sirbarhiikaye sirbarhiikaye

248 posts   511 followers   67 followings

ŞirBar Hikaye  ŞirBar ile ilgili hikayeler sayfamda olacak.

18. Part Son
Baran: Koş. Eve gidiyürük.
Hazar: Niye lan?
Baran: Eğer yarım saat içinde eve gitmezsem Şirin beni içeri almayacak.
Hemen içeri koştum. Kağanla Gökhanı kollarından tutup çekmeye başladım.
Gökhan: Ne oluyor enişte? Bi sakin ol.
Baran: Eve gitmeliyiz. Hadi koşun hadi.
Dışarı koştuk. Arabaya bindik. Anahtarı Kağandan alıp arabayı çalıştırdım. Ve gaza bastım. Son hızla sürüyordum.
Kağan: Ne oluyor buna ya?
Ben sürerken Hazar anlatıyordu.
Gökhan: Lan bunun için mi koştur koştur çıktık?
Baran: Hee.
Hazar: Baran yavaş sür. Kaza yapacağız şimdi.
Az da olsa yavaşladım. 10 dakikam kaldı. Eve 20 dakikalık yol kaldı. Hızlanmalıyım. Ayağımı gaz pedalından çekmiyordum.
Hazar: BARAN YAVAŞLAAA!
Karşıdan gelen kamyon önümüze kırdı. Ve çarpıştık.
Bölüm Sonu.
Eveet. 1 haftalık bir aradan sonra geri döndüm. Dönüşüm muhteşem olacak demiştim. İnşallah beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 👋👋

17. Part
Gökhan: Ne tehlikesi?
Baran: Aha şu 4 kız bize doğru geliyorlar.
Kağanın ağzının suyu aktı.
Şirinden
Baranlar gittikten sonra içeri girdik. Konuşmaya başladık.
Nazgül: Kız halo sana ne demişti orda?
Ben ne konuştuğumuzu söyledim.
Dilan: Bence gelmesin. Biz beşimiz kalalım burada.
Nazgül: Saçmalama. Bu saat oldu hâlâ gelmediler. Demekki gece kulübüne gitmişler. Ara hemen gelsin.
Afet: He kız. Ara gelsinler hemen.
Şirin: Tamam arıyorum.
Telefonumu alıp aramaya başladım.
Barandan
Kızlar yanımıza gelmişti. Diğerleri hemen kızlarla dans etmeye başladılar. Ben duruyordum bir köşede. Sanki telefonum çalıyor. Elimi cebime attım. Titreşiyor lan bu. Telefonu cebimden çıkardım. Arayan “ŞİRİNİM ❤”. Al işte. Hemen kayınçolara gösterdim telefonu.
Hazar: Koş. Dışarı koş. Dışarıda aç.
Ben dışarı koştum. Hazar da arkamdan koştu. Çıkar çıkmaz açtım telefonu.
Baran: Ef-efendim Şirin.
Şirin: Baran. Nerdesin?
Baran: Eee dışarıdayım.
Şirin: Abimler nerde?
Baran: Abinler. Abinler de burada.
Hazara göz kırptım. O da numaradan bağırmaya başladı.
Hazar: LAN BARAN. GEL ŞURAYA DA ÇAYIMIZI İÇELİM. SONRA KONUŞURSUN.
Baran: Şirin. Abin çağırıyor. Sen beni niye aramıştın?
Şirin: Eve gel diye. Seni özledik.
Baran: Valla mı? Hemen geliyorum Gülüm. Ama dur. Önce şu abinin yanına gideyim. Sonra gelirim.
Şirin: Yarım saat içinde gelmezsen seni içeri almam. Ona göre.
Telefonu kapattı. Hazar bana bakıyordu.

