omerfarukyeltekin omerfarukyeltekin

435 posts   18995 followers   413 followings

Ömer Faruk YELTEKİN 

.
Nokta olmadan çizgi olmak mümkün değildir.

.
Kelebek kanadına bağlanmış zaman
Bir ışık peşinde öyle kavrulur gider
Nasıl ki bir günü ömre yormadan
Kendi çaresizliğinde savrulur gider.

.
Aylık kazancı 150 Dolar kadardı. Bu kazancın büyük bir hissesini ise tedavi görmekte olan oğluna harcamasına rağmen, yakınında yer alan birçok ihtiyaç sahibine de sabah erkenden erzak taşımaktaydı.
Bir büyük demişti ki; "Bilir misin? Dua en büyük merhemdir"

.
Bugün sonbahar, Çok oldu kuşlar göçeli. Yanlış yerde miydim bilmem, Yaz uğrayıp geçeli. Ben mi çok hüzünlüyüm, Rüzgar mı vuruyor gönlüme. Üşüyor mu bugün yapraklar, Kar mı yağıyor ömrüme.

.
Yürek yangın, acılar taze, Hazan düğüm, açılmıyor. Vakit döndü yazdan güze, Hüküm kesin, kaçılmıyor. .
Zaman düşmüş akarsuya, Yolcu Hay’dan gider Hu’ya Gurub değdi gül goncaya, Vuslat, gurbet, seçilmiyor. .
Yorgun gönül, pür telaşta, Bilmez nerde, hangi yaşta, Gözler ufukta, eller başta, Dört yan duvar, geçilmiyor.

.
Dostluk

.
İnsan kendisini bilmesi zirveye ulaştığında ve kendisini en mükemmel varoluş durumunda hissettiğinde varlık alemi hakkında düşünmeye başlar.
İnsan, insan olarak kendi konumuna ilişkin bilgi sahibi olmadıkça ve bunu anlamadıkça kendini bilme gerçekleşmez.
Ancak bu bilinçle evreni anlamaya, ve evrende kendi yerinin ne olduğunu idrak etmeye başlayabilir.
İşte bu bilinçte gaybi bir el yakasına yapışır ve içinden sessiz bir haykırış ile yüzleşir;
"Ey sen!
Var olmanın, bu evrenin, yaşamın, hicretin idrakine vardın mı Ey Yolcu!"

.
Bir Bilge’nin sohbeti sırasında topluluğa hitabı geliyor aklıma…
“Her tarafınız sisler içinde kaplı ve kendinizi o sislerin içinde ve büyük bir kalabalık halinde hissediyorsunuz. Gözünüzden perde aralandığında ve sisler dağıldığında aslında yapayalnız olduğunuzu göreceksiniz. “

.
Aslında her birimize uğradı mevsim çiçekleri...
.
Kimimizin Ana-Babası, kimimizin evladı, kimimizin sevdası, kimimizin bir sevdiğiydi.
.
Zamanın hoyratlığına kapılıp, geçip gittiklerini göremedik bazen.
.
Oysa neler vermezdik tekrar açmaları için, bırakıp gitmemeleri için...

.
Yağmur suladığı coğrafyayı terk edinceye değin bilinmez kıymeti. Susuz çöller bilir.
Rahmet kesildiği ana kadar üzerine yağanca idrak edilmez. Kurak gönüller bilir.
Ateş aynı ateş değildir, her yüreği aynı kavurmaz. Ruhu duman tütenler bilir.
Ve arayış…
Her arayanın aradığı aynı arayış değildir. Kalbi kuş gibi titreyenler bilir.

.
Uzun uzun seyrediyorum, Karanlığa uzayan bu öksüz sokakları, Sonbahar gazelleri süzülüyor biliyorum. Sönüyor yüreğimin ışıkları. Yine gülüşün iniyor gözlerime, Bağlıyor içime sarmaşıkları.
.
Ve hayat, neleri öğretiyor tekrar tekrar, Dostluklar; haraç, mezat, pazar. Tüm öğretilerim paramparça, Bir yerlerde amansız yangınlar. Bir yerlerde sahipsiz boş mezar.
.
Çıkıp yolları arşınlıyorum geceleri, Bulvarlar yalnız ve sahipsiz. Caddelerin dudağına kilitli heceleri, Bir uçurum her birinin hayatı, Mesnetsiz ve dipsiz.
.
Haykırışlar çoğalıyor gitgide, Sesler gittikçe noksanlaşıyor, İnsan mı dönüyor başka şeye bilmem, Yoksa Alem mi insanlaşıyor. Bir yerler de bir kuş ölüsü karşılıyor, Kimsesizliğine ağlıyorum, Ellerini son nefeste tutacak yok. Tek sonuca bağlıyorum.
.
Ne zaman vurgun yesem üst üste, Kainat kırılıyor bir yerlerde, Alnımı bir secde sakinleştiriyor, Kapanıyor dış aleme her perde. Nefes nefese kalıyorum her sonbahar, Bir yolculuk düşüyor aklıma, bitiyorum, Bir ömür böyle geçti gitti, Ellerim bomboş gidiyorum.

.
Huzura ilk varolduğu anda ulaşan ve meftun olan insan, en terk edilmemesi gerekeni terk ettikçe, varlığını borçlu olduğu mukaddese sırtını çevirdikçe, iç huzurunu da yitirmeye başladı.
İnsan bedeninin sıhhati gibi, ruhunda sıhhati yahut hastalığı bulunmaktaydı oysa.
Ruhu boşlukta sallanan, zamanla keyif aldığı herşeyden keyif alamaz hale gelen, hiçbir şeyden mutluluk duyamayan insanın ruhu artık çok yorgun ve bitkindi. Ruhunu hastalandıran şeyleri tespit edip, dermanını bulması gerekirdi.
Birçoğumuz farkında değildik. Birçoğumuz da dermanı yanlış yerlerde aradık.
Ruhu çevresindeki insanların samimiyetsizliği ile hasta düşmüş insanın, hiç bir makam, mal, mülk dermanı olmayacaktı... Olmadı da...
Dermanı arayıp bulanlar, yüreklerindeki ateşi söndürürken yağmurla, bulamayanlar aynı yağmurda iliklerine kadar ıslanıp üşür oldu...

follow this page in feedly

Most Popular Instagram Hashtags