otukenvadisi otukenvadisi

232 posts   11134 followers   1930 followings

Ötüken Vadisi  Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş... - Siyasi ve içtimai mezhebim Türkçülüktür 🇹🇷

http://instagram.com/otukenajans

O kadar!

Bir TÜRK olarak ne düşünüyorsunuz şu an?

😄

Amaçları, bizlere kimliğimizi kaybettirip, asimilasyona uğratmaktır. Tarih kitaplarımızın her sayfası savaşlarla dolu... Bizim milletimizin hiç mi kültürel, tarihi, bilimsel bir mirası yok? Mesela bizlere Fatih Sultan Mehmet'e İstanbul'u fethettirenin, hocası Akşemseddin olarak anlatılıyor, doğru... Fakat! Medeniyetin beşiği diye baktığımız Batı, daha tuvaletin ne olduğunu bilmezken o dönemde Akşemseddin mikrobu incelediği, tıp ve anatomi alanında deneyler yapıp eserler verdiği anlatılmıyor. Keza Uluğ Bey'in 1000 işlem yapan usturlap icat etmişken, Batı 40 işlem yapan usturlap kullanıyordu, bunlar anlatılmıyor. Çünkü akıl, bilim, teknolojiden, sanattan uzak bir Türk Milleti, onların görüşüyle "barbar Türkler" yaratılmak isteniyor. Yapılan bu kültürel ve psikolojik hareket toplumun gerilemesine, akıldan uzaklaşmasına ve maalesef tüm tarihini savaştan ibaret, aralarında sadece savaşçı olmak gören bir toplum oluşmasına sebep oldu... Günümüzde bu operasyonla savaşıp gaflet toplumu olmaktan kaçmanın tek yolu Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün 100 yıl önce işaret ettiği akıl ve bilim yoludur! Öğretilen yanlışların düzeltilmesi bilimsel araştırmalar dan ve akla, mantığa uygun analizler ile mümkün olacaktır. Türk Gençliğinin bu operasyonlardan kurtulmak için Fen Bilimlerine, Sosyal ve Siyasi bilimlere sıkı sıkıya sarılması gerekir. Uyanış, diriliş ve ilerleyiş anca böyle mümkün olacaktır. (Öyle sağ da sol da davam var deyip, eline tesbih alıp, hilal bıyık bırakıp, Göktürkçe tişört giyip, elini Bozkurt yapıp sabahtan akşama kadar kafede çay içmekle dava güdülmüyor.) Son sözlerimiz; Ey Türk Gençliği! Sorun, sorgulayın, düşünün. Yükseliş bu şekilde sizin olacaktır. #otukenvadisi

Oryantalizm ya da diğer adıyla şarkiyatçılık Batı medeniyetinin Doğu toplumlarını tanımlamakta kullandığı bir düşünce sistemidir. 27 Aralık 1949 tarihinde Türk çocuklarının eğitimi resmen Amerikalılara teslim edildi. ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği,sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu. Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonuydu ve sekiz üyeden dördü Amerikalı, dördü de Türktü. Neden bizim tarihimizi Amerikalılar yazıyor? Geçmişte yeteri kadar arşiv saklayamadığımız veyahut yaşanan olayları kaydedemediğimizden mi? Oryantalistler Doğu ve Batı denildiğinde insanların zihinlerinde belirli kavramlarının sanki "genel-geçer" kurallar gibi oluşturulmasına çaba sarfederler. Belirli bir zihniyet oluşturmak, olayları sorgulamadan kanıksatmak Batı'nın hedefidir. Zihniyet denince "bir toplumun düşüncesini bilgilendiren, yönlendiren ve bu topluluğa ait her bireyde görülen ve düşünsel alışkanlıkların tümü" anlaşılmalıdır. Oluşturulan zihniyet sonrasında Batı sahip olduğu araçların vasıtasıyla bilginin, betimlemenin dışına çıkarak "istenileni oluşturma" sürecine isteyerek sapmaktadır. Bu bir süre sonra genel-geçer kural arak kabul görür. İşte asıl tehlike buradadır! Burada bilimsellik adı altında empoze edilen ve zihinlerde oluşturulan baskın bir düşünce hakimdir. Batı bunu çok güzel kullanmaktadır. Bu bakımdan pozitif bilimleri kullanan Batı, "bilgi ve bilim faşizmi" yapmaktadır. Batının bu hareketi sonucunda Doğu insanı ötekileşmeye başlamıştır. Doğu toplumunun içerisinde "birlik ve beraberlik" "azim ve çalışma" gibi değerler Batı tarafından tahrip edilip ve toplumun kendi içinden "bizden adam olmaz" denen mazoşist anlayış türemektedir. Bunu ne amaçla yapıyorlar peki? (Nedenini yarın sizlere sunacağız.) #otukenvadisi

