#İslamic

MOST RECENT

📍METİN
.
.
Bir de ulemanın ihtilâfının rahmet eserlerinden olduğunu bilmesidir. İhtilaf ne kadar çok olursa, rahmet de o kadar bol olur. Çünkü ulema, «Müftünün alâmeti mezhebimiz âlimlerinin zahir rivayetlerde ittifak ettikleri sözde kat’i olarak fetva vermesidir» demişlerdir.
.
.
📌 İZAH
.
.
İhtilâftan murad: müçtehidler arasında fer’i meselelerde cereyan eden ihtilâftır. Yoksa mutlak ihtilâf değildir. Evet mezhep imamlarının ihtilâfı ümmet için bir genişlik ve kolaylıktır. Nitekim «Tatarhâniyye» nâm kitabın boş taraflarında izah edilmiştir. Bu söz halkın dilerinde dolaşan meşhur bir hadis-i şerife işaret etmektedir.
.
.
Hadis şudur: «Ümmetimin ihtilâfı rahmettir». «el-Makasıdü’l-Hasene» adlı kitapda bu hadisi Beyhakî’nin münkatı’ bir senedle İbn-i Abbas (r.a) dan şu sözle rivayet ettiği bildiriliyor:
.
.
Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: «Size Allah’ın kitabından bir delil bulunursa onunla amel etmek icap eder. Terki hakkında hiçbir kimsenin özrü olamaz. şayet Allah’ın kitabında yoksa o zaman geçerli sünnete müracaat etmek gerekir. Bu bâbda benden bir sünnet de yoksa, ashabımın söyledikleri ile amel edilir. Şübhesiz benim ashabım gökteki yıldızlar mesabesindedir. Hangisinin kavli ile amel etseniz hidayeti bulursunuz. Ashabımın ihtilâfı sizin için rahmettir». İbn-i Hâcip bu hadisi Muhtasar’ında şu sözlerle nakletmiştir: «Ümmetimin ihtilâfı insanlar için rahmettir».

📍İslam âleminde en yaygın inanç ehl-i sünnet ve’l-cemaat inancı. Müslümanların çoğu bu inanca mensup. İkinci yaygın inanç şiîlik. Bunlardan başka, sapık olmakla beraber İslam dâiresi içinde kabul edilen başka mezhepler de var. Vehhâbîlik, müşebbihe, mûtezile, lâedriye vesâire…
.
.
Herkes kendi yolunu doğru kabul ediyor. Sapık mezheblere mensup olanlar da öyle. Onun için kendi mensuplarını çoğaltmak istiyorlar. Bu düşünceyle, her türlü yalanı meşru görenler var. Zamanımızda bazı sapık mezheb mensupları zehiri altın tasta sunuyor. İslam âleminin kâhir ekseriyeti ehl-i sünnet olduğu için, kendi mezheplerinin görüşlerini yazdıkları kitaplara ehl-i sünnet ismini veriyorlar. Ehl-i sünnete göre şu mesele, bu mesele gibi isimlerle kitaplar basıyorlar.
.
.
Ehl-i sünnet olan Müslümanları kandırmaya çalıştıkları noktalardan biri de “İstivâ” meselesi…
.
.
Tâhâ sûresi 5. âyet ile A’raf sûresi 54. âyette geçen istivâ kelimelerini Ehl-i sünnet inancına ters bir şekilde ele alıp bunu kitaplaştırıyor ve böyle kitaplara da Ehl-i sünnet ismi veriyorlar.
.
.
📚 Bu kitaplarda hangi inancı işliyorlar?
.
.
Allah’a cihet nisbet ediyorlar. Allah’ın –hâşâ- Arş üzerinde oturduğunu söylüyorlar.
.
.
Oysa birçok Ehl-i sünnet âlimi, Allah’a cihet nisbet edenlerin küfre düşeceğine hükmetmiş. Zira bu inanış, Allah’ın cisim sahibi olduğuna inanmayı gerektirir.
.
.
Ele aldıkları âyet-i kerimeler, hepimizin bildiği gibi Arş ile ilgili olan âyetlerdir. Allah’ın yarattıkları içinde en büyüğü arşdır. Onun için, Arş hakkında “arş-ı a’lâ / yüksek arş” diye bahsedilir. Kur’an-ı Kerim’de, “O Allah, azıym / büyük olan arşın rabbidir” buyurulur. Tâhâ sûresinin 5. âyetinde de, “Rahman, arş üzerinde istivâ etti” buyurulmaktadır. A’raf sûresi 54. âyette de aynı ifadeler vardır.

