herabooks herabooks

399 posts   5,567 followers   374 followings

Bookstagram • Y • Storyteller  • | 20's | @yarenyusracan - @afifehane - 🐈 Frida annesi! •Tüy'ünü terk etmiş bir Martı...

Sıra Dışı |#kitapyorumu
“Kalbin diğer yarısı olan kolyeme dokundum. Anna’nın gözlerine bakarken neredeyse, ‘Yapabilirsin Pansy!’ dediğini duyar gibi oldum. Dudaklarının bir köşesinde bir gülümseme belirdi.
Ben de gülümsedim. Anna bana inanıyordu. Her zaman inandığı gibi.”
•4,5/5
Selamlar! Matbaadan sıcak sıcak çıkan bir kitabın yorumu ile geldim. Sıra Dışı'nın son okumasını yaparken çok farklı duygular hissettim. Kitaptaki hikaye belki etrafınızda şahit olduğunuz olaylardan biri ama yüreklendiren bir cesaret hikayesi aynı zamanda. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; Pansy ve Anna çok yakın arkadaşlardır. Anna cesur, çekinmeyen aktif bir genç kızken, Pansy onun tam tersidir. Pansy'nin çekingenliğinden sıkılan ve onu sık sık yarı yolda bıraktığı için üzülen Anna, artık onun bir şeylerin farkına varmasını sağlamak için Pansy ile küser. Küs oldukları süre zarfında ise Anna ateşli bir hastalık geçirerek menenjit olmuş ve o günden sonra da eskisi gibi olamamıştır.
Bundan sonrası ise benim açımdan mükemmeldi. Pansy'nin arkadaşı için korkularını yenmek istemesi, Anna ile yapamadığı şeyleri yapmaya çalışması ve bir an bile Anna'dan vazgeçmemesi çok güzeldi. Arkadaşı için bu kadar özveriliyken hayat hakkında bazı şeyleri öğrenmesi ve bu konudaki düşünceleri de altı çizilesi cümlelerden oluşuyordu. Kitabın dili, karakterleri mükemmeldi. Yalnızca yazardan başka bir son beklerdim. Kitabın sonu güzeldi fakat daha da güzel olabilirdi. (Spoiler vermemeye çalışıyordu!)
Velhasıl kelam benim severek okuduğum, herkese önerebileceğim bir kitaptı. Mutlaka alın okuyun!

✨ Çırılçıplak (Blackstone #1) |#kitapyorumu
"Cehalet ve hayal kırıklığından oluşan sisteki ışık demetimsin."
•5/5
Yaklaşık bir haftadan beri Çırılçıplak, Senin İçin, Aç Gözlerini ve Değerli Şeyler adlı kitaplardan oluşan Blackstone serisinden bahsetmek istiyordum. Bu seri benim yıllar önce okuduğum ve kitaplığımda bulunmasını istediğim bir seriydi ve yeniden okumak istediğimi fark edip beklemeden aldım. Kapağa bakarak ön yargıya kapılanların olduğunu biliyorum fakat özellikle belirtiyorum ki kapak tamamen "sanatsal" doğrultuda. Kadın karakterimiz Brynne bir nü model. Yani çıplak pozlar veriyor ve nü fotoğrafları çekiliyor. Ama nü modelliği yalnızca en yakın arkadaşı için yapıyor. Yalnızca onun çekmesine izin veriyor. Kapaktaki fotoğraf da Ethan ve Brynne'nin hikayesinin başlangıç noktası... gibi gözüküyor.
İnsanlar kapak ve isme bakınca salt erotizm olduğunu sanıyor fakat kesinlikle öyle değil. Normal bir aşk romanında ne kadar +18 içerikli kısımlar varsa bu romanda da o kadar var. Ve kitabın ana teması her ne kadar aşk gibi gözükse de, aksiyon daha ağır basıyor. Özellikle hikayenin iç yüzünü öğrendiğinizde kitap çok daha iyi bir hal alıyor. Ethan karakteri sıklıkla romance okuyan okurlar için biçilmiş kaftan niteliğinde bir erkek karakter. Yazar Ethan'ı öyle güzel yazmış, anlatmış ki hayran olmamak elde değil. Tam bir aşık!
Kitapta hoşuma gitmeyen ufak pürüzlerden biri de FSOG serisine benzer kısımların olmasıydı. Seçilmiş sınır kelimesi gibi. (Bu kitapta kırmızı değil de Waterloo. Peki.) Kısacası kapağa ya da kitabın ismine ön yargınız varsa kesinlikle bir kenara bırakıp seriyi okuyun. Evet. İçinde o malum kısımlardan var ama gizem ve aksiyon hem daha ağır basıyor hem de çok merak ettiriyor.
Not: Eğer cinsel içerikli kısımlardan hoşlanmıyorsanız almayın. Alırsanız da bunun içinde böyle böyle var diyip de beni rahatsız etmeyin. Cidden bu konuda çok yoruldum.

