[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

herabooks herabooks

360 posts   5475 followers   311 followings

Y • Writer ✍🏻• Blogger  • | 20's | Cr: Her Şey İçin Teşekkürler ||- 94/100 -|| Türk Dili Ve Edebiyatı 🌸 📷 Tüm Fotoğraflar bana aittir.

http://my.w.tt/UiNb/IRSkBTkuBG

Sevgili Bay Daniels | #kitapyorumu

"Güzel.
Nefes kesici.
Parlak.
Mavi gözler."

"Ölümün gereksizliğinin ne kadar acı verici olduğunu biliyorum. İnsan sevdiği birini kaybettiğinde bütün dünyadan intikam almak ister.''
| 🌟 5/5
Kitabın yazarını ve yazarın kalemini ne kadar sevdiğimi beni takip edenler bilir. Ki, yazarın dilimize çevrilmiş ilk kitabı olan Geçmişin Kırıkları adlı kitabını da birçok kişiye önerilerimle aldırmışımdır. Size bir şey itiraf etsem?
Bay Daniels'a Tristan'a beslediğim duyguların hiçbirini beslemedim.
Çünkü Bay Daniels için hissettiklerim çok çok farklıydı. En iyi erkek karakterler arasında ikinci. Net! Daha önce bu tarzda okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor. Çok güzeldi. Kitabın içinde okuyabileceğiniz çok ama çok naif bir aşk varken pek fazla olay yok. Sadece karakterlerin iç dünyasıyla bile kendinizden geçip, kitabı kucaklayıveriyorsunuz. Ashlyn için öyle üzüldüm ve öyle ağladım ki, acısını en derinlerimde hissettim. Keza Daniel için de öyle. Yaşadığı onca şeye rağmen güçlü kalması benim ona tutulmamı sağlayan, belki de en önemli faktördü.
Yazarın, bölüm başlarında yazdığı o mükemmel satırlar beni benden aldı. Kitaba başladığım andan itibaren bölüm başlarını post it manyağı yapınca, artık post it yapıştırmamaya başladım. Çünkü her bölüm başı ayrı güzeldi.
Karakter analizine gelirsem;
Daniel...Yaşadığı şeyler o kadar zor şeyler ki. Ona rağmen dimdik ayakta duran biri.
Güçlü.
Karizmatik.
Zeki.
Ashlyn...Hayatındaki en en en önemli insanı kaybeden genç bir kız.
Güzel.
Zeki.
Ve aşırı kitapkurdu olan bir Shakespeare delisi.
Kitabın temasının ve konusunun biraz biraz Shakespeare alıntıları üzerinden ilerlemesini çok sevdim. Ashlyn karakterini arkadaşlarıma anlattığımda her birinden aynı tepkiyi almak da ayrı güzel.
"Ya bu sen değil misin?!"
Kitaba da karakterlere de aşık oldum yahu! Ötesi var mı!?
Var. BANA BİR ADET BAY DANİELS FIRLATIN!
Ve son söz olarak*
İki adet yarım kalmış insan olduğunu düşünün. İşte bu kitap onların tam olmasını sağlıyor.
Ve kitap biteli iki gün oldu.
Gün geçtikçe daha çok, çok.
#sevgilibaydaniels

🍁 Her Şey İçin Teşekkürler |#currentlyreading

Kitabı uzun zamandan beri almak istiyordum. Fakat fuarda alsam mı, almasam mı derken alıverdim.
Kitabı önce Cancağzım @maviveyesil okudu. O beğenince ben de başlayayım dedim.
Merak eden varsa, Tuğçe kitabı çok beğendi. Fakat sanırım ben sonunu beğenmeyeceğim. Hatta belki ağlayadabilirim.
Bakalım 🙌

🍁 Bazen Bahar |#kitapyorumu
• 4/5
"Tam olarak nesiydi acaba beni bunca etkileyen?
Bu afyon etkisinin sırrı neydi?
'İnsan türü ancak kendini mahvedene hayran olur.' diye okumuştum bir kitapta.
Mahvedilmekteydim."

