saribiradam saribiradam

414 posts   27,418 followers   5,990 followings

Herkesin bir Hikayesi vardır.  Kadına ve şiire inanan.

Saksıdaki çiçeği sularken toprağın üzerinde gördüğün karıncaların çıkmasını bekledin mi hiç, peki sen hiç çiçek suladın mı sahi ya.
Senin olduğun şehirde başka çiçeğin yüzü var mı çıkmaya..

Bir şehir düşün,
içinde yaşıyorsun ama orada değilsin.
Orada yaşayan sen değilsin.
Binlerce arsız kalabalığın yüzsüz misafirlerini ağırlamaktan tükenip,
kalbinin tam ortasına kurduğun bir şehir asıl yaşadığın yer.
Kalbinin şehri bu.
Aynı sokaklarını,
aynı duygularla ezbere yürüdüğün her yolu yorgun.
Nasıl tanıdık değil mi ?
Nasıl sen kokuyor her umut,her acı..
Gündüzün ellerinde çiçekleriyle seni beklerken,
sen gecelere asıyorsun uykularını..
Uyku tutmaz yastıklarına binbir kılıf giydirip,
bilmem kaçıncı yeminlerini ederek saklanıyorsun karanlıkta..
Dilinde küstüklerinle,kalbinde konuşuyorsun saatlerce.
Duyan yok biliyorsun,duysa da önemi yok diyorsun zaten.
Sözlerde kalan kurmaca işlere hep aldanışlığımız.
Verdiği sözü tutar sandıklarımızla,bir hayale sarılır gibi aynıymış sarılışımız..
Yalanlarla asıl kendimizi sarıp sarmalamışız..
Böyle oluyormuş meğer,
yavaş yavaş,göz göre göre yoruluyormuş insan..
Bir gün,bir akşam üzeri ansızın değil..
İnsan ansızın yorulmazmış hiç..

Bir kadın vazgeçtiyse, güveni bitmiştir.
Sevgisi bitmiştir.
Onu üzen yaralayan, kalbini kıran insanın değişme ve düzelmesine dair inancı yitmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse, umutları belirsiz bir karanlığa gitmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse, kendine gelmiştir.
Kendinden çok değer verdiği, üzerine titrediği, bütün manevi yatırımını bir kişide kullanıp, dibe vurduğunu görmek onu yaşamaktan bezdirmiştir.
Kendini sevmeyi ve kendine herkesten değerli görmeyi öğrenmiştir.
Bir kadın vazgeçtiyse, pişmanlık duygusunu içinde yok etmiştir.
Gidişiyle, arkada bırakacağı insan, artık onun için kredisini bitirmiş, çareleri tükenmiş, hatta onun için ölmüştür.
Eğer karşılaştıklarında selam verecek kadar saygı bıraktıysa bile, yüzünü görmemek için oturup, gece gündüz dua etmiştir.
Bir kadın kolay vazgeçmez.
Mücadeleyi sever.
Hatta oturup, Yaradandan ek süre taleb eder.
Fakat bir gün an gelip, onu düşündüğünde, dudaklarını birleştirip, başını iki yana sallıyorsa, karşındakine artık geçmiş ola, gerçekten iş işten çoktan geçmiştir.
Yani, sözün özü, asıl bir kadın vazgeçtiğinde, her şey bitmiştir..

Her şeyden, herkesten, kim var kim yoksa yanıbaşındaki insanlardan gitmeyi çok istedin değil mi?
Belki de en çok kendinden.
Uykuların yarım, nefesin kesik.
Hayatında yolunda giden şeyler,
yok denecek kadar az kim bilir.
Zira gidenler çoktan gitti öyle mi ?
Her giden de hayatından bir parçanı söküp götürdü yanında.
Sonra aynalar en azılı düşmanın oluverdi.
Ama hangi ayna insanın kalbini gösterirdi ki ?
Bizim büyük savaşımız bu işte, iyileşmeyi istemiyoruz, kanayacağını bile bile yaralarını kaşıyan insanlarız.
Söyleyeceğim şeyler kuyuya düşmüş bir adamın söyleyecekleri kadar ama unutma bir gün seninde o düştüğün kuyuya birisi bir ip uzatacak ve sen kara kışın ardından baharı,
O karanlığın ardından yeniden güneşi göreceksin Allah'ın izniyle..