16. Part
Baran: Haftaya tekrar geliriz. Şimdi gidelim. Hazar ver şu şişeyi bi.
Hazar: Bak şuradan tut. Şu şekilde kafasına geçir.
Baran: Böyle mi?
Diyip kafasına geçirdim şişeyi. Bu tekrar bayıldı. Biz de kahkaha atıyorduk. Arabanın yanına geldik.
Baran: Kim kullanacak?
Kağan: Ver ben kullanayım.
Anahtarı Kağana verdim. Ön sağ koltuğa oturdum. Onlar da bindiler. Hazar arkadaydı. Elimi uzattım.
Baran: Sigara varsa versene bi dal.
Hazar: Dur.
Hazar sigarayı verdi. Ben de camı açtım. Sigarayı yakıp içmeye başladım. Hazar da yakmıştı bi tane.
Gökhan: Enişte. Radyoyu aç.
Radyoyu açtım. Açar açmaz Müslüm Baba çıktı. Nilüfer şarkısıydı. Hem sigara içiyordum. Hem de şarkıyı söylüyordum. Arada arkadakiler de söylüyordu. Sesi iyice sona getirdim. Camlar da açıktı. Sigara bitince Hazardan bi tane daha aldım. Ben sigara içiyordum. Ama uzun zamandır bırakmıştım. Ozan ve Murat da içiyordu. Biz sigara içiyoruz, nargile içiyoruz, içki içiyoruz. Bunlar bizim vazgeçilmezimiz. Bir yerde durduk. Burası ev değildi. Camdan kafamı çıkarıp etrafa baktım. Burası gece kulübüydü.
Baran: Biz niye burdayız?
Kağan: Hadi içeri girelim.
Baran: Otur lan. Saçmalama. Girmiyoruz içeri. Eve dönüyoruz.
Gökhan: Buraya kadar gelmişken niye dönelim?
Baran: Lan evliyiz olum biz. Karılarımız evde bizi bekliyor.
Hazar: Yav gel enişte gel.
Beni arabadan indirdiler. Ve içeri girdik. Son ses müzik. Her yerde deli gibi dans eden insanlar. Bir yere geçtik. İçecek getirdiler.
Baran: Tamam. Gördük. Artık gidebiliriz.
Hazar: Lan olum bi dur. Daha yeni geldik. Al sen şunu iç.
İçkiyi bana uzattı. Ben almadım. Etrafıma baktım. 4 tane kızın bize doğru geldiklerini fark ettim.
Baran: Bence gidelim. Çünkü çok büyük bir tehlike yaklaşıyor.

15. Part
Baran: VOLKAN! Biz geldik canım. Bak bunlar kayınçolarım. Hazar, Kağan ve Gökhan. Beyler. Bu da Volkan. Kısacası it diyebilirsiniz. Siz başlayın. Ben de içki çıkarayım.
Hazar: Sen bizim bacımızı tehdit edersin he!
Hazar dövmeye başladı. Ben de içkileri çıkardım. İçki bardaklarını da aldım. Ve yanlarına gittim. Bardaklara doldurdum.
Baran: Hazarım kolları sıva. Kan bulaşıyor sonra. Gelin birer kadeh alın.
Hazar yarım şişeyi alıp kafasına dikti. Diğerleri de bardaklardakileri içtiler. Ben de tabiî.
Hazar: Seyredin şimdi.
Hazar bitirdiği şişeyi Volkanın kafasına geçirdi. Volkan da bayıldı.
Baran gülerek: Ohaa!
Hepimiz gülüyorduk. Ulan psikopatız hepimiz.
Gökhan: Çekilin. Ben uyandırayım arkadaşı.
Hazar cebinden sigara çıkardı. Gökhan da Volkanı dövmeye başladı.
Hazar: Abi. İçiyor musun?
Kağan: Yok. Ben sadece içki içeceğim.
Hazar: Baran. Al kardeşim.
Baran: Ver Hazarım ver.
Sigarayı aldım. Cebimden çakmak çıkardım. Önce Hazarın sigarasını yaktım. Sonra kendi sigaramı. Gökhan deli gibi dövüyordu Volkanı. Biz de hem sigara hem de içki içerek izliyorduk. Volkan uyandı.
Kağan: Guddük. Çekil bakalım. Sıra bende.
Kağan geçti Volkanın karşısına. Kollarını sıvadı. Ve başladı tokatlamaya. Eli ağırdı. Her tokatta sağlam bi ses çıkıyordu. Gökhan da bize katıldı. Kağan bayılana kadar dövdü. Ben kollarımı sıvamaya başladım.
Baran: Kayınço. Sıra bende. Şimdi izleyin bakalım.
Geçtim Volkanın karşısına. Başladım dövmeye. Ulan bir dövüyorum. Bir dövüyorum. Öff. Tam yarım saat dövdüm. Gerçi herkes yarım saat dövmüştü. Volkan tekrar uyandı.
Baran: Bu kadar yeter. Stres attınız mı?
Hazar: Kendime geldim.
Gökhan: Arada bir yapak böyle.

