[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

kamilkaraali kamilkaraali

96 posts   723 followers   1360 followings

Kamil Karaali  Radyoloji Öğretim üyesi ☢☢☢ Antalya🌅🌅🌅 Kitapsever, TV sevmez 2018 RC : 15/80 CR: Dante/ Ilahi komedya 📚📚🔖🔖📃🎸🎹🎧🎻 🎲🎲♠️♥️♦️♣️

Sabahattin Ali 111 yaşında....Iyi ki doğdun 📖🖋✒💼📝📚📚📚 #sabahattinali
#sabahyıldızı
#sabahattinali111yaşında

"Siz beyazların neden bu kadar çok kargosu var da biz siyahlarınki az?"
📚📚📚📚📚 Bu soru, 1972 yılında, Yeni Gine'ye olan seyahatlarinin birinde, Kaliforniya Üniversitesi Biyoloji ve Fizyoloji profesörü Jared Diamond'a, oranın yerli halkından arkadaşı "Yali" tarafından sorulmuş. 📚📚📚📚📚📚 Sorunun cevabının hiç de göründüğü kadar basit olmadığını anlayan Diamond, 30 yılını vermiş bu uğurda. Aslında soru dünyadaki adaletsizliğin temelinin araştırılması, zengin ve fakir toplumların bu duruma nasıl geldikleri sorularına dönüşmüş. Bunu yaparken, insan toplulukları arasında neredeyse hiçbir farklılığın olmadığı bir zamana, yani avcı-toplayıcı yaşantının hüküm sürdüğü dönemden, tarımın başladığı ve yerleşik düzene ilk geçildiği zamana geri gidip oradan itibaren binlerce yıllık süreci inceleyerek, oluşan uçurumların nereden kaynaklandığını araştırmış. Tüfek, mikrop ve çeliğin tüm dünyayı nasıl etkileyip değiştirdiği son derece dramatik, yer yer neredeyse insanlıktan utandıracak çarpıcılıkta anlatılmış. Tabii ki kitap dışında belgeseli de izlemenizi özellikle öneriyorum. "Sapiens" tarzı kitapları sevenler için özellikle...👍👍👍 #belgesel
#sapiens
#Jareddiamond
#tufekmikropvecelik
#okuyorum

"Şehirlere Alışamadı "
Sabahattin Ali ' nin yaşamı, Berlin yılları, memlekete dönüşü, dostlukları, ailesi, hapislikleri...Yapı Kredi Yayınlarının Beyoğlu ' ndaki merkezinde sergileniyor. Bence en güzeli de kendi el yazısından gazete sipariş formları arkasına yeşil mürekkebi ile yazdığı şiirleri görmekti... #sabahattinali
#yapikrediyayinlari
#fotoğraf #sergi

Inferno, Purgatorio, Paradiso...
Cehennem, Araf ve Cennet. 📚📚📚
Dante Alighieri'nin 1304-1321 yılları arasında yazdığı "İlahi Komedya" (La Divina Commedia)' yı okumaya küçük okuma grubumuz "Dante" ile bugün başlıyoruz. Okudukça sizlerle de paylaşımda bulunurum.. #dante
#ilahikomedya
#dantealighieri
#rekinteksoy
#oglakyayinlari