Günaydın!
Güne kahve yanında en sevdiğiniz dergiyle başlamak kadar güzel bir şey var mı? Kahveyi ve derginizi size getirecek biri varsa kesinlikle vardır.
Sürekli takip edebildiğim iki edebiyat dergisinden biri Kafkaokur dergisidir. Uzun zamandan beri aldığım dergileri okumaya zaman bulamadığım için bir nevi istifçilik yapıyordum.
Bu ayın sayısı orada burada şurada dolaşırken hediye gelince yolda başladım ve ne kadar özlediğimi fark ettim.
Son sayı bana göre efsane olmuş. Ayraçlara bayılmam ayrı konu, Agatha'nın dosyasının mükemmelliği ayrı konu efenim.
Ve Van Gogh ayracıyla da aşk yaşıyorum. Bir şey olur korkusuyla kullanmıyorum bile.
Edebiyat dergisi denilince Kafkaokur'un üstüne tanımam.
Sevgilerimle!

Yazarın Odası-1 |#vebazıpişmanlıklar

"Üniversitenin havasını seviyordu: Kantinde oturmak, toplanıp sinemaya gitmek. İmtihan zamanları, birlikte ders çalışmanın başka bir heyecanı oluyordu. Telaş içinde ders notlarının aranması; kahvelerde, pastahanelerde, evlerde, sık sık güzel bahanelerle kesilen çalışmalar."
-Bunlar size @aysenursaymaz
@ozlem.akpinr

Anna ve Fransız Öpücüğü |#currentlyreading

Selam! @pandalikitaplik ile Anna ve Fransız Öpücüğü'ne başlayacağız bu akşam. Lola ve Komşu Çocuk'u hiç sevmeyenler olarak Anna'dan umutluyuz.
Yeni başladığım ve ilk izlediğim anime olan The Ancient Magus Bride yüzünden iki günden beri kitap okumuyordum. Pazartesi yorumunun geleceğini umarak elveda yoldaşlar 🙆🏼🍃
|
• "Kendini tanıdıkça, isteklerini öğrendikçe, bazı şeylerin seni üzmesine daha az izin veriyorsun."

🥀Leo |#kitapyorumu
•4/5
"Değnekler, taşlar ve yumruklar kemiklerini KIRABİLİRDİ ama eninde sonunda kalbini kıran ise kelimelerdi."
|
Uzun bir süreden sonra kitap okumanın ve yorumlamanın mutluluğu içerisindeyim hehehe. Mia Sheridan’ın kalemini ne kadar sevdiğimi defalarca söyledim ve Başka Dilde Aşk kitabını da öneri isteyen herkese önerdim. Kitaplarında kaybolduğum ve yazdıklarını okurken harikulade zevk aldığım yazar, bu kez beklentimin bir tık altında kaldı. Kitap aileleri tarafından terk edilmiş, onlar yüzünden çeşitli acılar çekmiş iki gencin aynı koruyucu ailede kalmalarıyla başlıyor. Kadın karakterimiz Evie ve erkek karakterimiz Leo. Kitabın isminden de anlayacağınız üzere Leo asıl erkek karakterimiz fakat kitabın tamamında Jack’in ve Evie’nin ilişkisini okuyoruz. Kitapta hoşuma gitmeyen birkaç husus vardı. O da bazı yerlerin gereksiz uzatılmasıydı. Normalde kalemini sevdiğim yazarların uzatmalara oynadığı kısımları da okurum fakat bir yerden sonra aşırı sıkan bir uzatmaydı bahsettiğim. Yazar Evie’nin Jack ile tanışmasından sonra ortaya bir gizem atıyor ve bu gizemi de size aşırı merak ettiriyor. Bu uzatılmış kısımlara katlanmamı sağlayan faktör de belki tüm gerçekleri öğrenme arzumdu. Her an “Evet işte bu olayların arkasında manyak sağlam bir şey var, hissediyorum!” dediğimde, gerçekten son elli sayfada beklediğim kadar iyi olan “asıl gerçekleri” öğrendim. Kitabın son elli sayfasında ağladığımı da göz önünde bulundurursak; her şeye, uzatmalara ve beni sıkan yerlere karşın iyiydi. Ama şunu da diyeyim ki kesinlikle Leo, Archer kadar iyi bir karakter değil. Hatta kitap olarak da Leo, Başka Dilde Aşk'ın yanından geçemez. Sırf o son için diğer faktörleri pas geçerim. Lâkin pas geçemediğim bir şey var ki o da kitabın editör yüzü görmemiş olması. İstisnasız her sayfada yazım yanlışı, bir anda nereden çıktığını anlamadığınız kelimeler vardı. Yabancı Yayınlarının edit kısmının noksan olduğu ilk kitap diyebilirim. Bu faktör de, gözlerimi devirmeme ve sinir olmama sebep oldu diyebilirim. Velhasıl kelam, az da olsa cinsel içerikli kısımlarını da göz önünde bulundurarak hitap ettiği yetişkin kitleye önerebilirim. Sevgilerimle.

