ozgurtemas ozgurtemas

462 posts   384 followers   621 followings

özgürtema's  Özlem Malkoç Gedizlioğlu İZMİR DEÜ İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü. Çelimsiz Ölüm.

"Vurun Kahpeye..." Bu acı ünlemin ardındaki kini, nefreti ve karanlığı birçoğumuz sinemaya uyarlanmış metnin sahnelerinden anımsarız.Keza çocukken izlediğim o linç sahnesini hâlâ unutmuş değilim.
Türk sinemasına üç farklı yönetmen tarafından uyarlanmış bu yapıt, Halide Edip'in ikinci romanıdır. Roman 1923 yılı sonlarında Akşam gazetesinde tefrika edilmiş ve 1926 yılında ilk defa kitap olarak yayımlanmıştır.
Bildiğim bir eser olmasına rağmen okurken yine çok etkilendim.Bunun sebebi elbette kitapta anlatılan karanlığa ve cahilliğe benzer vakaların günümüzde hâlâ yaşanıyor olması.
.
.
📚Konusunu kısaca hatırlatmak gerekirse: "Romanda, idealist öğretmen olan İstanbullu Aliye’nin Anadolu’da bir kasabaya gidip Milli Mücadele’ye destek vermesi ve bu süreçte başından geçen olaylar anlatılır.Roman Öğretmen Aliye’nin yaşadıklarından ve gözlemlerinden yola çıkarak o günlerdeki Anadolu halkının Milli mücadeleye bakışı, tutumu Kuvayı Milliye’ye karşı tavırları ile Osmanlı Devleti yanlılarının ve eski düzen karşıtlarının çatışmalarını yansıtır. " .
.
📌Unutmadan kitabın son kısmında, esere ve yazara dair izlenimleri ile Selim İleri yer alıyor. Değerli bir bakışla birkaç izlenim sunuyor.
_______________________

#iyiokumalar #vurunkahpeye #kitapagaci #halideedipadıvar #selimileri #edebiyat #yolpalascinayeti #kitapyorumu
#okudumbitti #okumazamanı #kitaplar #kitapkurdu #portre #portrait #art #acrylic
#artsy #dessin #arttherapy #painting

📚Kırgız Edebiyatı'nın usta yazarı Cengiz Törekuloviç Aytmatov ile tanışma kitabım "Gün Olur Asra Bedel" 📚
_____________________

İlk basıldığı yıllarda "Gün Uzar Yüzyıl Olur" ismiyle tanınmış roman, yöresel motiflerle ve değerlerle kusursuzca işlenmiş başarılı bir anlatı.
Eserin ismi bile tek başına, okuru düşünmeye ve kendini okutmaya yetiyor.Ne güzel bir roman ismi diyorum kendi kendime...Ardında neler saklı olabilir diyorum ve başlıyorum merakımı gidermeğe... Okuyorum, okuyorum ve kendimi uçsuz bucaksız bir bozkırın ortasında Sarı-Özek'de buluyorum.Boranlı Yedigey'in, Kazangap'ın ve Abutalip'in kesişen hayatlarının zorlu, mücadeleyle dolu ömürlerini bir gün üzerinden,birkaç saatlik bir zaman diliminden izliyorum. -Ben o bozkırdaki gökyüzünde onları seyre dalan çaylak..-
Bu seyirde her türlü edebi lezzeti almak mümkün, lirik, epik, mitolojik hatta kozmik öğelerle bezeli bir anlatı.Romanın arka planında bilim kurgu sahnelerini aratmayacak türden olaylar da zuhur ediyor ki itiraf etmeliyim; bu sahneler bana Ursula K. Le Guin kurmacalarını anımsattı.Bir film gibi izliyorum her sahneyi .Gecmiş, şimdi ve gelecek hepsi aynı oluyor, hepsi bir oluyor.Zaten onun için "gün uzar.."diyor yazar.

413 sayfaya sığmayan bir eser... ve anlatmadıkları daha çok yordu zihnimi.Varın siz de okuyun, düşünün daha neler anlatmamış. (Unutmadan:Tüm dünyada büyük tartışmalar yaratan siyasal ve sosyolojik terminolojiye "Mankurt ve Mankurtlaşmak"
kavramını sokan Aytmatov'un bu eserinin başka ilginç bir bölümü ise "Cengizhan'a Küsen Bulut" isimli bir eserle hayat bulmuştur.) #iyiokumalar #günolurasrabedel #destan #cengizaytmatov #kırgızedebiyatı #efsane #okudumbitti #oku #kitaplar #bilimkurgu #bookstagram #kitapkurdu #edebiyat