14. Part
Baran: Eğer eve alacaksan akşam geleyim. Almayacaksan söyle ona göre gideyim.
Şirin: Almazsam nereye gideceksin ki?
Baran: Bilmem. Otele falan giderim.
Şirin: Akşam ara. Ben de düşüneyim.
Baran: Peki gülüm. Şimdi seni öpmeme izin vermezsin. Ben de çocuğu öpeyim.
Eğilip karnını öptüm.
Baran sessizce: Yavrum şu ananı ikna et de eve geleyim.
Şirin dediklerimi duyunca güldü. Gülüşüne kurban olduğum. Hızlıca yanağından öpüp arabaya koştum. Arabaya bindiğimde yan aynalardan baktım. Arkamdan gülüyordu. Arabayı çalıştırıp sürmeye başladım.
Asiye: Uşağum sen deli misun? Öpüp kaçmak da ne?
Baran: Evet deliyim. Senin kızına deliyim ana. Ha eğer kaçmasaydım kızardı. Kaçtığım için güldü.
Bir süre sonra Bozok konağına geldik. Asiye ana indi. Hazar da onu içeri kadar götürüp geldi. Öne oturdu.
Baran: Ee beyler. Nereye gidiyoruz?
Kağan: Akşama kadar dolaşalım. Akşam da gece kulübüne gidelim.
Baran: Kulüp yok. Başka?
Kağan: Niye yok ya? Gidip eğleniriz işte.
Gökhan: Abi sonra da karılarımız bizi öldürsünler.
Hazar: Benim canım adam dövmek istiyor.
Baran: Psikopat mısın olum sen?
Hazar: Ben ciddiyim. Gidip birilerini dövelim.
Kağan: Sonra da nezarete yallah.
Gökhan: Önce adam dövelim. Sonra da gece kulübüne gideriz.
Hazar: Olur.
Kağan: Müthiş olur.
Baran: Sadece adam döveceğiz. Ben sizi döveceğimiz adama götüreyim.
Arabayı çalıştırıp Volkanın olduğu depoya doğru sürdüm. Depoya geldik. İçeri girdik. Yolda Volkandan bahsetmiştim.

