtım #kitap

hep böyle olmaz mı? erkekleri salonda bırakıp mutfağa gitmez miyiz? vatanımıza, doğal ortamımıza dönmenin huzuru. neden bir de mutfakta sorulur hal hatır? “nasılsın?” daha kısık ve doğrudan bir sesle, gerçeği duymak ister gibi, salondaki yalanları değil.
kendi dilimizi konuşmanın sevinci bu. hiçbir erkek bilemeyecek bunu; yüzümüz gerçek biçimini alır fayansların önünde.
nasılsın alara? bir dilimiz var bizim. birbirimizin cümlelerini destekleyerek sürdürüyoruz konuşmayı. ne tartışmak, ne dürüstlük... yorgunuz çünkü, sen benim sözlerimi alırsın kucağına, ben seninkilere başımı yaslarım. onların yanına dönmeden önce yaralarımızı merhemliyoruz aslında, anlasana.
.
#ecetemelkuran
#bütünkadınlarınkafasıkarışıktır
🦋
🦋
🦋
Uzun zaman önce okuduğum, yeri geldikçe çevremdeki kadınlara tavsiye ettiğim bu güzel kitap tavsiyemi sizin için de bir kez daha yinelemek istedim.
Okuyunuz efendim.
Hepinizi seviyorum canımlar 💜
Kendinize iyi bakın, sizden bir tane daha yok bu dünyada 💜
.
.
.
.
#kusslokumu #kitapönerisi #tavsiyekitap #kitaptavsiyesi #okudumbitti #okumahalleri #kitapokumahalleri #1k1f #turkishfollowers #books #kitaplar #bookstagram #instablogger #kitaptanıtım #bursablogger #gününkaresi #gününkitabı #altıçizilicümleler #bursa #bookporn #bookish

Dîvân, 17. yüzyılda yaşamış Melâyê Cizîrî’nin yazdığı tek eserdir.
Cizîrî’nin şiirleri metafizik ve ruhsal bir derinlik içermekle birlikte şairin sadece geleneğin getirdiği klişelere, mazmunlara yaslanmakla yetinmeyip metaforlara, alegorilere dayalı karmaşık ve çarpıcı bir düşünsel arka plan kurmayı ustalıkla başardığı görülür. Bu şiirlerde aşk ve güzellik kavramları bütünlük içinde, bir arada ele alınır. Şairin mistik tutkusu kendini açıkça gösterir.
Araştırmacılar tarafından “varlığın dört temel unsuruna beşinci öğe olarak aşkı ekleyen şair” olarak nitelenen Cizîrî, varlık ile yokluk arasındaki çizgiyi bir daire halinde bütünleştirmeye çalışır ve buna “aşk” adını verir.
“Kim o kâtip, hatlarını dizen, bir’den çok’a bölünen / Kim yüzünü mevzûn kılan, o sırrı çözecek olan / Çıksın döktüğü nağmeleri ûd ve rûdun bilen varsa / Müşkülü çoktur, aşk ne kolay görünür oysa.” #melayêcizîrî #divan #ilhamisidar #ayrıntıyayınları #yepyenikitap #yenikitap #kitap #kitaptanıtım

