hezliyat hezliyat

152 posts   10,189 followers   2,505 followings

"who'll guard the guardians?" 

"hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir?"

şimdiki zamandan gözlerimiz bağlı geçeriz, çok çok yaşamakta olduğumuz sezebilir ve tahmin edebiliriz, ancak daha sonraları, gözlerimizin bağı çözüldüğünde ve geçmişi incelediğimizde yaşamış olduğumuz şeyleri kavrar ve onların anlamına varırız.

"şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: " gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."

''asla ne grup halindeki cümbüşlere katılmış, ne de alenen biriyle yaşamıştım, ne sırları paylaşmış, ne de bedenin ya da ruhun yaşadığı bir serüveni başkalarına anlatmıştım, çünkü daha gençliğimden beri bu ikisinin de cezasız kalmadığının farkındaydım.''

"hepimiz büyüktük. küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve hüzünlü kişiler."

"uykuya dalıverdi, mumun gölgesinde. dayanamayıp yüz hatlarını ışıkta iyice incelemek üzere doğruldum. uyurken başkalarından farkı yoktu. çok sıradan gibiydi. oysa iyileri kötülerden ayırt etmeyi sağlayacak bir şeyler olsaydı hiç de fena olmazdı aslında."

"ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz. önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun ne de ben seninkileri ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen, benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin. "

"insan ölümsüzlüğü arzular ve günün birinde bir kamera bize onun sevimsiz bir sırıtışla çarpılmış ağzını gösteriverir, ondan bize kalacak olan ve bütün bir hayatının meselesine dönüşecek tek şeydir bu; gülünesi denen ölümsüzlüğe girecektir."

"modern dünya garip bir yer. kulüplerin kızlar tuvaletinde, "evet, kahrolası beni bıraktı, çekti gitti. beni sevmiyordu. sevmeyi bilmiyordu. lanet olası kafası beni sevmeyi bilemeyecek kadar karışıktı," dediklerini duyarsınız. bu nasıl oluyor? bu sevimsiz yüzyılda, bir insan olarak, bir tür olarak, her şeye rağmen gerçekten sevilmeye layık olduğumuza bizi inandıran neydi? bizi sevmeyen herhangi birinin yaralı, eksik ve bir şekilde hasta olduğunu nereden çıkarıyoruz? özellikle de bir tanrı'yı veya ağlayan meryem ana'yı veya hz. isa'nın yüzünü bize tercih ettikleri zaman onlara niye deli oluyoruz? aklını yitirmiş. çılgın. kendi iyiliğimizden, sevgimizin iyiliğinden öylesine eminiz ki, bizden daha çok sevilmeye değer, bizden daha çok tapınılmaya değer bir şey olabileceği düşüncesine bile tahammül edemiyoruz. kutlama kartları bize, herkesin sevilmeyi hak ettiğini, sürekli olarak söylüyor. hayır. herkes temiz suyu hak eder. ama herkes her zaman sevilmeyi hak etmez."

‘kırdım diyorsun zincirlerini;
evet, köpek de çeker koparır zincirini,
kaçar o da, ama halkaları boynunda taşıyarak’
Persius zincirlerimizi götürürüz kendimizle birlikte; tam bir özgürlük değildir kavuştuğumuz; döner döner bakarız bırakıp gittiğimize.onunla dolu kalır düşlerimiz."

" senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır."

"hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir?"

Most Popular Instagram Hashtags