13. Part
Baran: Ana. Ver elini öpeyim.
Annemin elini öptü.
Baran: Kusura bakma. İçeri giremedim.
Asiye: Biliyrum uşağum. Ben gideyrum. Kim beni bırakacak?
Baran: Ben bırakırım.
Hazar: Dur Baran. Hep beraber çıkalım. Önce annemi bırakırız. Sonra da dolaşırız biraz.
Kağan: Çok güzel olur.
Nazgül: Hele bi izin alaydınız.
Baran: Gel ana. Biz seninle arabada biraz konuşalım. Siz de izin alıp gelin.
Şirin: Sen benden izin aldın mı?
Baran: Kovulduğum için izin almaya gerek kalmıyor.
Afet: Ooo. Fena laf soktu he.
Annemle Baran gittiler. Resmen gitti ya. Hayır kovduğum için gidemezsin de diyemiyorum. Abimler de izin almaya çalışıyorlardı.
Barandan
Asiye anayla benim arabama bindik.
Baran: Ana bişey soracam. Ben Şirini tatile götürmeyi düşünüyorum.
Asiye: Güzel düşünmüşsün uşağum.
Baran: Ama nereye götüreyim? Önce Ukrayna'ya gideceğiz. Benim işler için. Orada biraz kaldıktan sonra da asıl tatile götürmeyi planlıyorum. Ama nereye götüreyim onu bilmiyorum.
Asiye: Karadenize götür. Bizim oralara. Şirin orayı çok sever. Hem anneannesini ve dayılarını görür. Hem de rahatlar. Onun için çok iyi bir tatil olur.
Elini öptüm.
Baran: Çok sağol anacım.
Kayınçolarım önde karıları arkada geldiler. En arkada Şirinim vardı. Camı açtım.
Baran: Atlayın benim arabaya. Tek arabayla gidelim.
Nazgül: Dediklerimizi unutmayın ha.
Kağan: He Nazgül. Unutmayız.
Arabadan indim. Şirinin yanına gittim.

12. Part
Biz ayağa kalkıp uğurladık. Sonra yerimize oturduk. Kahyaya işaret verdim. O da nargileyi getirmeye gitti. Nargileyi getirdi. Hazırladı. Ve içmeye başladık.
Şirinden
Babam bahçeye gittikten sonra biz de rahat rahat konuşmaya başladık. Sonra Hatice gelip babamın gittiğini söyledi. Bella yengem bize kahve yaptı. Kahvelerimizi içiyorduk.
Asiye: Kizum. Ha bu damat niye içeri gelmiyi?
Bella: Senin kızın adamı içeri almıyor annecim.
Asiye: Uyy. O niye da?
Ben de yaptıklarını anlattım. Neden kızdığımı anlattım.
Asiye: Kizum bu yüzden evden kovulur mu adam? Uşak gitmuş saa bir sürü eşya almuş. Sen onu kovaysun.
Bella: Tamam kızabilirsin. Ama eve almamak da ne? Adamcağız sabahtan beri dışarıda. Donacak yakında.
Şirin: Hava soğuk değil ki.
Afet: Kız. Sabahtan beri dışarıda.
Aslında haklılar. Sabahtan beri dışarıda. Donmuştur tabii.
Nazgül: Get çağır. İçeri gelsinler.
Ayağa kalkıp bahçe kapısından baktım. Sonra annemlere döndüm.
Şirin: Adamlara bak ya. Benim evimin bahçesinde nargile keyfi yapıyorlar.
Afet: Ney? Çekil bi bakalım.
Onlar da baktılar.
Bella: Ne güzel sohbet ediyorlar erkek erkeğe. Hiç karışmayalım.
Nazgül: Karışalım. Yoksa buradan çıkıp bara giderler.
Afet: Eltoşum haklı.
Şirin: Abartmayın ya.
Asiye: Nazgül haklu. Gidun kocalarınuza sahip çikun. Ben de eve gideyum.
Annem gidecekti.
Şirin: Anne dur. Seni erkekler bıraksın. Böylece bir yere gidemezler. Söyle birine. O bıraksın seni.
Nazgül: Doğru diyor. Ana. Hadi.
Hep beraber onların yanlarına gittik. Bizi görünce Baran ayağa kalktı.