📚"Ah...dedirten öyküler bunlar." Tadına doyamadığım türden; kâh ağlatan kâh gülümseten kurmacalar...
-Çok etkileyiciydi ve bitmesin dedim-
Bitmez elbet, okuyunca bitmez...
Yazar bitirir, okur asla bitiremez.
Hatta Sabahattin Ali ile bir öyküsünde hemfikiriz: "Bir Delikanlının Hikâyesi" isimli öyküsünde şöyle diyor;
" Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir. Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar
her zaman için yeni bir koku taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır. Mesela, masanın kenarındaki ucu kırık
mermer tütün tablasını belki yüz defa üstten, alttan, sağdan,soldan tetkik etmiş, elime alarak saatlerce kırık yerdeki ince damarlarıve pürüzleri seyretmişimdir. O, bana artık kendi sesim kadar bildiktir. Halbuki en çok okuduğum bir kitabın en çok okuduğum bir satırı bile bana bazan başka şeyler söyleyebilir.Yalnız onların böyle en mahrem taraflarını bile görebilmek için uzun bir beraberlik lazımdır. Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı
çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimiz her şeye fazlasıyla maliktirler."
....
Ya..işte böyle şeyler ..
... Değirmen isimli öyküden ismini alan kitap üç bölümden oluşuyor ve bu bölümler ise on altı kısa öyküyle can buluyor.1920'li yıllarda çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanan bu öyküler adeta zamana meydan okuyor; okurla buluştukça yeniden doğuyor. Ah diyorum biraz yeisle biraz öfkeyle: Bu güzel ruhun, Sabahattin Ali'nin bedenini öldürmüş olabilirler -ki büyük cahillik.Bilemezlerdi..Bu güzel ruhun her defasında yeniden doğabileceğini ve biz okurlardan daha çok yaşayabileceğini tahmin bile edemezlerdi.

Her öyküsü birbirinden güzeldi.Bazı öyküler Oscar Wilde'ı ve Edgar Allan Poe'yu anımsattı bana.Tebessüm edip benden başka bunu hisseden olmuş mu diye google'da bir gezindim.Derken Doğan Hızlan'ın da benzer bir yorumunu okudum ve yine tebessüm ettim.
#okuyunuz

#sabahattinali #öykükitabı #öyküler #değirmen #bütünyapıtları #okudumbitti
#okumazamanı #okuyorum #bookstagram #iyiokumalar

Göğe yükselen bir delilik:
"...lütfen unutmayınız ki Delilik, yani bir kadın konuşuyor."
Her ne ise; ben şu atasözünün dediğini yapıyorum:"Kimse seni övmezse sen kendini öv!"
📚📚📚
#deliliğeövgü metni 1509 yılında Rönesans'ın ünlü düşünürü ve hümanizm akımının yaratıcılarından biri olarak anılan Rotterdamlı Erasmus tarafından sadece birkaç haftada yazılan bir başyapıttır.Yazıldığı dönemden bu yana asırlar geçmesine rağmen eskimeyen, şimdiki zamanın cahilliğine de cuk oturan bir kitap "Deliliğe Övgü"
Birinci tekil şahıs diliyle, karşısında hayali bir izleyici kitlesiyle (okuruyla) konuşan "Delilik" aklına geleni çekinmeden söyleyen amacının kendini övmek ve onu dinleyenleri eğlendirmek olduğunun altını çizen, Erasmus tarafından cinsiyeti özellikle düşünülmüş bir karakterdir.Dönemin bağnazlığını, cehaletini, kiliseyi ve adamlarını sansüre uğramadan eleştirmenin en akıllıca yolu kadını sözcü yapabilmekti.Çünkü bir kadının sözleri neyi içerirse içersin o dönemde kimse tarafından ciddiye alınmayacaktı.Ona her şey söyletebilirdi.Dolayısıyla deli dolu ve aynı zamanda akıl dolu bir kadın oldu bu karakter.Mitolojiden, felsefeden,edebiyattan ve birçok yazardan yaptığı alıntı ve örneklerle deliliğinin haklılığını ıspatladı.
📚📚Çoğu satırını gülümseyerek okuduğum ve yer yer kahramanına alkış tuttuğum bir klasik oldu.
. 📌Kitabı okumak isteyenlere önerim Nusret Hızır çevirisi ve Kırmızı Yayınları..özellikle kitabın son bölümünde başarılı çevirmen Ahmet Cemal'in kaleme aldığı "Deliliğe Övgü'ye Methiye" isimli oyunu esere ayrı bir değer katıyor.
#📚
#✏
#iyiokumalar #okudumbitti
#erasmus #delilik #bookstagram #kitapyorumu #okuduklarım #felsefe #düşün
#morias #desideriuserasmus #kitaplar

