[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

#aylanbebek

MOST RECENT

#AhşapEserlerMüzesi #AylanBebek
.
.
.
.
Yum usulca gözlerini
Uzat üşümüs ellerini
Sakla o masum yüreğini
Zaman gibi sesiz uyu
Bu dünya dipsiz bir kuyu
Pamuktan kalbin solmadan
Hayat yüzüne vurmadan
Uyu melek yüzlüm uyu
Bu dünya dipsiz bir kuyu... 🎶

#aylanbebek #war #innocent #portray #ahsapsanatı #museum #odunpazari #eskisehir
A baby who died while escaping from the war in Syria

Suriye'deki savaştan kaçarken ölen, cesedi kıyıya vuran Aylan Bebeğin tasviri duyurmuş sanatçı ahşap sanatıyla...

#theblackeyedpeas #whereislove dünyada ki terör olaylarına dikkat çekmek için yapılan şarkının klibi #aylanbebek ile başlayıp #ümranbebek ile bitiyor.. ✌
#sevginerede? Sahi Sevgi nerede ?

Çiniyi belki Çinlilerden öğrenmedik ama meşhur oldukları için onların ismiyle isimlendirdik.#aiweiwei #sabancimüzesi ndeki #çini #sergi sinden #art #fantastic #sabancımuseum #vscocam #colors #iyilikicinsanat #aylanbebek #refugees #handmade #instagram #history #instagood #instalike #fotografheryerde

Ünlü Azeri karikatürist Gündüz Agayev'in savaş ve çocuklar a bakışı.... Onun dünyası ve gerçek zalim dünya....
#heavycross #warandchildren #aylanbebek #cruelworld #gunduzagayev

Bu çocukları öldürmek istermisin? Bu çocukları öldüren silaha kurşun almak istermisin? Ama ALIYORSUN!!!!! ISRAIL MALLARIJI KULLANARAK BU ÇOCUKLARIN OLMESINE DESTEK VERIYIRSUN... cesir çeşit reklamlar yapıyorlar indirim.ustune indirim ALMİYORUZ israil .mali almiyoruz ALMİYORUZ!!!!!! TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOK!!!!!!!!
#israil #israel #boykot #palestina #suriye #aylanbebek #coxuklar #icin

FRANSA’da yayınlanan L'azuré DERGi ‘nin 2. sayısı İslamofobya başlığı ile çıktı. Sumak Mizah Dergisi’ne de yer ayıran L'azuré’de “AVRUPA’NIN İSLAM KORKUSU” temalı karikatürüm. *( #Lazuré #Sumak #karikatür #islamofobia #islamofobi #aylanbebek #ab #batı #korkak #iloveislam #çizgi #kalem #renk #cartoon #konya #europe #dontpanic

"çocukların yüzdüğü kıyılar..."#peace #çocuk #aylanbebek #nowar #justakid

İnsanlara Hiroşima’da iki yüz bin kişinin atom bombası yüzünden öldüğünü söylemek, küçük bir kızın öyküsünü anlatmak kadar etkili değil, demiş yazarımız #EleanorCoerr , Sadako için. Bu gerçekten de doğru. Ölümler, sayı arttıkça sadece istatistik olur, mu diyorlardı… Fakat bir hikaye, bizi yüreğimizden yakalar ve o acıları unutulmaz yapar.

Sadako, #Hiroşima ’ya atom bombası atıldığında henüz küçük bir çocuktur. O günün yıldönümünde yapılan anma törenlerini büyük bir hevesle bekler, törenlerde neşelidir. Atom bombasından etkinlendiği için yaralanan insanları görmek onu üzer. Büyük annesini de atom bombası nedeniyle kaybetmişlerdir zaten. Çocukluğu bu elim hadisenin hatıraları arasında sürüp gitmiştir.

Koşmayı çok seven, neşeli bir kız çocuğu Sadako. Okulun atletizm takımına girmek en büyük hayali. Hayali gerçekleşmek üzere iken, yedek koşucu olarak girdikleri yarışı kazanmışken bazı olumsuz sinyaller vermeye başlar vücudu. Her şeyi öyle iyiye yoran bir kızdır ki, bu baş ağrılarının, baş dönmelerinin geçip gideceğine inanır. Dua eder bunun için ve ailesinden saklar.