11. Part
Baran: Benim aklıma güzel bi fikir geldi. Nargileye ne dersiniz? Bi de semaverle çay getiririz. Ben, Ozan, Murat. Hep yaparız. Sizinle de yapalım.
Hazar: Olur aslında. Ama nargileyi babam gittikten sonra getirelim. Birazdan bir yere gidecek.
Baran: Tamam. ALİ! KAHYA! BAKIN Bİ BURAYA!
Şirin hemen içeriden çıktı.
Şirin: NE BAĞIRIYORSUN BE!
Baran: Şirinim sen niye bağırıyorsun? Normal söylesene. Hem ben seni değil kahyayla Aliyi çağırdım.
Ali ve kahya koşarak geldiler.
Ali: Buyur ağam.
Baran: Çardağa semaver getirin. Çay demleyip içeceğiz. Ona göre. Ha bi de. Kalender Ağa gidince nargileyi de getirin. Bardak getirmeyi unutmayın ha.
Kahya: Tamam ağam. Ali. Sen git malzemeleri getir. Semaveri ben çıkarırım.
Ben de çardağa oturdum. Bi süre sonra her şeyi getirdiler. Semaveri kurup ateşi yaktım. Çayı da demledim. Bardaklara doldurdum. Başladık içmeye. Kalender Ağa da geldi.
Kalender: Oo gençler. Muhabbetiniz bol olsun.
Baran: Babo. Buyur otur. Sana da bi çay doldurayım.
Ben çay doldururken o da oturdu. Çayı doldurup önüne indirdim. Aliyi çağırdım.
Baran: Diğer semaveri de getirin. Onda da çay demleyip adamlara dağıtın.
Ali: Emredersin ağam.
Ali dediklerimi yapıyordu. Biz de konuşuyorduk.
Kalender: Bu hafta sonu işin var mı damat?
Baran: Var sayılır. Ne oldu ki babo?
Kalender: Diyecektim Cumartesi kızımı da al bize gel. Bizde kalın. Pazar günü de düğüne gideriz bizden.
Baran: Cumartesi gecesi maçım var.
Kalender: Ne maçı?
Baran: Futbol maçı. Ben İsviçre’deyken planladık. Bi ekip toplayıp maça gideceğiz diye. Durmadan erteledik. En son bu Cumartesi gecesine karar verdik.
Kalender: Ekip kimlerden oluşuyor?
Baran: Ben varım. Ozan, Murat, Hazar, Gökhan, Kağan, bizim damat ve birkaç arkadaş daha.
Hazar: Biz de senden bu yüzden izin alacaktık baba.
Kalender: Olur. Gidebilirsiniz. Ben artık kalkayım. Birkaç işim var.

10. Part
Ozan: Merak etme sen. Bir iki hafta içinde yaparız düğünü.
Baran: Bugün Perşembe dimi?
Leyla: Evet.
Baran: Salı günü Dilanı isteyecekler. Haberiniz olsun.
Ece: Valla mı? Kim?
Baran: Ferhat. Konuştuk. Salı günü gelip isteyeceğim dedi. Ben de gel iste dedim.
Murat: Cumartesi gecesi maç var. Ona göre. Hep erteliyoruz. Artık yeter.
Baran: Pazar günü de iki aşiret arasında büyük bir düğün olacak.
Leyla: Bu aşiretler büyük aşiretler mi?
Ozan: Büyükler. Ama bizimkiler kadar değil. Adananın en büyük aşireti Duran aşireti. Ondan sonra bizim aşiret ve Bozoklar geliyor. Sonra da sizin aşiretler.
Baran: Yalnız Duranlar sadece Adana'nın değil. Türkiyenin en büyük aşiretlerinden biri. Lütfen doğru söyleyelim.
Ozan: Artist.
Murat: Neyse. Biz gidelim artık. Görüşürüz bro.
Ozan: Görüşürüz kardeşim.
EcLey: Görüşürüz enişte.
Baran: Görüşürüz. Kendinize iyi bakın.
Onlar da gittiler. Arkamı döndüm. Şirin hala kapıdaydı. Bana bakıyordu. Ben de ona baktım bir süre. Sonra da arka bahçeye gittim. Ağacın dibine çöktüm yine. Kayınçolarım geldiler.
Hazar: Hayırdır enişte. Niye içeri gelmiyorsun?
Baran: Bacınız içeri almıyor.
Gökhan: Neden?
Onlara neler olduğunu anlattım. Şirkette olanları da.
Hazar: Yani Şirin haklıymış. Ama abartmış. Eve almamak da ne?
Baran: Hamile olduğu için Hazarım. Yoksa ben tamam diyip buraya oturur muyum? Sırf hamile olduğu için susuyorum. Ama böyle iyiyim ya. Uzun zamandır bu ağacın dibinde oturmuyordum.
Kağan: Buranın nesi iyi ya? Üşümüyor musun sen?
Baran: Yook. Gelin çardağa geçelim.
Gökhan: Olur.
Baran: Ne içersiniz?
Hazar: Çay.