Bugüne öykü molası... G Ü V E R C İ N.. .
.
📚Patrick Süskind'in kalemiyle can verdiği karakter Jonathan Noel'in travmatik geçmişiyle başlayan uzun ve sürükleyici bir hikâye: "Güvercin".
Sonunu merakla beklerken, tedirginliği arttıran yazının atmosferindeki kafkaesk anlatımlar dikkat çekici.
Güvercin ise sadece bir tetikleyici..
.
.
✏"Oda, Jonathan'ın güvenli adasıydı bu güvensiz dünyada ve öylece kalmıştı, sıkı sıkı sarılabileceği tutamağı, sığınacağı köşe, sevgilisi olarak kalmıştı, evet sevgilisi, çünkü akşamlan döndüğünde onu sevecenlikle sarmalıyordu bu sevgili; küçük odacığı, ısıtıp koruyor, bedenini de ruhunu da besliyordu, ihtiyaç duyduğunda hep oracıktaydı, bırakıp gitmiyordu. Bu sevgili gerçekten, güvenilir olduğunu kanıtlamış tek şeydi hayatında." .
. ✏"Öyle sorular vardır ki, sırf sorulmalarıyla kendi kendilerine hayır yanıtı verirler.Öyle dilekler de vardır ki, insan bunları dile getirir ve bu arada başka bir insanın gözlerinin içine bakarsa iyiden iyiye boşuna oldukları ortaya çıkar." .
.
✏"Bütün gücü ''yapardım, yapabilirdim, yapmak isterdim '' ifadelerindeydi ve kafasında en korkuncundan varsayımsal tehditleri, ilenmeleri kuran Jonathan aynı anda, bunları hiçbir zaman gerçekleştirmeyeceğini de pekala biliyordu.O bu işin insanı değildi.Ruhsal çaresizlikten, akıl karışıklığından ya da birden gelen bir nefretle gözünü kan bürüyüp suç işleyecek biri değildi; böyle bir suç kendisine ahlaka aykırı geleceği için değil, yalnızca kendini eylemle ya da sözlerle dışa vurmak hiç elinden gelmediği için.Eylemde bulunan biri değildi o.Rıza gösteren biriydi." .
. 📚Noel'in münzevi hayatı takıntılı bir şekilde uygulamaya çalışması ve bunun en ufak bir şeyle yıkılacağından duyduğu aşırı kaygı ve paranoyaya dair güzel bir kurmaca "Güvercin" .
Ve güvercin ise sadece bir tetikleyici... .
.

#iyiokumalar #uzunöykü #güvercin #patricksüskind #koku #dietaube #okudumbitti #edebiyat #kitaplar #bookstagram #oku

🕯E d e b i y a t N e d i r ? 📚"Şu ki­tabı masaya bırakıvermek bütünüyle elinizdedir. Ama açtığınız an, sorumluluğunu yüklenmişsiniz demektir." 🎙Uzun bir aradan sonra: yoğun bir tempoyla akıp giden zamanımın ve farklı zihinsel etkileşimlerimin arasına sıkıştırarak okumak durumunda kaldığım bir Sartre kitabı oldu "Edebiyat Nedir".Deneme türündeki tabiri caizse kültleşmiş , döneminde hayli ilgi görmüş ve irdelenmiş bu eseri okurlar dahil yazma edimiyle uğraşan tüm edebiyatseverlere tavsiye ederim.(Zira üzerine düşünülecek sayfalarca altı çizili satır ve tespit var.)
🎷🤯"Sartre..." İsmi gibi yazılarını da öyle kolay okuyup yorumlayamazsınız.Onun algısal derinliğine inmek için koltuklarınızı dik duruma getirin ve bütün duyargalarınızın açık olduğundan emin olun.😉🤓
📚Sartre bu eserinde "Yazmak Nedir?", "Niçin Yazıyoruz?" ve "Kimin İçin Yazıyoruz?" sorularından yola çıkarak "Edebiyat Nedir?"sorusunu sormaya ve cevaplamaya çalışmıştır.
👌Edebiyat kavramını "yazar", "yazarın görevi" ve "okurun konumu" üzerinden farklı tarihsel zamanları da göz ardı etmeden ve farklı sanat dallarını da işin içine katarak ele alıyor.Özellikle ilk bölümde, yazarın bağlanma olgusu üzerine sohbet ederken ressam ve şairin bağlanması- ki bunu reddediyor- üzerine pek değerli örnekler ve önermeler sunuyor .Aslında önerme demek eksik bir yorum olur. Çünkü Sartre bu denemesinin nesnelliğinden gayet emin.
Edebiyat'ı dilin varoluşsal evreninde özgürlüğü de merkeze alarak incelerken, yazarı çağının sorunlarına sırt çevirmeyen ve bu sorunlardan feyz alarak kendini ve okurunu özgürleştiren ya da ona özgürlük çağrısında bulunan aydın olarak görüyor.
#kitaptanalıntılar #edebiyatnedir #sartre
✏"...İyi ama, şiir sözcüklerden yararlanmıyor ki; hatta onlardan hiç yararlanmıyor, bence, şiir onlara yararlı oluyor."
✏"Güzellik bir resimde ilk göze çarpan şeydir, bir kitapta ise saklıdır,.."
✏"Yazma işinde, gerçek okumayı olanaksız kılan,gizli bir yarı okuma vardır. Sözcükler kalemin ucunda biçimlendiğinde yazar da onları görür elbet."
✏Niçin yazıyoruz?Herkesin kendine göre bir nedeni var: Şunun için sanat bir kaçıştır,öbürü içinse bir ele geçirme yolu....
#okudumbitti#bookstagram#kitap

Most Popular Instagram Hashtags