Fakat yine bir koşu sırasında yere düşüverir. Böylece hastane günleri başlar Sadako için. Biraz müşahede altında kalacağını düşündüğü hastane artık son durak olacaktır. Atom bombası hastalığı dediği lösemiye yakalanmıştır.

En yakın arkadaşı Şizuko, hastanedeki ilk sabahında ona altın rengi bir kağıt getirir ve #turna yapmasını öğretir. Çünkü Japon kültüründe, 1000 turna katlarsanız tanrılar isteğini yerine getirir şeklinde bir inanç vardır. İnsanoğlu, ümit etmek isteyince, ne güzel bahaneler üretebiliyor değil mi… Buruk bir his bu.

Sadako’yu bu kadar tanınır kılan da belki bu turnalar. Kitap konusu anlatıyor gibi olsak da biliyorsunuz ki gerçek bir hadise Sadako ve turna kuşları.

Sadako, 644 turna katlayabiliyor sadece. Geri kalanları arkadaşları tamamlıyor ve 1000 turna kuşu ile toprağa defnediliyor küçük kız.

Arkadaşları, Sadako’nun mektuplarını kitap haline getirip adını Sadako’nun bebeğinden ilhamla Kokeşi koyuyorlar. Dilden dile yayılıyor hikayesi. Sonra Kanadalı bir gazetecinin yazdığı kitapla, dünya ile buluşuyor.

Video: Bu eserde yukarıdan baktığınız zaman beyaz çakıl taşları gibi görünüyor ama yaklaşınca bunların fil aileleri olduğunu görüyorsunuz, küçük ve büyük fillerden oluşan ve bunlar bir göç halindeler. Büyük yollar katederek eserimin en sonunda denize varıyorlar ve oradan artık çıkış yok. Eserimin ismi "Nereye gidiyorsun?". Bir yere gidiyorsun ama neresi olduğu belli değil. Malzeme olarak limoj porselen kullandım. Eserimde 7 tane ayrı boyutta fil var. Uğurlu bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Umarım bütün çocuklara uğur getirir, çocukluklarını istedikleri gibi yaşarlar. Altta ahşap, doğal bir malzeme var. Tabiat, çocuklar, güzellik, dünya konusundaki istek ve düşüncelerimi eserimle anlatmak istedim. Filler çok dayanıklı ve çok derin hafızaları var. Bana göre çocuklar da ne kadar çocukluklarındaki anıları unutuyor olsalar da derin olayları unutamadıklarını düşünüyorum. Hatta burada sanatçı arkadaşım Evren Can'ın parçalanmış bir vücudu tasvir ettiği bir eseri var. Çocuklukta edinilen acılar büyüyünce kişilik parçalanmalarına yol açacak. Zannederim bu acıları bu çocuklar da unutmayacaklar. Belki politik acılara da bir dikkat çekme olur bu. Savaşlar olmasın, insanlar göç etmek zorunda kalmasın, politik amaçlar için kullanılmasın mesajım bu.

Fotograf 1: "Kadınlar çok güçlü varlıklar. Burada yeni bir hayata başlangıcı anlattım. Karın bölgesi yeniden doğuşu tanımlıyor. Eserimde de bir kadının aynı bir kelebek gibi kozasından çıkıp o zorlu süreci yaşayıp yeni bir hayata başlangıç yapmasını anlatmaya çalıştım. Kelebekler çok kısa ömürlü hayvanlar. Anda kalmayı, geçmişi geride bırakıp yeni bir hayat kurmayı temsil ediyorlar. Kadının üzerine düşen görevin ne kadar zorlu olduğunu anlatmaya çalıştım." Fotograf 2: küçük yaşta ölen çocuklar için onların melek olduğunu vurguluyor ( aylan bebekten esinlenilmiş) #sergi #istanbulcontemporary #istanbulcongresscentre #zeynepkocan #fillergöçediyor #kadın #aylanbebek

Most Popular Instagram Hashtags