Bu kitabı okumadan önce Ayn Rand (asıl adı Alissa Rosenbaum) hakkındaki yorumları okudum değişik kaynaklardan. Açıkçası iki uçta yer alıyor gibiydi eleştiriler. Çok beğenen, göklere çıkaran, liberalizmin kalemşörü diyenler bir yanda, yerden yere vuran, "vicdan ve ahlaktan yoksun bir bencillik anıtı" diyerek eleştirenler de öbür yanda idi. Tam bir zıtlık hakimdi. 📚📚📚
Yaşamına baktığınızda Ayn Rand'ın 1905'te Rusya'da doğduğunu, 1917 Ekim devriminden sonra ailesi ile önce Kırım'a kaçtığını, daha sonra da 1926'da Amerika'ya yerleştiğini görüyoruz.
📚📚📚
Dünyanın görebileceği en büyük sosyalizm düşmanı olduğu şeklinde tanımlayanlar da var. Bunun nedenini de "Yaşamak istiyorum" (We the living) romanında açıkça görüyoruz. Bu roman büyük oranda yazarın Rusya'da geçirdiği yılları temel almış.
📚📚📚
Rus ihtilalinden sonra, babasının fabrikası ile birlikte hemen hemen her şeylerini kaybeden bir ailenin ve özellikle de küçük kızları Kira'nın öyküsü. Kırım'dan memleketleri olan Petrograd'a geri dönüş, ve yeni düzene uyma, hayata tutunma çabaları. İşsizlik, yoksulluk, karne ile dağıtılan, saatlerce beklenerek alınabilen (bazen de alınamayan) haftalık ekmek istihkakları, sürekli yemekleri olan akdarı lapası...Her gün ve hemen her öğünde..Öyle ki siz okurken bile bunalıyorsunuz aynı yemekten. Sosyalist propagandacılar, partililer, gizli servis üyeleri, gösteriler, ve tabii ki o ortamda bile kendine yer bulan aşklar, aldatmalar ve ihanetler.
📚📚📚
Bu yılları yaşamış, görmüş bir insanın o sisteme düşman olmasını doğal karşılıyorsunuz sonuç olarak. Ve görüyorsunuz ki sistemin adı ne olursa olsun ezilen, hakkı yenen, açlık sınırında yaşamaya çalışan ve boşu boşuna ölen, öldürülen insanlar her zaman var.

#aynrand
#wetheliving
#yasamakistiyorum
@seleceudes ve @drdileksaka ' ya teşekkürlerimle

Bu kitabı , bu paylaşımın altına yorum yazan takipçilerimden birini kura ile belirleyip hediye edeceğim. Süre 11 Şubat saat 22.00' ye kadar olup sonucu da pazartesi açıklarım. Bol şans 😊😊 #ithakiyayınları
#degistirilmiskarbon

📚📚📚 Mehmet Eroğlu, Türk edebiyatının en kendine özgü yazarlarından biridir. 70' li yıllardan beri yazmaktadır. Kitaplarının kendine has bir kurgusu vardır. İlk kitaplarından itibaren okuduğunuzda, Türkiye'nin veTürk toplumunun 70' li yıllardan beri geçirdiği değişimleri de izleme şansına sahip olursunuz. Bende en çok etki bırakan romanı "Adını unutan adam" olmuştur. Çok fazla tanınmaz çünkü öyle reklam falan yaptırma heveslisi değildir. Ancak sağlam ve sadık bir okuyucu kitlesi oluşmuştur.
___________________________________ ........📚📚📚 Son romanının adı "Kıyıdan uzakta". İletişim yayınlarından, Ocak 2018'de basıldı. Okumadan önce baktığım yorumlarda Eroğlu'nun her zamanki tarzından farklı olduğu gibi ifadeler vardı. Katılıyorum. Bahsettiğim gibi eserlerinde karakterler ile birlikte  toplumun da bir kesitini, dinamiğini izleriz genelde. Ama bu son romanda çok daha bireysel, ruhsal ve belki de bedensel bir roman yazmış Eroğlu. 
____________________________________ ......📚📚📚 Romanın ana karakteri Zuhal, kanser olan annesinin son günlerinde ona eşlik etmekte, bir yandan da geçmişi, özellikle de evliliği ile hesaplaşmaktadır. Bunu da (aslında yerine ulaşamayacak olan) upuzun bir mektubun satırlarında yapıyor. Yaşça kendisinden çok büyük olan eşinden sevgi görmeyişinin kendisinde nasıl bir içsel buhrana yol açtığını döküyor satırlara. Ve daha sonra yaşamış olduğu son derece sıra dışı bir aşka ve korkunç bir kıskançlığa şahit oluyoruz bu satırlarda.
_____________________________________ ....📚📚📚 Öyle yoğun edebi ifadeler var ki, bazı yorumlarda okurken yorulduğunu ifade edenler bile olmuş. Belki de haklılar. Gerçekten her sayfada birkaç tane edebi "aforizma" olabilecek cümle var. Kısa ama son derece yoğun bir eser. Ayrıca hem felsefik hem de mitolojik çok sayıda gönderme de ayrı bir güzellik katıyor.

