smherol smherol

178 posts   1965 followers   174 followings

SEMİH EROL  Private account 👉 semiherol_

Im more at ease in rainy weather☔️

Ey ,Yokluğu, dudaklarıma yakışmayan 
boşluğu, yüreğime sığmayan
Çirkin Gülüşlü İstanbul Sevdası
Seni benden aldığın 
sevdanı çekip üzerimden
beni dilsiz bıraktığın günden beri
uzaklığını çektikçe içime
nefesim takılır genzime
acı acı bölünür soluklarım
buz keser kirpiğimde umutlarım
düğümlenir sözlerim
tek söz düşüremem
adını sızlattığım dudağımın iki yakasından...

Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
Zaman adlı denizde bir gün, bir lahza için..

Yakamoz renkli Galata kulesinden
Rüzgarın türküsünü dinliyorum
Denizin çağlayan hüzzam sesiyle
Meltemli gülümseyişini özlemişim
Rüzgarlarında mavi gülüşlerin yüzüyor
Lavanta kokulu rüyalar kalbimde
Yitirmişim zamanı özlemin kanserinde
Sahipsiz kalplerde sürgün türküleriyle
Ayın renkli gözyaşları dağların kucağında
Hayal kırıklıkları aşklarımı kuşatmış
Galata kulesinde yıldız limanları
Kalbin ıslıkları gecenin doruklarında
Yarin rüyaları başımı döndürüyor
Yanık çiçek kokusu kalbimin küllerinde
Hüzün Galata kulesinde dalgalanıyor
Rüyalar kavuruyor kalbin mahşerini
Galata kulesinden hatıra defterim uçuşuyor
Göğün tenhalığında gecenin intizarları
Şafağın sinemasına yıkık kalpler düşmüş
Yorgun yüzler Galata kulesinin uykusunda
Gurbet trenleri Haydarpaşa garında
Hüznün rayları sürgün ufuklara koşuyor
Gökkuşağı renkli denizin şarkısıyla
Zamanın gözyaşları gecenin kadehinde
Hala yârin mektupları Galata kulesinde
İstanbul yorgun güneşlerle göçüyor
Zamanın ağları çekiliyor dalyanlarda
Gurbet türküleri çağlıyor doklardan
Gönül mevsiminde yanık mektup kokuları
Başımda İstanbul meyhanelerinin sarhoşluğu
Kalbimde dinmemiş aşkların uğultusu çağlıyor
Yitirmişim ruhumu beyhude dualarda...

Sen yaşa sevdalarını güzelim
Bana yetiyor dağ başları şimdi,
Karıncalarla oynaşıyorum çam ormanlarında.
Biliyor musun?
Marallar bile küskün şimdi bana,
Suçum,
Zikzaklı yaşam yollarıydı sanırım;
Ben
Tutsak kaldığım günlüğümde
Bak yine sana yazıyorum.
Ufuktan doğan günle
Gülen çiçekleri izliyorum
Yeşil yapraklarda;
Oranj kabuklu ağaçlar şimdi,
Aşkımı
Onlara yazıyorum.
Kalbin sevgi doluysa duramaz yazarsın,
Deli desinler be boş ver,
Atar giderim heybemin delik gözüne,
Yeter ki ses ver.
Konaklar almıyor özlemimi köyümde,
Anıların yapıştığı duvarlarda görüyorum yılları,
Bir senin resmin yok orda
Biliyor musun?
Seni kalbimde görüyorum.
Gök gürültüleriyle uyandığım karanlık gecelerde
Şimşeklerdeki ışıldaklar,
Korkuyorum.
Yaz yağmurlarında sırılsıklam olsam ne yazar,
Ben sevdayla yunmuşum;
Şimdi yiten yaşamın ardından
Ağlamalı mıyım dersin?
Bırak aksın gözyaşları
Azar azar..

Saba makamında ezanın sesiyle
İlk uyanan kuşlardır
Caminin en güzel yerleridir yuvaları
Tüylerini kabartıp silkinirler
Karınlarının acıktığı besbellidir
Ama yere inmek için çöpçülerin tazzikli
Suyla yerleri yıkamalarını beklemek zorundalardır
Çöpçülerin görevi aşkı süpürmek değildir Allah'tan
Yoksa vay hallerine vay
Burada aşkı süpürmeye denizin suyu yetmez
Kendini yerden yere vuran rüzgarın gücü yetmez
Ancak sonbaharın gücü yaz aylarının
Nice sırlarının yapraklarla yok oluşuna yeter
Köprünün arkasından kendini gösteren yeni bir umutla
Cebine sakladığı birasını içerek kuşlarını çağırır
Buğday satan amca
Çaybahçelerinin önünü sulayan genç hortumu bir ara
Kuşlara çevirir kuşların işine gelir yıkanmak
Sahilde iştahsız çocuklarına peynirin kalanını
Yedirmek için anneler kuşlara çocuklarıyla buğday atarlar
Sonunda peyniri de kediler kapar
Herkezin tanıdığı kahverengi köpeğimiz
Kedileri kovalar yeni bir gün başlar

Ey göl, hatırında mı? Bir gece sükut derin, 
Çıt yoktu su üstünde, gök altında, uzakta, 
Suları usul usul yaran kürekçilerin
Gürültüsünden başka..

Bir eskicinin üzerinde tozlanmıştı hayaller
Müzikler, sesler, pes’ler
Hiç bitmemiş olan direnişler..

Geminin, denizi okşayışı gibidir aşk. 
Ona bağlılığı hayranlık abidesidir. 
Insanlar gibi ölürler, 
Fakat insanlar toprağa gömülürler, 
O ! Çok sevdiği denizine. 
Insanlar gibi yaşarlar aşkı, 
Ama insanlar kalbinden söker atar Gömemez! 
Gemiler suyun en derinliklerinde, 
Aşk yaşamaya devam ederler. 
Balıkların dansları arasında, 
Gece ve gündüze inat, 
Yosunları kıskandırırcasına...

Sessizce sana uğradım
zaten üç sokak aşağıdaydı mor çatılı eviniz
derme çatma bir hayallerime sığarmıydı eflatun gülüşleriniz
bulut özgürlük derdin usulca
başını yukarı kaldır da bak
baktım kendi yalnızlığımı gördüm
ahh mihonem ay parçam
gökteki yalnızlığım
tek tek tek saydığım yıldız tanem
mor salkımlı leylağım
aç avuçlarını öpeyim 
hani bulutlar özgürlüğümdü bak sende tutuklu kaldım
öyle aksi tavırların vardı ki
iklimini şaşıran mevsimler gibi
yaz ortasında zemheri bakışların yakardı yüreğimi
buz gibi olurdu solukların ürperirdim
ve mor bir veda öperdi düşlerimi
kimdin bilen yoktu aslında
var olmayan hayali bir düş müydün pencereden bakan
Fransız tarzı küçük bir balkondan sarkan mor bir sevdaydın
ahh bir tek adını hatırladığım ay parçam mihonem
vedası sümbül kokulu gizemli kız
haydi bulut özgürlüğümü ört mor salkımlı düşlerime
sonra ellerime mavi bir kuş çiz 
ve ben azat edeyim..