Tesettür'de "dar"lık yoktur, rengarenklik yoktur, el ve yüz harici görünen yer yoktur, vücut hatları belli olmaz, makyaj boya yoktur, dikkat çekici şeyler yoktur.
Tesettür demek güzelliği eşinden başka herkese saklamak demek zaten.
Bu Tesettür'le alay eden ve başkalarına da kötü örnek olanlar bunun vebalini, hesabını Ahirette verecektirler..!
Allah herkese bütün Ümmeti Muhammed'e Hidayet Nasip etsin.(AMİN)
@Dert_etme_dua_ed 👈
-
-
#İslam #İslamiyet #Namaz #ayet #bismillah #dünya #Kalbimdeislam #İslamic #Dua #Hayırlı #Amin #Hayalhanem #SözlerKöşkü #Çayhouse #dert_etme_dua_ed #Elhamdülillah #Allahuekber #Subhanallah #Lailaheillallah #Instagram #video #İstanbul #Kabe #facebook #twiter #snapcat #Türkiye

📍Allah celle celâlühû’dan başkasından istiğâse’yi/yardım istemeyi caiz görmeyene gelince… Ona şöyle cevap verilir: Bu inkâr,
.
.
📕(Bir): Tabarânî’nin “el-Kebîr”inde, râvîleri sağlam bir isnad ile Ukbe İbnü Ğazvan radıyallâhu anhu’dan yaptığı rivayet ile reddedilmiştir.
.
.
Ukbe İbnü Ğazvan radıyallâhu anhu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:
. “Sizden biriniz bir şey kaybederse veya hiçbir insanın olmadığı bir yerde yardım murâd ederse, şöyle seslensin: Ey Allah’ın kulları bana yardım edin. Çünki Allah’ın sizin görmediğiniz kulları vardır.”[65]
.
.
(Taberânî şöyle ilâve etti:) Bu tecrübe edilmiştir. (Tabarânî’nin Rivâyeti ve Sözü Bitti).
.
.
📗(İki): İbnü Ebî Şeybe “el-Musannef”inde[66] Abdullah İbnü Abbâs radıyallâhu anhumâ’dan mevkuf olarak şöyle dediğini rivayet etti:
.
.
“Sizden birinizin hayvanı kaybolursa, ‘Ey Allah’ın kulları!… Allah’ın rahmeti üzerinize olsun; bana yardım edin’ desin.”[67]
.
.
📘(Üç): “İstenmeyen bir şeyden dolayı ölüye sığınmak” hakkında İbnüs-Sinnî’nin “Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle”sinde Ali radıyallâhu anhu’dan şöyle dediğine dâir yaptığı bir rivâyet gelmiştir:
.
.
“Yırtıcılardan korktuğun bir vadide bulunduğunda ‘aslanın şerrinden, Daniyel’e ve …‘a sığınırım’ de.” [68]
.
.
📙(Dört): Üstelik, “Nebilerin (öldükten sonra da) diri olmaları” sahih isnadlarla ve kuvvetli delillerle sabittir. Onlara ve husûsiyyetle Nebimiz’e salât ve selamların en üstünü olsun. Allah celle celâlühû ve meleklerinin, salât ve selâmı her bir salat edenden, Nebimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e ulaştırmaları da[69] (yine sahih isnadlarla ve kuvvetli delillerle) sâbittir.
.
.
📚İktibas : Tevessül ve İstigase
.
📌 Dipnotlar :
.
.
[65] Tabarani “el-Kebîr” (17/117 H:290)
. .
[66] O imam, hafız, Ebu Bekr Abdullah İbnü Muhammed İbnü Kadı Ebi Şeyde 159 da doğup hicri. 235de vefat etti. “Tezkiratü’l-Huffaz” (2/432-433). A.g.e. (6/92 hadis 29712) İbnüs-Sinnî “Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle” (509)
. .
[67] İbnü Ebî Şeybe “el-Musannef (6/92 hadis 29712), İbnüs-Sinnî “Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle” (509)