Evet efenim, günlerden bir gün uzun bir aradan sonra halet-i ruhiyem'in estirivermesi ile bir post atayım dedim. Vereyim veriştireyim, diyeyim diyiştireyim derken bir sohbet postu çokzel olur dedim. Bildiğiniz gibi bir yayınevinde çalışıyorum, aynı zamanda yeni bir dil (bknz. Fransızca) öğreniyorum, hem başka türlü birkaç şey var aklımda da ve bir süre sonra çıkar kokusu, siz de öğrenirsiniz heheheheh.
Her ne ise...
Günlerimi neler yaparak geçiriyorum 🤧
Birkaç YouTube kanalı keşfettim, gün boyu onları izliyorum. Ders çalışıyorum, işlerim varsa onları hallediyorum. Bi' miktar da olsa geziyorum. Ama öyle bir şey ki keşfettiğim YouTube kanalları efsane! Hele de @derunehanim 'ın son videosu "KEDİ MASUM" (bunu yazarken hunharca gülüyor-du) videosunu izlemelisiniz.
Bunların dışında tabii ki kitap okuyorum. Şu an @portakalkitap 'tan Benim Küçük Gözlerimden kitabın okuyorum ve çok çok çok güzel bir kitap. Görme engelli bir insanın rehberliğini yapan köpeğin ağzından anlatılıyor tüm olaylar ve bazı yerler beni çok etkiledi. Onun da yorumu yakınlarda buralarda bir yerde olur. Siz neler yapıyorsunuz?
Yazıverin birkaç bir şey 🍃
|






#books #bookaddict #book #bookshelf #instabook #bookaholic #booksofinstagram #read #reading #instalike #like4like #bookishfeature #bookish #writer #author #shelfie #l4l #literature #love #kitaptavsiyesi #kitap #photooftheday #photo #blog

🍃Gökyüzüne Tutunurken |#kitapyorumu
"April gülerek
kristal kolyesini
güneşe tuttu,
kolyeye vuran ışık
kolumda
kendi küçük gökkuşağını yarattı."
•5/5 🌟🌟🌟🌟🌟
Dokunaklı, hükmedici ve farkındalık yaratan bir kitaptı benim için, Gökyüzüne Tutunurken. İlk 100 sayfasında "Olay olsun artık, bu ne böyle!" derken bir anda çarpılmışa döndüm. Baş karakterimiz kitabın ikinci yarısında öyle bir gerçek öğreniyor, öyle bir ana şahit oluyor ki, kafanızdaki tüm pürüzler bir anda un ufak oluyor. Kitabın arka kısmında da yazdığı gibi her şey Mira'nın babasını annesini aldatırken görmesi ile başlıyor. Yaşadığı hayatın, ailesinin yalanlar üzerine kurulu olduğunu öğreniyor bir nevi. Kitabın başından sonuna kadar asla ne olacağını tahmin edemedim. Hele de kitap bittiğinde teşekkür kısmını okuduktan sonra hayatımın şokunu yaşadım diyebilirim. Yazar kitabın ana konusunu kendisi yaşamış. Yanlış anlamayın, aldatma kısmını değil. Olaylar çok ama çok farklıydı. Spoiler vermeyi asla istemiyorum çünkü o gerçeği öğrendiğiniz andaki şoku yaşayın istiyorum. Yazım dili birçok romandan farklıydı. Şiirsel bir anlatımla aktarılıyor olaylar. Ve bu sizi hiç rahatsız etmiyor. Çevirinin iyi yapılmış olması da beni mutlu eden faktörlerden biriydi. Kitaba bakarken gözlerim doluyor. Mira'nın babasıyla arasında olan ilişki, ailevi ilişkileri beni ciddi biçimde ağlattı. Yorumumu okuyan herkesin, istisnasız herkesin kitabı almasını isterim. @regularbooks 'a da kitabı öyle bir anlattım ki saatler sonra d&r'a gitti kuzum. Bu tarz bir kitap olmasını beklemiyordum. İyi ki alıp okumuşum 🌟 ÖNERİMDİR! Farklı bir şeyler okumak istiyorsanız mutlaka alın!
|
#gökyüzünetutunurken
#yabancıyayınları