Saksıda büyüttüğün çiçeğin olmak isterdim.
Hani o her gece derdini anlattığın...
Yahut başucundan ayıramadığın ve okumaya doyamadığın kitabın olmak isterdim.
Dinleyip dinleyip başa aldığın müzik listendeki en sevdiğin şarkı olmak. Yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını gördüğünde yüzünde oluşan tebessüm olmak.
Hani kimsenin kimseyi anlamadığı zamanlar olur ya Öyle zamanlarda kaçtığın sığınağın olmak isterdim. Belki ağlayan bir çocuğu gördüğünde sızlayan vicdanın olmak.
Belki de bir kedi ya da bir köpeğin başını okşadığındaki merhametin olmak.
Sevgiden bahsedildiğinde ya da konu güzel şeylere geldiğinde aklına ilk gelen kişi olmak isterdim.
Özlediğin olmak isterdim.
Düşündüğün kişi olmak, Sevdiğin kişi olmak isterdim.
Ama, ama her şeyden önce sen olmak isterdim,
Senin olmak..

Bazıları acı vermeye gelir hayatımıza, önce alıştırırlar,
Sonra başkalarıyla yarıştırırlar.
Sen kusursuz seversin oysa...
O bilir senin ne denli iyi biri olduğunu ve giderken biraz da olsa kızarır yüzü.
Sen daha iyilerine layıksın, der.
Gerçekten de öyle.
Sen daha iyilerine layıksın.
Gidenin arkasından üzülmen bile bunun kanıtıdır.
Rüyanda onu görmen bile senin daha iyilerine layık olduğunu gösterir.
Sonuçta herkes aşkı bir süre taşıyabilir, mesele sevgiyi taşımak.
Sevgiyi taşıma yürek ister, bazıları işte bu eksiklikten dolayı kaçar gider.
Onların sadece kan pompalayan kalpleri vardır.
Yürekleri yoktur..

Bir gün hayatın acımasız olduğunu düşünür gibi olursan, hayatın değil; hayatındakilerin acımasız olduğunu farket.
Biz seçimlerimizle varız, bazılarını seçmezsek, hayatımızın anlamının hemen değiştiğini görürüz.
Bir gün pes etmek üzere kalırsan, yaşamış olduğun mutluluklardan bir tanesini seç, onu hatırlat kendine.
Bir daha o duyguyu yaşamak uğruna hayatını yaşanılabilir kıl.
Eğer aklına gelmediyse, hayalinden bir mutluluğu seç.
Hayaller hayatlar olmuyor mu sanıyorsun?
Bir gün biri sana seninle ilgili bir şey derse ve dediği şey canını sıkarsa, kendinle ilgili ne düşündüğünü düşün.
Senin kendine söylediklerin, başkasının sana söylediklerinden daha mühim.
Bir gün aniden olur da giderse biri ve ortada kalırsan, acının da kabulüne izin ver.
Mutluluk nasıl sonsuz değilse, bil ki o da sonsuz olmayacak.
Bir gün bir şarkı sana bir şey hatırlattığında, hatırlayabileceğin anılar biriktirebilme fırsatına sahip olduğun için mutlu ol.
Sevmek, öyle güzel bir duygu ki, herkese rastlamıyor.
Bunu hiç unutma.
Ve bir gün, birisi sana mutluluğu unutturursa, mutluluğu aynı yerden değil ama farklı yerden aramaya başla.
Çünkü mutluluk hazinen değişmiştir..

Kırılmış bir kızsın.
Her şey üzerine üzerine gelirken susanlardandın sen.
Yaşadığın onca şeyi düşün biraz, hiç geçmeyecek dediğin o uzun geceyi de.
İnsanların hepsi mi böylesine kötü ?
Aradın, iyisini bulamadın değil mi?
Sustun, her şeye ve herkese rağmen sustun belki de biraz.
Konuşacak çok şeyin vardı, anlatılacak bir hikayen olduğu için sustun belki de.
Bakar mısın artık insanların anlatacak tek bir hikayesi bile yok!
Senin hikayen ise öyle herkese anlatılacak hikayelerden değildi.
Bir gün biri gelecekti hayatına ve sen biriktirdiğin her şeyi ona anlatacaktın koşulsuz şartsız.
Yaşıtları çeyiz biriktirirken, kendi hikayesini biriktiren kızlardandın sen unuttun mu ?
Hani şu en kırılmış olanlardan.
Evinin bir köşesinde kitap biriktiren, onlarla konuşan, kitaplardaki karakterleri kendi hayatında arayan ama bulamayanlardan.
Şimdi bunu okuyorsan eğer umarım o günler bir an evvel gelir senin için.