“Doris Lessing’in pasif kahramanı Martha, hayatından hiç memnun değil ve bir türlü kendi kaderinin kontrolünü eline alamıyor. Ancak bu romanlar iyi sonla bitmeseler de çok daha geniş ölçekte bir ihtirasın kanıtı olacaklar en azından: kişisel bir hikâyenin izlerini bütün toplumsal ve tarihsel bağlamı içinde yansıtan bir Bildungsroman yazma ihtirası.”
J.M. Coetzee
İyi Bir Evlilik, Nobel ödüllü Doris Lessing’in, iki dünya savaşı arasında doğup büyüyen bir nesli anlatan beş kitaplık “Şiddetin Çocukları” dizisinin ikinci cildi.
İyi Bir Evlilik’te, sıradan bir evliliğin tuzağına düşen sıradışı kahramanımız Martha Quest’in dünyasında gömülü cinsel, toplumsal ironiler ve çelişkiler yakıcı bir zeka parlaklığıyla gözler önüne seriliyor.
Doris Lessing bir erkeği, bir kadını, birbirlerine ulaşmak için harcadıkları boşuna ve yanlış anlamalarla dolu çabaları, patlayıp onur kırıcı bir şiddete dönüşen hüsranları, sadakatsizlikleri ve sonunda Martha’nın evliliğe sırtını dönerek, çocuğundan yürek burkan bir şekilde vazgeçişini olağanüstü bir sezgiyle dile getiriyor. “Eğer 20. yüzyıl yazarları için bir Rushmore Dağı Anıtı olsaydı, üzerine oyulmuş yüzlerden biri kesinlikle Doris Lessing olurdu.”
Margaret Atwood
#dorislessing #iyibirevlilik #şiddetinçocukları2 #sühasertabiboğlu #everestyayınları #yepyenikitap #yenikitap #kitaptanıtım #kitap

#kitapyorum
#umudauyandığımgün
#davidbaldacci
.
.
.
🏝Gerek kapak tasarımı gerek ismiyle beğeneciğimi düşünerek aldığım bir kitaptı.Neyseki beni yanıltmadı.Baştan sona beğenerek okuduğum bir kitap oldu.Tam olarak duygusal bir aile romanıydı.Bu tarz kitapları okumayı seviyorum.
🏝Konusu gelince;Henüz 34 yaşında olan Jack ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır.Mutlu bir evliliği ve üç çocuğu olan Jack'in sayılı günleri kalmıştır.Çogu vaktini askerlikte ve işleri ile uğraşarak geçirdiğinden ailesini yeterince zaman ayıramamış ve bundan dolayı pişmanlık duymaktadır.Fakat beklenmedik şekilde eşi Lizzi kaza sonucu hayatını kaybeder.Devamı kitapta...
🏝Yazar oldukça sade ve akıcı bir dil kullanmış.Konusu ve olayları işleyişi de hoşuma gitti.Okumanızı tavsiye ederim.İnsanı okurken yormayan aynı zamanda duygulandırıp düşünmeye teşvik eden bir kitap.
Puanım:4.5/5
.
.
.
#kitaptavsiye#kitaptanıtım#kitapoku#martıyayınları#onesummer#bookstagram#instabook#kitapfoto#kitapsever#kitapaskı#kitapkurdu#read#novel#roman#

Julia Garwood - Hiç Umudum Yokken

KitapEx Tanıtım:
“Julie Garwood güzel kadın kahramanların cesur erkekleri yanına çektiği gibi okuyucuları cezbediyor.” - USA Today -
New York Times’ın çok satanlar listesine giren, kalp atışlarınızı hızlandıracak bu romanda, Julie Garwood özgürlüğü için mücadele etmeye kararlı, aşkın nadir ve beklenmedik hediyesiyle hayatı değişen genç bir kadının görkemli hikâyesini zekice kaleme alıyor.

Leydi Johanna dul kaldığı haberini alınca bir daha asla evlenmeyeceğine yemin etmişti. Henüz on altı yaşındaydı ama şimdiden ona bakanları etkileyen güzellikte altın saçlara ve güçlü bir iradeye sahipti. Fakat Kral John tekrar evlenmesini emredince her şey değişti. Sadık üvey kardeşinin bulduğu damat adayı ise yakışıklı İskoç savaşçı Gabriel MacBain’di.

Johanna ilk başta ürkekti ama Gabriel paylaşacakları muhteşem zevkleri ona nazikçe gösterirken, birbirlerine âşık olmaya başlayacaklardı. Çok geçmeden bütün Kuzey İskoçya klanı da haşin ve cesur lordlarının kalbini ona tamamen teslim ettiğini anlayacaktı. Ancak hiçbir mutluluk bedelsiz kazanılmazdı elbette. Korkunç bir kraliyet entrikası Gabriel’i karısından ayırmakla tehdit ettiğinde ikisi de birbirleri için savaşacaklardı.