9. Part
Bir süre sonra Ali geldi yanıma.
Ali: Ağam. Mehmet Ağagil gidiyor.
Baran: Ozanla Murat?
Ali: Onlar da gidiyor.
Baran: Bi yolcu edelim o zaman.
Ali elini uzattı. Ben de tutup kalktım. Üstümü elimle temizledim. Ve ön tarafa doğru yürüdüm. Mutfak camının önünden geçerken bir konuşma duydum.
Nazgül: Afet. Bu siti kız kendine kuma getirtecek. Bunun aklını başına getirmeliyiz. Yoksa kocası elden gidecek.
Afet: Yine ne yapmış?
Gülümsedim. Ve yürümeye devam ettim. Onlar da kapıdan yeni çıkıyorlardı. Şirin de kapıdaydı. Beni görünce somurttu.
Baran: Amca biraz daha kalsaydınız.
Mehmet: Başka zamana Baran.
Nazife: Görüşürüz yavrum. Bana bak. Karına sahip çık ha. Üzme onu.
Baran gülerek: O iş bende yengem. Haydi görüşürüz.
Amcam ve yengem gittiler. Kardeşlerim ve yengelerim geldiler yanıma. Şirin kapıdan bizi izliyordu.
Baran: Siz de şu düğünü yapın artık. Yapın da kurtulalım sizden.
Ece gülerek: Aşk olsun enişte. Bizim sana ne zararımız var?
Baran gülerek: Sizin değil. Bu ikisinin zararı var bana.
Ozan: Altın takacak ya. Ondan böyle diyo.
Murat: Sadece altın mı? Düğün hediyesi de istiyoruz.
Baran: Hediyeniz hazır. Sizi bekliyor. Ama sürpriz.
Leyla: Enişte bize söyle bari.
Baran: Yok. Hiç birinize söylemem. Ama şunu söyleyeceğim. Siz hemen tatile gidemezsiniz.
Ece: Niye ki?
Baran: Planlarım var. Sizden hemen sonra bacımın düğününü yapacağım. Sonra da hepinize düğün hediyenizi vereceğim. Ama şu düğünü çabuk yapın ha. Şirinin karnı büyümeden yapın ki kızmasın size.

8. Part
Baran: Hmm. Tamam. Olalım.
Yağmur sevinerek: Ciddi misin?
Baran: Kızım sen salak mısın? Ben sana yıllardır söylüyorum. Biz diye bir şey yok! Olmadı, olmayacak! Ayrıca Şirin hamile olduğu için öyle davranıyor. Hormonlar falan var ya. Onlardan dolayı.
Yağmur yine ağlamaya başladı.
Baran: Yağmur. Amcamı bulaştırmayalım. Git buradan. Kendine yeni bir hayat kur. Aşık ol. Evlen.
Yağmur: Ben sana aşığım Baran. Ve seninle evleneceğim.
Baran: Ya Rabbii! Sen bana sabır ver kurban olduğum. Yağmur!
Yağmur: Baran yeter. Ben hiç bir yere gitmiyorum. Buradayım. Sen de yakında benim değerimi anlayacaksın. Bana geleceksin. Benim olacaksın.
Mehmet: Öyle bir şey olmayacak!
Yağmur: Dayı! Sen bizi duydun mu?
Mehmet: Evet duydum. Ben seni buraya çağırırken. Unutmuştur diyerek çağırdım. Ama sen unutmamışsın. Biletin hazır. Yarın akşam gidiyorsun.
Yağmur ağlayarak: Dayı hayır.
Mehmet: Bak güzel kızım. Senin iyiliğin için. Şimdi kapıdaki adamlar seni eve götürecek. Yarın akşam da İstanbula gideceksin.
Yağmur ağlayarak: Dayı bunu bize yapma.
Baran: Hâlâ biz diyor ya!
Amcam adamlarından birini çağırdı. Adam gelip Yağmuru götürdü. Mehmet amcam da hiç bir şey demeden içeri girdi. Ben kahvemi aldım, bahçenin ortasındaki ağacın dibine oturdum. Ayaklarımı uzatıp, sırtımı ağaca yasladım. Ve kahvemi içmeye başladım. Kahvem bittikten sonra bardağı yanıma indirdim. Gözlerimi kapayıp düşünmeye başladım. Hayatımızı. Şirinimi. Çocuğumu. Erkek mi olacak kız mı? İlk önce anne mi diyecek baba mı? İlk adımlarını ne zaman atacak? Kime benzeyecek? Acaba huyları mı bana benzeyecek görünüşü mü? Bunları düşünürken gülümsüyordum. Sağlıklı olsun. Hayırlı bir evlat olsun. Gerisi pek de önemli değil. Gözlerimi açtım. Etrafa baktım.

