saribiradam saribiradam

377 posts   18,466 followers   5,930 followings

Herkesin bir Hikayesi vardır.  Kadına ve şiire inanan.

Her yaprak bir sonbaharda ölüp,
Yeni bir baharda can bulabilmeyi diler yaradandan.
Sonra bir rüzgar başlar hafiften.
Gittikçe şiddetlenir ve yaprağın ilk dileğini yerine getirir.
Zaman geçer, dün olur ve sarı yaprak yığınları toprağı kaplar.
Sonra rüzgar pişmanlığın nefesini çeker içine.
Çok geçtir ölen yapraklar için.
Mevsim dönmeli, bahar gelmelidir.
Aylardan Eylül..
Söylesene bu Eylül'de bizim olsun mu. ?

Eylül'dü,
Sonbaharın bir gelişi vardı; senin gidişinde
Eylül'dü,
Masum çocukların saklambaç köşelerinde Kaybettim seni..
Ağaçlar,kuşlar,çiçekler, böcekler hepsi seninle savruldu.
Düşen bir yaprak dalıydı umutlarım;
Rüzgârlarla savrulup duran.
Şimdi hoyratca yaşıyorum Eylül'ü
Şimdi bir başka mevsimde diliyorum seni.
Eylül'dü ve sen gittin..

Sahi; uçuşur muydu kelebekler ?
Bir yandan dökülürken yapraklar.
Sahi geldi mi Eylül ?
Henüz tazeyken, kalbimde
Temmuz'dan kalma yanıklar.
Sahi yaşıyor muydum şuan ?
Yaşıyorsam ne bu üzerimdeki topraklar ?
Sahi okuyor musun hala ?
Çok mu huzur buluyorsun, bir ölüme şahit olmakla.?

Hüzün dendiğinde, yüreğimde bir kuşun kanadı kırılır,
bir balık ölür
ve bir yaprak düşer..
Yapraklar. Hüzne kucak açan da neşeyi selamlayan da yapraklar..
Bilmem acaba o yüzden midir anneanneler evlerinde hep saksı saksı çiçek yetiştirirler?
İçimden bir ses şimdi şöyle söylüyor: “Giden gitsin, kalan kalsın boşver.
Yeter ki yürekteki kuşların kanadı kırılmasın,
balıklar ölmesin.
Ama yapraklar düşsün düşecekse; eğer bir yarayı alıp sökecekse.
Gökyüzü ciğerimize dolacaksa, huzur kapıyı çalacaksa, döksün kendini sonbahar..

Mevsim hazan.
Yaprak dökümü değil insan dökümü yaşanıyor yüreklerde.
Gözden,
Gönülden,
Dilden,
Sevdadan,
Uçurumların kıyısında düşen düşene..
🍂
Sarar mı insan yaprak misali.
Kurur mu kökleri.
İhanet eder mi toprak, köklerini içine salmış dallara.
🍂
Kurumuş dalların altında yaşanmaz oldu aşklar.
Rüzgarda hayaller kurduran yaprak sesleri sustu.
🍂
Mevsim yine insan dökümü de.
Neden ilk sen düştün köklerimden. ?

Seninle güzelken mevsimler,
Hiç küs kalınır mı eylül’de?
Hiç tutmadan olur mu ellerini?
Ayrı kalınır mı eylül sokaklarında?
Gözlerimiz buluşmadan, dökülür mü yaprakları.
Kokunu bilmeden, sevinirmi hiç eylül çiçekleri.
Sesini duymadan, yağar mı yağmurları toprağıma.
İsmini söylemeden tek hece, sarhoş olunurmu gecesinde.
Hiç sarılmadan, durulurmu eylül dalgası denizimde.
Seninle güzelken mevsimler,
Kavuşmadan sever mi eylül bizide. ?

Nasıl titremez o sesin konuşurken
Nasıl kirletirsin o masum bakışlarını
Söylesene hangi, hangi başka el dokundu o yüreğine
Dilim varmaz söylemeye, kurur dudaklarım
Kendimden geçer gibi olurum
Bir hissizlik başlar yüreğimden parmak uçlarıma doğru ve tüm bedenimi saran
Sokak sokak seni ararken bu şehirde
Geçtiğim her insana, gökteki uçan her kuşa senden selam gönderirim
Sen yoksun diye içimdeki şu özlemin
Sen yoksun diye zaten tüm bu şiirler tüm bu tantana
Acıtsana da derin derin yaralar açsada özlemin bende
Yine de senin aşkının gölgesinde serinlemeyi yeğlerim
Ben bir toprak misali senin yağmuruna
Ben bir toprak misali senin güneşine hasretim
Ben bir toprak misali senin ayak basmalarına ve senin gelmelerine hasretim
Ben yine de...
Yinede beklerim...