_____________________________________ ....📚📚📚 Birkaç alıntı ile noktalıyorum: "İnsan kendini önemsedikçe çektiği ruhsal acılar da artıyor" "Bakışların ucuna hep düşünce eklenir, bu yüzden biri ile konuşurken göz göze gelmek önemlidir" "Sevgilim dediğim varlık adeta Tanrı'ya dönüşmüştü: Hem acı veriyor, hem de bu acıyı tedavi ediyordu"

Metis yayınları tarafindan 30. Kuruluş yıldönümü için özel basım. Ursula K. Le Guin' in 6 kitabı tek cilt şeklinde
#metis
#metiskitap
#ursulakleguin
#yerdenizbüyücüsü

Bugün  bir kitap değil ama sevdiğim birçok kitaba hayat veren bir büyük yazarın belgeselini sizlerle paylaşmak istedim. Belgeselin adı "Sabah yıldızı". ...................🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟 "Sabah yıldızı" Sabahattin Ali'nin çocukluk yıllarındaki lakabı imiş. Belgeselin adının bu olması ne kadar yakışmış. 🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟 Sabahattin Ali'yi doğduğu Ardino'dan (şimdi Bulgaristan sınırları içinde) başlayarak çocukluğunun geçtiği Edremit'e, öğretmen olarak ilk atandığı yer olan Yozgat'tan burslu öğrenci olarak gittiği Potsdam ve Berlin'e ve oradan da İstanbul'a uzanan ve  Bulgaristan sınırında öldürülmesi ile noktalanan 47 yıllık yaşamını inceleyen bir yapıt. Çoğunlukla kızı Filiz Ali eşlik ediyor bize belgesel boyunca. Yakın dostları, komşuları, akrabaları da yer alıyor anlatıcılar arasında. Doğa sevgisi, okumaya olan sevdası, aşkları, evliliği, kızın olan düşkünlüğü var. Ve tabii bitmek bilmeyen hapis yılları, özellikle de Sinop cezaevi. Ölümü, öldürülmesi...Ölümünün ardındaki sır perdesi.
🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟
Yönetmen Metin Avdaç, çok sevdiği Sabahattin Ali’nin 41 yıllık ömrünün izini sürmüş ve beyazperdeye taşımış. ‘Sabah Yıldızı’, özgürlük yolunda hayatını kaybedenlere adanmış.

#sabahattinali
#sabahyıldızı
#metinavdac
@metinavdac
#belgesel

... Ölüm.

Sevimsiz. Tüyler ürpertici. Onun sözünü etmek bile yeterince can sıkıcı.

__________________________________________
📚📚📚 Peki ya ölüm, günün birinde görevini yapmaktan vazgeçerse? Kimsenin ölmemesi ne kadar güzel olur, değil mi?