En çok kendime kırgınım ben, en çok kendime kızgın, varsa bir lanetim o da kendimedir.
Gün saymayı geçtim ben artık saniyeler bile geçmiyor sanki her dakika da bir can veriyorum daha kaç canım var, daha kaç kez ölmeliyim hiç bir fikrim yok.
Bu benim göz yaşlarım da ilk boğuluşum değildir fakat göğüs kafesimi en derinden yakan bu acı hiç olmamış gibi, her bir kesik nefes alışımda ölecekmişim gibi.
Kelimeler bile sırt dönüyor bana, vicdanın hiç sızlamıyor mu diye haykırıyorlar yüzüme.
Artık sonbahardaki yapraklar kadar değerim yok benim.
Kalbi buz tutmuş bir cani gibiyim, en çokta kendime zarar vermekteyim. Sevdiğime derin derin iç çektirenim ben.
Ne yazık bana, diri diri ateşlerde yanıyorum da bir damla su verenim yok.
Ne yazık bana, kendi nefesimde boğuluyorum da hayatımdaki düğümleri çözecek kimsem dahi yok.

Çok sevdim.O bana mektup yazardı, ben ona mektup yazamazdım.
Elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır.
Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım.
Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki kendine mektuptur onlar. Sonra cevap yazardı.
Başka biriyle evleneceğini duyduktan sonra unut beni diye şiir yazdım.
Mihriban’dan Unutmak kolay değil başlıklı mektubunu aldıktan sonra son şiiri mi yazdım.
Unutmak kolay mı deme
Unutursun Mihribanım
Oğlun kızın olsun hele
Unutursun Mihribanım
Düzen böyle bu gemide
Eskiler yiter yenide
Beni değil sen seni de
Unutursun Mihribanım..
Sarı saçlarını deli gönlüme
Bağlamışım çözülmüyor Mihribanım..

Birbirimizin kıyısından bir türlü geçemediğimize inandığım insanlar var çevremde.
Kıyılarımdan bir zamanlar geçmiş olanlarsa şimdilerde yoklar.
Dahası başka ruhların kıyalarında dalgalanmaktalar,aşkla.
Bense bir kez uğradığım ve sevdiğim bedenlerin kıyılarından vazgeçemiyorum.
Belki de vazgeçmeyi istemiyorum.
Sevmeyi deniyorum elbet zaman zaman bazı kalpleri.
Bazı kalplerse adım atmışlığıma inat uzaklaşıveriyolar benden sanki.
Ya da ben bunu böyle hissediyorum.
İçimde bir yara var geçmişimden hatıra kalan.
Ve o yaraya iyi gelen sihirli kelimelerim var.
Kalbini avuçlarımın içine bıraksalar bile bazı insanlar,ben o sihirli kelimeleri duyamayınca,
Sevemiyorum.
Sarıp sarmaladığım,kimi zaman kendimden bile koruduğum yarama dokunamıyor çünkü kimsenin cümleleri.
Dokunamıyorlar ruhuma.
Öyleyse.
İnsan yarası yarasına denk geleni sever ancak..

Beni hiç merak ettin mi, acaba nasıl diye sormak istedin mi kimseye, ne yediğimi ne içtiğimi nasıl yaşadığımı düşündün mü.
Bunları sana neden soruyorum bilmiyorum, biz seninle çok şey yaşadık, biz seninle bir süre için aynı hayatı yaşadık.
Bunu bana yazdıran şey ne gerçekten bilmiyorum.
Özledim diyeceğim, umurunda olmayacak, demiyorum o yüzden.
Neyse, uzatmayacağım neredesin ne yapıyorsun hiç bilmiyorum.
Dilerim iyisindir, dilerim her şey yolundadır.
Eğer aklına gelirsem lütfen, beni anlamak, nasıl olduğumu ağlamak için, göğsüne bir bıçak geçir ve kalbine elini bastır.
Geçti geçecek..

Most Popular Instagram Hashtags