Bu aralar seve seve okuduğum, edebi haznemi ve anlayışımı mest eden sayılı kitaptan biri de bu kitap. Kitapta on adet öykü bulunuyor. Bu öyküler yazarın dilinden öylesine büyülü bir şekilde aktarılmış ki, ister istemez gözlerinizi dolduruyor. Bazı satırlarda kendinizi buluyorsunuz.
Özellikle üç öykü var ki açıp açıp okuyacağımı düşünüyorum.
Yazar her öyküsünde farklı şeyler hissettirdi bana. Bir öyküsünde sevgi eksikliğini iliğime kadar hissederken, diğerinde terk edilmişliği hissettim. Yazarın bazı cümlelerinden çok iyi bir gözlemci olduğu çıkarımında bulundum. Etrafındaki olayları öyle garip ve tatmin edici bir biçimde betimliyor ki, kendinizi öykünün geçtiği "o" vapurda buluveriyorsunuz. Bazı kısımları beni sıksa da çok çok özel ve güzel bir kitaptı.
Öykü okumayı seviyorum ya da öykü okumak istiyorum diyorsanız mutlaka okuyun.
En sevdiğim üç öykü:
•Telefon Kulübesi
•Beyaz Kelebekler
•Bir Bahçeyi Beklemek

💁🏼TÜYAP İçin Kitap Önerileri |
Öncelikle uzun uzun anlatmayacağım. Önereceğim kitaplar defalarca okuduğum ve defalarca okumaktan bıkmadığım kitaplardır. Puanları da 4 ve 5 arasıdır.
Aşağıya yazdığım kitaplar bende yeri ayrı olan kitaplardır. Gönül rahatlığı ile alabilirsiniz. (Tabii zevklerimiz uyuşuyorsa tereddüt etmeden alın.)
|
•Grapon Kağıtları-Metis
•Ah'lar Ağacı-Metis
•Şanzelize Düğün Salonu-Profil
•Ve Sen Kuş Olur Gidersin-Profil
•Kırılmış Serisi-Aspendos
•Karanlık Yalanlar-Yabancı
•Seninle-Pena
•Mavi Lâle-Timaş
•Gabriel'in Cehennemi-Optimum
•İçimdeki Müzik-Timaş Genç
•Gecemi Aydınlat-Epsilon
•26-Koridor
•Dışarıdakiler-Martı
•Geçmişin Kırıkları-Yabancı
•Oasis-Timaş Genç
•Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum-Everest
•Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu-İş Kültür
|
Bu arada not edeyim. Ben Timaş Yayınları'nda olacağım. Gelmek isteyenlere kapımız sonuna kadar açık 💖

🥀 Sevgili |#alıntı

"Kimileri delirir. Kimileri ağzını hiç açmayan bir hizmetçi kız uğruna bırakılır. Yüzüstü bırakılır. Bu sözcüğün onları incittiği işitilir, çıkardığı gürültü işitilir, attığı tokadın gürültüsü. Kimileri kendini öldürür.
Kadınların kendilerine karşı kendi elleriyle işledikleri bu kusur bana çok yanlış gelirdi her zaman.
Arzu uyandırmak gerekmezdi. Arzu ya kendisini uyandıran kadındaydı, ya hiç yoktu.
Ya daha ilk bakıştaydı ya da hiçbir zaman var olmamıştı."
|
Şu an iki yıldan beri baskı yenilemesini beklediğim bu kitabı okuyorum. O kadar iyi geliyor ki bazı yerleri. Filmiyle birebir örtüşmüyor. Fakat kitabı okumak filmin verdiği zevkin kat kat kat fazlasını veriyor. Öyle güzel yazmış ki yazar, birebir yaşadığını anlayabiliyorsunuz.
Bitmesin diye ufak ufak okuyorum. Yolda bana eşlik edecek olan kitap olduğu için büyük ihtimal otobüse bindikten bir saat sonra biter. Ah şu sonlar!