Elçibey

🇹🇷

Kurtuluş savaşının en hareketli zamanlarında, bu mücadele ve dolayısıyla da toplum içerisinde kadının aktifliği artmıştır. Halide Edip, böylelikle kendini daha rahat ifade etme ve çalışmalarını daha başarılı bir şekilde sürdürme şansı yakalamıştır.

Balkan Savaşı döneminde, öğretmenlik mesleğinden istifa ederek, mesleğini bırakan Adıvar, müfettişlik görevine alınmış ve uzun bir süre boyunca, kız okullarının kontrollerini yapmıştır. Bu dönemde, pek çok kız öğrenciye, okuması için destek olmuş ve edebi faaliyetlerini de desteklemiştir. Kendisinin açılışını yapacağı yetimhaneler ve okulların açılışı sırasında, Adnan Adıvar ile tanışan Halide Edip ikinci evliliğini de böylelikle yapmıştır. Adnan Adıvar, bir doktor olup, milli mücadele dönemlerinde ülkenin kurtuluşu için büyük çaba sarf etmiştir.

Anadolu’da yapılan mücadele ve halkın bu mücadeleye daveti sırasında Halide Edip Adıvar, çalışmaların içinde aktif bir şekilde rol almaktaydı. Halk ile yapılan konuşmalar için metinler hazırlayan Adıvar, bu dönemde Anadolu Ajans’ının kurucuları arasında da yer almıştır. Anadolu Ajansı’nın kuruluşu sırasında, Mustafa Kemal Atatürk ile istişare yapan Halide Edip, bu ajans sayesinde ülkedeki önemli haberlerin kolayca yayılmasının ve halkın mücadeleye destek olmasının sağlanacağını düşündü ve yaşananlar da düşündükleri şekilde oldu.

Halide Edip Adıvar, yalnızca edebi kimliği ile değil kahraman özelliği ile de bilinen Türkiye’nin ilk kadın yazarlarından bir tanesidir. Halide Onbaşı olarak da tanınan bu değerli isim aynı zamanda akademisyen, siyasetçi ve bir öğretmendir. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında görev yapmıştır. Sivil olmasına rağmen savaş sırasında verdiği mücadele ve çabası sayesinde rütbe alarak kahraman sayılmıştır. Aynı zamanda Anadolu Ajansı’nın kurulmasına da yardımcı olarak gazeteciliğe de el atmıştır. Kısacası 1900’lü yılların şartları düşünüldüğünde bir kadın için fazlasıyla dolu, cesaretli, kendine güvenen, fikirleriyle, sanatıyla ve varlığıyla her yerde kendini gösterebilen bir kişiliğe sahip olduğu söylenebilir. Çok küçük yaşta annesini veremden kaybeden Halide Edip ilköğrenimini evde aldığı özel dersler ile tamamlamıştır. Çünkü o dönem gittiği Robert Lisesi’nden padişahın, Hristiyan okullarında Müslüman öğrencilerin okutulmayacağı emriyle ayrılmak zorunda kalmıştır.

"Enver Paşa herhalde zamanının en kuvvetli bir adamı olmak lazım gelir. Bunun aksini ispat edecek, elimizde, hiçbir vesika yoktur. Bilakis kuvvete delâlet edecek bir vesika vardır ki; o da Enver Paşa'ya mevkide iken kimsenin karşı gelmeyiş ve ancak memleket elden gittikten sonra bir takım insanların başlarını kaldırabilmiş olmasıdır. Böyle bir şahsın kuvvetli olmadığını söylemek lüzumsuz ve mânasız bir iddia olmaz mı?"

Most Popular Instagram Hashtags