Kalbin temiz olması ibadetlere engel değil ki,
Kalbim temiz diyerek ibadetlerini yerine getirmiyorsun ?
Bunu bahane olarak kullanmak ancak kendi kendini kandırmaktır.
@Dert_etme_dua_ed 👈
-
-
#İslam #İslamiyet #Namaz #ayet #bismillah #dünya #Kalbimdeislam #İslamic #Dua #Hayırlı #Amin #Hayalhanem #SözlerKöşkü #Çayhouse #dert_etme_dua_ed #Elhamdülillah #Allahuekber #Subhanallah #Lailaheillallah #Instagram #video #İstanbul #Kabe #facebook #twiter #snapcat #Türkiye

📍Soru: “Allahu Teâlâ mahlûkâta benzemez, ancak onun kendine has şekil ve sûreti var” denilebilir mi? .
.
📖 Cevap:
.
.
و ما ان جوهر ربي و جسم و لا كل و بعض ذو اشتمال
.

Rabbimiz (celle celalühü) cevher değildir. Cisim de değildir. Ne küldür (bütün), ne de bir bütünün parçasıdır.
.

Malumdur ki; sûret cismin lâzım-ı müsâvîsidir. Yani her nerede cisim varsa orada sûret vardır.
.

Yine her nerede sûret varsa orada cisim vardır. Bu kaziyyeyi sâlibe/olumsuz olarak da kurabilirsiniz.
.

Şöyle ki: her nerede cisim yoksa orada sûret de yoktur. Yine her nerede sûret yoksa orada cisim de yoktur.
.

Buradan cevap anlaşılmış olmalıdır. Tembih edecek olursak; Allah’ı kendisine has bir sûretle vasıflayacak olursak (ki-hâşâ- böyle bir şey olamaz) bu aynı zamanda onu cisimle vasıflamayı da gerektirir.
.

Hâlbuki Allah celle celalühü’nün cisimle vasıflanamayacağına dair edille-i katı’a vardır. Bu deliller aynı zamanda Allah’a ait bir sûret var demenin de batıl olduğunu kanıtlar.
.

Ezcümle: Allah (cc) kendine ait bir sûretle vasıflanamaz. Akla, fikre gelen ve gelmeyen her türlü sûret o değildir.
.

Allah (cc) ötelerin ötesi, ondan da ötesi, her ötenin ötesi.
.

Ve’s-Selam.

📍Soru: Kelime-i tevhidin ‘La ilahe illallah’ kısmını söyleyen, fakat ‘Muhammedün Resulullah’ kısmını söylemeyen insanlar da ahirette Allah’ın sonsuz rahmetine kavuşacak, diyenler çıkıyor. Yalnızca “La ilahe illallah” demek yeterli midir? “Muhammedün Resulullah” demeden kurtuluş olur mu?
.
.
📖 Cevap: İslamiyet, tevhid dinidir. Tevhid, iki ana temelden meydana gelir. Bunlar birbirini tamamlamaktadırlar. İkisi de ayrı ayrı, yalnız başına düşünülemez. “Lâ İlâhe İllallah” kelime-i tevhidini, “Muhammedün Resulullah” yani “Muhammed Allah’ın Resulüdür” cümlesi tamamlar. “Lâ İlâhe İllallah”ı kabul edip “Muhammedün Resulullah”ı reddetmek, tevhidi ortadan kaldırır. Resulullah’a inanmayan müslüman olamaz, cennete giremez.
.
.
Nitekim Kur’an-ı Kerim baştan sona kadar Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman edip uymayı emretmiştir. Bu konu da bazı ayet-i kerime mealleri şöyledir: ” Kim Allah’a ve Resulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.” (Fetih; 13)
.
.
“Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.” (Ahzab; 71)
.
.
“De ki, Allah’a ve Peygamber’e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.” (Al-i İmran; 32)

.
FATİH SULTAN MEHMED HAN'IN MÜSLÜMANLARA HİZMET UFKU

Fâtih Sultan Mehmed’in, hiçbir sıkıntı ve meşakkatten yılmayarak Allah yolundaki şu samimî gayreti ve müslümanlara hizmet ufku, o mübârek ecdâdın torunları için muhteşem bir numûne-i imtisâldir:

Sultan Mehmed Han Trabzon Rum İmparatorluğu üzerine sefere çıkmıştı. Şehre arkadan ulaşmak için dağlık ve ormanlık bir arâziden geçiliyordu. Bazen baltacılar, önden yol açıyorlardı. Yolun müsâit olmadığı bir yerde Fâtih’in atı kaydı. Fâtih, bir kayaya tutunmak için uğraşırken elleri kanadı. Bu hâli müşâhede eden beraberindeki Uzun Hasan’ın anası Sârâ Hatun, tam fırsatı olduğunu düşünerek:

Oğul! Han oğlu hansın! Bir yüce hükümdarsın! Trabzon gibi küçük bir kale için bunca meşakkate katlanman revâ mıdır? dedi.

Çünkü Uzun Hasan, Trabzon Rum İmparatorluğu ile akrabâlık tesis etmiş ve bu yüzden anasını, bu seferden vazgeçmesi için Fâtih’e ricâcı göndermişti. Fâtih, elleri sıyrıklarla dolu olduğu hâlde doğruldu ve şöyle dedi:

Ey ihtiyar ana! Bilmez misin ki, elimizde tuttuğumuz dîn-i İslâm’ın kılıcıdır. Sen zanneyleme ki, çektiğimiz bunca zahmetler, kuru bir toprak parçası içindir. Bilesin ki, bütün gayretlerimiz Allâh’ın dînine hizmettir. İnsanları hidâyete kavuşturmaktır.

Yarın Allâh’ın huzûruna vardıkda, yüzümüz kara olmasın diyedir. Elimizde İslâm’ı tebliğ ve ta’zîz imkânları varken, birtakım zahmetlere katlanmayıp ten rahatlığını tercih edersek, bize gâzi denilmesi revâ olur mu? Ehl-i küfre İslâm’ı götürmezsek, onların azgınlıklarına mânî olmazsak, huzûr-i ilâhîye hangi yüzle çıkarız?

Kaynakça: Abide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle OSMANLI, Osman Nuri Topbaş, Erkam Yayınları

*(Önce keşfettiğim mekan benim olsun gibi bencilce bir düşünceyle bu fotoğrafı bile paylaşmamayı düşündüm. Daha sonra koca bir tarihten utandım ve paylaşmaya karar verdim. Bundan sonrası için takdir sizindir.)
Geçen sene bugünlerde Fatih'te İstanbul Üniversitesi'nde seminere gittiğim bir gündü. Çoklu oturum olduğundan 1-1.30 saat kadar öğle arası verilmişti. Sürekli fotoğraflardan - dizilerden gördüğüm Bozdoğan Kemeri'ni yakından görmek, dokunmak hayâliyle çıktım. Hızlı hızlı yürürken kemere çok az kalmıştı ki sağımda bu camiyi farkettim. Hemen hangi cami olduğunun da merakıyla avlı kapısından içeri attım kendimi. O müthiş huzur emin olun anlatılacak gibi değil. Sanki attığım 1 adım beni şehrin kilometrelerce ötesinde bir yere götürmüştü. O bilinç haliyle ne şehrin gürültüsünü ne arabaların kornalarını duyuyordum. Koskocaman Fatih'in ortasında koskocaman bir cami, avlusu bomboş... O an sevindim biraz, can damarlarım tıkandığında nefes alabileceğim bir ortam keşfetmiştim. Avluda iki yanı ağaçlarla kaplı yoldan geçip biraz dolaştıktan sonra bir de caminin içini görmek istedim. İçeri adım atar atmaz yüceliğin karşısındaki cüceliğimi gördüm. Muazzam farklı bir bilinç haliydi. Ama bu kez içimdeki sevinç yerini acıya bıraktı. Zira içerde benden başka kimse yoktu! Bu camii Mimar Sinan'ın "Şehzade Camii çıraklık, Süleymaniye kalfalık, Selimiye ustalık eserimdir." dediği Şehzadebaşı Camii arkadaşlar! İçerisine zannediyorum 10binleri alabilecek camiide, günlük nüfusu 20 milyon gibi bir rakam olan İstanbul'da, Mimar Sinan'ın 375 eserinden ilk 3'e koyduğu Şehzadebaşı Camii bomboş. Kültüre, mirâsa, dine, sanata, ecdada saygımız budur.

Most Popular Instagram Hashtags