Elle tutulamayan bu korkunç aşkın sorumluluğunu bütün acılarıyla yüklenen biri olacağım yerde,
söz gelişi odandaki o her zaman seni görebilen, güzelliğini seyredebilen mutlu bir ayna,
bir dolap olsam ne iyi olurdu.
Gün boyunca izlerdim seni;
koltukta oturuşunu,
mektup yazışını,
kalem tutan o güzel elini,
dalıp giden yüzünü, uykuya dalışını.
Denizin dibindeki avuç içi kadar bir yer okyanusun baskısına nasıl dayanıyorsa,
sen de öyle dayanıyorsun Milena.
Yaşam ne rezillik,
aslında bunca çirkinlik içinde insanlara dayanabileceğimi ummazdım,
bu güne kadar utanç duyardım ama sen bir şey öğrettin bana,
dayanılmayacak gibi olan yaşam değilmiş..

Neyi ne kadar çok seversen imtihanın da o olur hâldaş.
Gün gelir yanında olmasa bile sığınacak yuvan, gün gelir mesafe yokken uzaktan da ırak olur.
Sen seversin.
Hayaller kurar, büyütüp beslersin.
Hesapsız ve çıkarsız bir gönül vaad edersin ama o sevda senin şurana bir yumru gibi oturur.
Konuşamazsın, gidemezsin.
Hadi gittin diyelim, gitsen de dilin tutulur.
Yalnız sevgi o kadar muazzam bir şey ki;
Göremesen de gözünde, konuşamasan da dilinde ve kavuşamasan da gönlünde kurulur.
Şikayet etmezsin.
İster yâr ister yara olur. Seversin.
Beklersin.
Dua edersin.
Gün gelir; ya en vefalı nasibin, ya da mazi de bir sızın olur.
Neyi ne kadar çok seversen, imtihanın o olur..
@emrahoktn

Sen gittikten sonra kimse kalmadı..
Hiç kimse
Bağırmak için
Yalvarmak için
Herkes gitti
Çünkü herkes gider.
Ama sen giderken beni dipsiz kuyu ya atıp da gittiğinin farkında olmadan gittin..
Gidenler mutludur, mutlusundur biliyorum..
Gidenler geride kalanlar bir gün unutulur sanıyor hep
Kalanlar ise gidenler bir gün döner diye bekliyor..
Önce çaylar soğuyor sonra yürekler...

Saçlarına bulutlar konmadan, dünü,bugünü, yarını unutup da bak bana.
Saçlarına kurulu bir düzenin sonlarındayım..
Mevsime yön veren saçların, sonbaharın habercisi değil midir ?
Oysa yaprak dökümünden sonra başlar hüzün,
Senin saçlarının benim bedenimde yer etmesi hüzünmüdür?
Yanlızığın rengi turuncudur ve onun içindir ki bütün sonlar sonbahara yazılır..
Bir kadın sevin,
Saçları ruhunuza ırmak ırmak dökülsün !
Bir kadın sevin,
Kalbinde merhamet taşısın !
Ve bir kadın sevin,
Ahiret kapısını avuç içinde saklasın !
Her ömrün bir sonu varken, saçlarını sırat köprüsü belledim ve ordan yola çıktım..
Seni sevmelerin ülkesinden,
Saçlarından...!
@emrullah.cumayir

Başını hayallerine yaslayıp şöyle rahat rahat aklının ucundakileri kurcalarken onlarca anı onlarca insan kırdıkların veya kırıldıklarını dağ, taş, gökyüzü, yeryüzü, geçmiş ve gelecekten sayısız pencere açılıyorsa;
Gözlerine hangisini düşünüp hangisine ilk sıra vermen gerektigine karar veremeyecek oluyorsan benim ne kadar yüküm varmış, ne kadar dolu ne kadar çaresiz kalmışım dediğin anda;
Allah'ı düşün..
Düşün ki; düştügün an koşulsuz şartsız tutunacak bir dostun var.
Düşün ki; kapısı daima açık,istediğin zaman gülüp istediğin zaman ağlayacağın bir dostun var.
Düşün ki; hatalarınla kabullenecek doğrularınla sevgiyi gönülden naksedecek bir dostun var.
Düşün ki; öyle bir dostun var ki onunlayken her derdin bir dermani, her gecenin bir gündüzü var.
Düşün derttaş; Allahı düşün ki dertlerin erisin.
Düşün ki; anlayasın ne kadar da büyümüş dünyalık 'düş'ün..

Most Popular Instagram Hashtags