Julie Garwood #juliegarwood #hiçumudumyokken #kitap #kitaptanıtım #yeni #yenikitap #indirim #satış #tanıtım #book #new #newbook #sale #salebook #info Epsilon Yayınevi Istanbul, Turkey Ankara, Turkey İzmir, Turkey Antalya, Turkey Konya, Turkey Adana, Turkey Gaziantep @juliegarwoodauthor @epsilonyayinevi #bilgi

“Zaman zaman, karanlığın içinde karşıma birden biri çıkar diye tedirgin oluyor ve sağımı solum etraflıca süzerken, kıstığım gözlerimin saklanmama yardım edeceğini düşünüyordum. Bunun üstüne bir de, mezarlık yoluna yaklaştığım her dakikada anlatılan cin hikâyelerini hatırlıyor ve garip bir şekilde, bunları unutabilmek için zorladığım zihnime hükmedemiyordum. Hem içimde biriken korkudan hem de bedenimi çepeçevre sarmalayan soğuktan kaçabilecekmişim gibi adımlarımı hızlandırmış ve değil sağa sola bakmak, kimi zaman gözlerimi dahi kapatır olmuştum.” Çamurlu yollar, yabancıları sevmeyen köylüler, kaynayan bir kahvehane… Namus bekçileri, haset ve husumetler… Sırtından “zopası” eksik edilmeyen çocuklar, erkekler ve erkeklikler… Karanlık evler, ışığı pır pır eden odalar. Muammalı bir ölüm ve çiçeği burnunda bir öğretmen… Bozlak, polisiyenin kıyılarında gezinen bir novella, bir köy hikâyesi. Konup konup havalanan kuşlar. Emirhan Dağkan G., bir ölüyle doğrulanan parçalanmışlığın hikâyesini, cayır cayır süren bir sessizliği anlatıyor.

#bozlak #emirhandağkang #iletişimyayınları #yepyenikitap #yenikitap #kitap #kitaptanıtım

Burak Aksak - Leyla İle Mecnun (%40 İndirim Fırsatı)

Tanıtım:
“Bir yanımız çöl bir yanımız deniz…” “Zaman döngüseldir ve farklı seçimler yapsan da aynı hayatı yaşarsın. Sana verilmiş bir ömür vardır. Bu dünyadaki zamanın bellidir. Ve her şey bir denge içindedir. Biz... Daha doğrusu ben, o dengeyi bozdum…” Aynı gün aynı hastanede doğmalarıyla başladı her şey. Bir hayatın birden fazla kez yaşanabileceğinin ve yarım kalmış her hikâyenin tamamlanmaya muhtaç olduğunun bir kanıtıydı onlar. Peki Mecnun bu sefer Leylasına kavuşabilecek mi? Yoksa yine çölde mi açacak gözlerini? Çünkü o çöl çaresiz âşıkların son durağıdır. Kavuşamayan âşıklar o çölde aralar sevdiğini, kavuşanlarsa emlakçı emlakçı dolanır dururlar, 2+1 kombili.

Yayınlandığı dönemde izleyicisini ekrana kilitleyen Leyla ile Mecnun, bu kez bambaşka bir hikâye ile sevenleriyle yeniden buluşuyor. Mecnun, İsmail Abi, Erdal Bakkal, Baba İskender, Yavuz Hırsız, Yedek Kamil, Gözlüklü Çocuk Kaan ve Aksakallı Dede bu kez bambaşka bir maceranın peşine düşüyor. O geminin geleceğine ilk günkü gibi inananların, sevdiği kızın gözlerinin içine bakarak ‘seni seviyorum’ diyemeyenlerin, kendi çölünde kaybolanların hikâyesi Leyla ile Mecnun Burak Aksak’ın kalemiyle yeni başlangıçlar için geri dönüyor.

Burak Aksak #leylailemecnun Küsurat Yayınları #edebiyat #indirim #duyuru #kitap #kitapex #edebiyat #17temmuz #salı #tanıtım #kitaptanıtım #roman #eser #yazar #kitapaşkı #instabook #bookstagram #burakaksak

Most Popular Instagram Hashtags