7. Part
Şirinden
Yağmuru ne yapacak ki? Sırf bana gıcıklık olsun diye mi çağırdı? Öyle olsaydı Mehmet amcayı da çağırmazdı. Neyse ne. İçeri girdik. O da arka bahçeye gitti. Ozan, Mehmet amcayla Yağmura söyledi. Onlar gittiler. Hatice de 3 tane kahve götürdü onlara. Ben mutfağa gittim. Arkamdan Murat ve Leyla geldi.
Leyla: Şirin sen ne yapıyorsun?
Şirin: Nasıl yani?
Leyla: Ne demek cezalısın, eve girme? Adam seni düşünüp poşet poşet eşya alıyor. Sen saçma sapan triplere girip adamı kovuyorsun.
Murat: Yenge bize bile taşıtmadı bu poşetleri. Dedi ki ben bunları Şirinime aldım. Ona ben götürecem. Siz karışmayın.
Leyla: Bak. Adam sana bir sürü şey alıyor. Hepsini buraya kadar taşıyor. Sen ona böyle şeyler yapıyorsun. Bak böyle yaparak o Yağmurun eline koz veriyorsun. O şimdi bu kavganızı görünce Barana daha yakın duracak.
Nazgül: Sonra da al sana kuma!
Murat: Bismillahirrahmanirrahim! Yenge sen nerden çıktın?
Nazgül: Ben zaten buradaydım. Kız Şirin. Kendi ellerinle kendine kuma getiriyorsun. Harbi safsın ha!
Murat: Baran yapmaz. O Şirini çok seviyor. Ama affetmesi biraz uzun sürebilir.
Leyla: Bence baya uzun sürecek. Şirin öyle yaptıktan sonra burnundan solumaya başladı.
Biraz düşündüm. Abartmıştım. Ama geri adım atmayacaktım. Özür dilemeyeceğim. Biraz geçsin içeri alırım.
Barandan
Şirin hamile olduğu için sustum. Bişey demedim. Madem içeri giremiyorum. Ben de şu Yağmurdan kurtulayım. Amcamlar geldi. Kahveler de geldi. Tam konuşacaktım ki amcamın telefonu çaldı. O kalkıp konuşmaya başladı. Ben de Yağmura baktım. Bana bakıyordu.
Baran: Yağmur. Git buradan.
Yağmur: Hiç bir yere gitmiyorum. Ben senin yanında olacağım.
Baran: Evliyim ben evli. Yakında çocuğum doğacak.
Yağmur: Baran Allah aşkına sevdiğin kadına bak. Seni saçma sapan bir neden yüzünden kovdu. Bu kız seni sevmiyor. Bu dünyada seni seven tek kişi benim. Gel şans ver bize. İkimiz de mutlu olalım.

Most Popular Instagram Hashtags