ridkes ridkes

125 posts   6,648 followers   298 followings

Rıdvan Keskin  Süreya gibi. -300114-

Süreya gibi’den.

Yeni kitaptan... Koku öpülür mü? Öpülür,
Öptüm çünkü.
İnsanın yedi yüz yetmiş bin adım öteden sarılabildiğini gördüm,
Genellemeleri yanlış bulmam,
Tüm mesafeler sayılardan ibarettir,
Tüm mesafeler biraz acıdır,
Tüm mesafeler keder doludur her adım başına, Tüm mesafelerin sonunda bir insan vardır.
Ne zaman kendimle baş başa kalsam Çekiyorum tüm beyaz bayrakları tepeme,
Pes ettim diyorum,
Duyan yok.
Pes ettim,
Artık kaybedemem bir şeyi,
Benden alacağınız hiçbir şey kalmadı,
Neden hâlâ canımı yakıyorsunuz?

Bir sene aradan sonra yeniden merhaba. Güzel haberler yakındır demiştim. Yeni kitabım 17 Kasım’da İstanbul TÜYAP’ta ellerinizde. 👊🏼 “En az Süreya kadar,
En azından Süreya gibi.”

Bir mektubu öyle orta yerinden yırtamazsın.

Sana denk gelemedim.

Topa vurdum,
Tribünlere koşuyorum,
Gol olacağından öyle eminim ki.

"Buluşmalarımızın her anında, pek fazla değil.
Sanki hiç yaşanmamışcasına. Kutladık.
Bu kocaman dünyada yalnızdık.
Bir kuştan daha hafif ve daha yürekli.
Merdivenlerden aşağıda, aptal hayalet gibi.
Beni kendi yoluna götürmek için geldin,
Yağmurda demlenmiş leylakların arasından,
Kendi hükümdarlığına..
..."

Tüm konuşmayı başa sar ve biliyor musun? Şu dar sokakların bizim için yapıldığına dair söylentiler var. Ellerimi tut, avuç içlerin terliyor, ne güzel. Tüm söylediklerini unut, beni yine sev. Devrilen gözkapaklarıma ihanet ediyorsun, farkında değilsin. Seni öldüren sevda beni güçlendiriyor. Sende solan çiçeklerin tohumlarını ekmekten çok yoruldum. Sende bitti sandığın her duygu, bende ilk günkü gibi.
Bizi seviyorum, ama sen gidiyorsun.
Ayrılık üzerine milyonlarca şarkı var, gidişin çok sıradan. Güneş doğacak, ama bizim için değil. Benden uzakta bir karanfil sulayacaksın, ama açmayacak. Yarım kalmışlığa ait birkaç yazıdan bahsedeceğim konusu biz olan, duymayacaksın.
Son zamanlarda sana dokunamıyorum, vardır elbet bir kuşta senin zarifliğin.

Kimse sen gibi olmadı değil, kimseyi senin yerine koyamadım ben.

acılar insanlar üzerinde somut kavramlara dönüşür. üzülüyorum demiyorum, soyut bir şeyler bıraktın bana giderken.

Gidilir mi eskisi gibi,
Gelinir mi yanına,
Öpülür mü eskisi gibi parmakların?
Çok geç.
Uğraşılır mı eskisi gibi?
Değer mi peki bunca savaşa,
Bunca kayıba?
İçimden parçalar kopuyor,
Bombalar düşen koca bir şehir,
İçinde ölen yalnızca benim.
Bu gece sadece bizim için,
Bu gece sadece benim,
Bu gece bombalanan tüm şehre inat,
Ellerimi tut.
Ben yoruldum bir hayli,
Koşmakta yalın ayak o dikenli yollarda.
Herkesi mutlu etmek için çabaladım,
Artık mutsuz benim.

Hayatımızda eksik olan insanların, Hayatında fazla olmaya geldik. Kaldırın elleri,
Zaman alkış tutma zamanıdır.
Diriliyoruz, farkına varın!
Kaldırımlardan atlayacak doksanların çocukları, Bağıracağız seksenlere avazımız çıktığınca,
Cesetlerimiz kokmayacak, şiir yaşatacaktır bizi.
Öyle kudretli olacak ki her satırımız,
Kulaklarınız kan ağlayacak.
Gıcırdayan yüreklerinize mürekkep sıkmaya geldik!
Ve sizler;
Ölüyorsunuz, farkında mısınız?
İndirin ellerinizi yüzlerinizden,
Teslim olmak değildir el kaldırmak.
Satırlarınızda gölgelerimize rastlayacaklar.
Bu dönemin en fiyakalı çocukları koşarken taso peşinde, Bizler sizin edebiyatınıza bilyelerimizle karşılık vereceğiz. Kun fe yekûn!
Eller havaya!

Most Popular Instagram Hashtags