__________________________________________
📚📚📚 Yoksa? Bu aslında göründüğü kadar güzel olmayabilir mi? Yani hiç kimsenin ölmüyor olması da başlı başına bir sorun olabilir mi?
__________________________________________📚📚📚 Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago "Ölüm bir varmış bir yokmuş" isimli eserinde, adeta greve giden ölümü anlatıyor. Evet, birden, ülkenin birinde, ama sadece o ülke sınırları içinde ölüm iş yapmayı reddediyor. Kimse ölmüyor. Aslında ideal gibi görünen bu durumun ne kadar "kaotik" olabileceğini de kendine özgü dili ile anlatıyor Saramago. Neler olmuyor ki? İlk itirazlar dini kurumlardan gelmeye başlıyor. Öyle ya, ölümün olmaması ölümden sonrasının sorgulanmasını da engelliyor. "Hammadde akışı" kesilen cenaze levazımatçıları isyan ediyor. Sigorta acenteleri de Hatta, ölüm döşeğinde olan ama bir türlü ölmeyen insanları sınır ötesine taşıyan mafya bile ortaya çıkıyor. İhtiyaç icatları doğuruyor. Buna benzer fantastik durumlar kitap boyunca devam ediyor. Ta ki ölüm (ki kitapta güzel bir bayan olarak tasvir edilmiş) bir viyolonsel sanatçısına aşık olana dek. -----------------------------------------------------------------------📚📚📚 Saramago'yu ilk olarak tanıdığım bu kitap o zaman dek hiç aşina olmadığım bir tarzı da okumama vesile olmuştu. Saramago, eserlerinde nokta ve virgül dışında hiçbir noktalama işareti kullanmıyor. İlk okuduğunuzda çok değişik geliyor doğal olarak ancak hemen adapte olunuyor. Yine de bu özelliği nedeni ile çok zorlanıp okuyamayanlar olduğu doğru. Bu nedenle uyarı yapmakta fayda var. Edebiyattan hoşlanan herkesin tanıması gereken çok güçlü ve etkileyici bir yazar olduğunu düşünüyor ve keyifle okumanızı diliyorum. (Kitabı okumama vesile olan @seleceudes ' e teşekkürlerimle)

#okudumbitti
#Saramago
#Kırmızıkedi

Bir Noel Şarkısı. Ya da orijinal adı ile " A Christmas Carol". Charles Dickens klasiklerinden biri.
.......... ..📚📚📚📚.......... Benim yaşlara yakın olanlar Milliyet çocuk dergilerini mutlaka hatırlar. Çocukluk yıllarımda her hafta sabırsızlıkla beklediğim dergi. Uzunca bir süre klasik eserlerin çoğu, bu derginin ortasında, çıkarılabilir fasikül şeklinde, siyah-beyaz çizgi roman olarak yayımlanmıştı. En güzel tarafı da her hafta bir eserin tamamının çıkmasıydı. Çoğu klasik eseri ilk olarak o şekliyle ilkokul yıllarında okumuşumdur. Bunlardan biri de "Bir Noel Şarkısı" idi. Daha sonra tam metnini de okumuş ve defalarca yapılan film uyarlamalarını da izleme şansım olmuştu. En son 2009'da animasyon olarak uyarlanmış. Henüz onu izlemedim ama aklımda.
.............📚📚📚📚📚.............. İthaki yayınlarından yapılan ciltli baskıyı görünce tabii ki dayanamayıp aldım. Ayrıca Arthur Rackham'ın illustrasyonları da kitaba ayrı bir hava katmış. Kapak tasarımını da beğendim. .............🔖🔖🔖🔖🔖.............. Kahramanımız Scrooge. Pinti mi pinti, gudubet, aksi, geçimsiz bir ihtiyar. Çok zengin, ama yalnız. Anlamsız olarak nitelediği bir Noel gecesi, yedi yıl önce ölmüş olan eski ortağı Marley'in hayaleti tarafından ziyaret ediliyor👻💀👻💀👻💀👻💀👻💀😱😱😱 ...... Ve Markey' in hayaleti, üç ayrı hayaletin daha geleceğini söylüyor bizim ihtiyara. Bunlar sırası ile geçmiş, şimdiki ve gelecek Noellerin hayaletleri. Bunların ziyaretleri boyunca da Scrooge'un hayat muhasebesine, pişmanlıklarına tanık oluyoruz. Tabii son derece keyifle okunan sahnelerle. Peki ya sonra? ............📚🔖📚🔖............ Elbette bundan sonrasını tahmin etmek zor değil, ancak her yaşta büyük keyifle okunabilecek bir klasik. Dickens önsözünde "kitap evlerinize keyifle musallat olsun ve kimse elinden düşürmek istemesin" demiş. Yıl 1843. Aradan geçen 175 yıl..Hala keyifli, hala elden düşmüyor. Ne mutlu Dickens'a

#okudumbitti
#Dickens
#CharlesDickens
#ithakiyayınları #ithaki

Most Popular Instagram Hashtags