🍃 Yazdıklarıyla Yaşayanlar |#kitapyorumu

"Dünya, uğurunda savaşmaya değecek iyi bir yer, onu bırakıp gitmeyi hiç istemem," dedikten sonra hayatına son veren Ernest Hemingway'in kararlılığıyla, Oğuz Atay'ın ölmeden beş dakika önce "Sevinmeyin, henüz ölmüyorum," diyişindeki acı mizahıyla ve Peyami Safa'nın, "Büyük bir hastalık geçirmeyenler her şeyi anladıklarını iddia edemezler," metaforu ile başlıyorum bu kitap hakkında konuşmaya.
Sabahattin Ali'den Sartre'a, Peyami Safa'dan Halide Edip'e, Irvin Yalom'dan Albert Camus'ye pekçok yazarın iç dünyasını, yaşadıklarını, hayat hikayelerini okuyoruz. Kitap benim için çok önemli ve arayışta olduğum bir döneme denk geldi. Öyle sevdim, öyle bağrıma bastım ki! Kitapta başkalarının hikayelerini okuyorsunuz ama aslında okuduğunuz hikaye sizin hikayeniz. Ben en çok kendimi Peyami Safa, Oğuz Atay ve Ernest Hemingway'de buldum. Peyami Safa'nın hastalığı boyunca yaşadığı acıları, Oğuz Atay'ın beynindeki tümöre ve onunla beraber götürmeye çalıştığı hayata karşı takındığı tavrı, Ernest Hemingway'in küçük yaşlarda edebiyata yönelmesi ve yine küçük yaşlarda bir yayınevinde editörlüğe başlaması. Kendimi buldum gibi, ya da gibisi fazla. Her yazardan bir şey öğrendiğimi hissediyorum. Tek bir kitaptan yüzlerce kitap okumam gerektiğini, hayallerimden vazgeçmemeyi, günümüzün ve geçmişin büyük yazarlarının insanlar hakkındaki çözümlemelerini... Ve pekçok şeyi öğrendim bu kitapla. Baştan sona bir biyografi kitabıydı ama daha çok yazarların iç çözümlemelerinin yapıldığı bir yapıttı. Her yazarın yaşama dair görüşleri mutlaka dile getirilmişti. Binlerce insana hitap eden bu yazarların bir nevi çok yalnız olduklarını, kendilerini yazı hayatları boyunca sorguladıklarını ve yazmanın nasıl ağır ve zahmetli bir sanat olduğunu görüyoruz bu kitapta. Kitabın dili çok güzeldi. Çoğu biyografi kitabındaki gibi sıkıcı bir dilin aksine akıp giden bir dil vardı. Kitapta yer alan yazarların her biri özenle anlatılmış, belki de onları en bilinmeyen yönleriyle tanıtmak amaçlanmıştı. Çok sevdim. Yazarıyla uzun uzun sohbet etmek, kitap hakkında uzun uzun konuşmak istiyorum. Benim başucu kitabım oldu bile. Kitabı yazan eller ve düşünceler dert görmesin!

🍃 Yazdıklarıyla Yaşayanlar |#alıntı
|
"Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric? Cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız?"

"Evet, de ona. Korkudan ölsen bile, sonradan üzülecek olsan bile, çünkü her ne yaparsan yap, hayır diyecek olursan eğer, tüm hayatın boyunca pişman olacaksın."

"Bir insanın derisinin, aklının, kalbinin içine ulaşmak, o kişiyi sarsalamak, gözlerini açıp daha önce fark etmediği şeyleri göstermek istiyorum."

"Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi."

"Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık var olmamış bir zekanın olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok."

"Ben onu seviyorum, körlerin ziyayı sevdiği gibi seviyorum. O yanımda olmasa bütün hayat vazifelerim duracak zannediyorum. Ne vakitten beri onu seviyorum? Nereden geliyorum? O nereden geliyor?"

"Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insan oğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz."

"Hayat üç bölümdür: Dünyayı değiştireceğini sandığınn, değişmeyeceğini anladığın ve dünyanın seni değiştireceğine emin olduğun."
|


#books #book #kitap #kitapkurdu #bookworm #bookish #bookaddict #bookstagram #booknerd #booklover #read #reading #currentlyreading #blog #blogger #bookblogger #bookaholic #bookphotography #sabahattinali #franzkafka #albertcamus #shelfie

❄️Küçük Mucizeler |#kitapyorumu
•4,5/5
"Kar yağıyor." Sesim bir mucizeye şahit olmuşçasına hayran çıkmıştı. Bazen yüce bir güç hayatımıza hissedebileceğimiz küçük dokunuşlar bırakır. Başkaları için hiçbir şey ifade etmeyecek bir olay sizin hayatınızın dönüm noktası olur mesela. Sizin için dünyanın en önemli anıdır. Hayatınıza yön verir, fark ettirmeden geleceğinizi şekillendirir. Açıklayamazsınız, anlatamazsınız ama değerini bilirsiniz. Avuçlarıma düşen kar taneleri de benim için böyleydi. Asla unutamayacağım, mucizevi bir andı.

Çok sevdim. Hiçbir beklentiyle başlamadığım bu kitap beni mest etti. Beklentimi gerçekten çok düşük tutarak başladım ve ortalama olarak seveceğimi düşündüm. Fakat kitap 100 sayfadan sonra beni kendine hapsetti. Kitabın içerisinde pek bir olay ve aksiyon yok fakat karakterlerin ruh halleri, duyguları, aşkları ve durumları üzerine ilerleyen bir konuya hakim. Elis yalnız yaşayan, hayatını kimseye muhtaç olmadan idame ettirmeye çalışan bekar bir kadın. Bekar bir anne. Kitapta Elis'in Pamir adındaki küçük oğluna adadığı hayatı, hayatına giren Doruk'la olan ilişkilerini okuyoruz. Doruk hayatına küçük kar tanelerinden hediyeymiş gibi anında giriveriyor hayatına.
Kitabı genel olarak sevdim. Özellikle Doruk benim favori karakterim oldu. Sahiplenişi, tavırları, sevdiği kadının üstüne titreyişi, ondan bir parçaya karşı olan merhameti... Tüm özellikleri onu muhteşem bir karaktere dönüştürmüştü. Okurken şey dedim. "Bir adam nasıl bu kadar güzel sevebilir?" Adam arasında mesafeli bir ilişkinin olduğu Elis'e cümle aralarında hoşlandığını belli ediyor ve o cümleler o kadar özel ki 😍 Kitapta belki de tek beğenmediğim kısım Elis'in kör olması. Geçmişte yaşadığı acılardan dolayı çevresindeki erkeklere kendini kapatması gayet normal fakat gözünün önünde onu sevmesi için yalvaran bir adamı görmemesi de imkansız gibi. İlk 100 sayfada beni kanser etti, Elis. Ama en sevdiğim iki karakter var ki...
Pamir ve Semih. Efsaneler yahu! Pamir'in bilmiş bilmiş, yaşından büyük konuşmaları, annesine karşı tatlı tavırları, Doruk ile olan diyalogları beni aşık etti bücüre.
Devamı yorumda 👇🏻

🏠 Bir ev ne zaman "yuva"ya dönüşür?
-Yuva |#alıntı
•"Çünkü acı içindeki birini dinlemek daha kötüdür. Dövülen birinin çığlıklarını duymak ve bunu engellemek için hiçbir şey yapamamak, kendi içinde daha büyük bir ceza..."
#yuva #jungyun #timaşyayınları




#bookstagraminharikalari #bookshelf #bookishfeatures #bookish #bookstagram #bookworm #bookstore #booknerd #bookaholic #bookaddict #paperback #bookcover #shelfie #kitapyorumu #kitapalışverişi #kitaplariyikivar #kitap #okumak #reading #read #vsco #photography #blog #blogger #bookphotography

Most Popular Instagram Hashtags