🥀 Küçük Şeyler Londra Tatili | #alıntı
#şuanokuyorum

"Hiç aşık oldun mu?
Ben oldum, O kadar güzel bir gülüşü vardı ki aşık olmamam mümkün değildi."
Sanki o gülüşü görüyor gibi bir an için gülümsedi.
"Kahkaha attığı zaman bütün dünya durur, gözlerinde kaybolurdum. Ben onun gülüşünden öpüyordum o da benim parmak uçlarımdan."
|
Kitaba başladım ve biraz okudum. Dili çok akıcı fakat gözüme batan birkaç kısım var. Onun dışında kendini okutturan ve elden bıraktırmayan bir kitap. En kısa sürede bitirip yorumlayacağım.

🍁Ah'lar Ağacı |#alıntılar

Bulamazsınız ki artık beni,
hayatın ortasında.
Kaybolmak istemiştim bir zamanlar
Beni kimse bulamazdı
Tanrı'nın arkasına saklansam.
O kocamandı, en kocamandı o.
Bir kız çocuğunun hayalleri kadar.

Ya siz,
Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
Nasıldı
Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?

Ben acılarımın başını
Evcimen taşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.

Aşk diyorsunuz ya,
İşte orada durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.

Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!

Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum
Onu orada
Beş parmaklı bir çınar yaprağı gibi unuttum.
Kalbim!
Şiirimin Hacer'ül esved taşı
Hadi ama baylar,
Bakın kaldıramıyorum,
Yardım edin de şunu yerine koyalım.

|

🥀 Şanzelize Düğün Salonu |#kitapyorumu
"Hikayeyi baştan anlatmak lazım. Gerçi hiçbir hikayenin başı olmaz."
•5/5 🌟🌟🌟🌟🌟
Kitabı çok uzun süre önce, iki sene kadar önce almıştım. İyi ki o zamanlar okumamışım diyorum. Çünkü o zamanlar bu kitabı elime alsaydım, sıkılırdım, bıkardım ve yarıda bırakırdım kitabı. Kitapta boşluğa düşmüş bir adamı, onun kaybettiklerini, aşık olduğu kadın için tüm geçmişinden ya da köklerinden vazgeçişini okuyoruz.
Kitabın diline, karakterin kendi içinde yarattığı aşka, karşısındaki kadını içinde günden güne büyütüşüne, onun için göze aldığı şeylere ve cesaretine bayıldım. Özellikle uzun uzun yazılmış, betimlemesi harikulade olan cümlelere aşık oldum. Karakterin her düşüncesi ama her düşüncesi çok farklıydı. Her açıdan düşünebilen ama içindeki sesi sürekli susturan esrarengiz bir karakterdi. Kitabı elimden bırakamadım desem yeridir. Kitaptaki karakterlerden, baş karakter hariç hepsinden, nefret ettim. Hele de Eda karakterine karşı elle tutulacak kadar ciddi bir nefretim var. Bir karakter ancak bu kadar bencil, korkak ve umursamaz olabilirdi. Savaş karakteri pasif bir karakter olsa da Eda'ya yaptıklarından nefret ettim. İçten içe Eda'yla empati kurdum. O arada merhamet etmiş bile olabilirim. Kitapta çok sevdiğim ve etkilendiğim bir bölüm vardı ki, o da Baki Semih'in hikayesiydi. Beni nedense derinden yaraladı. Kitabı karakter ağzından okumayı severim ama böylesine beğeneceğimi, tüm duyguların bu kadar etkili anlatılabileceğini tahmin etmezdim. Betimlemeler, benzetmeler beni benden aldı. Ruhumun bir parçası sanki bu kitabın kapağını kapattığımda sayfalar arasına gömüldü. Hatta beni çok çok düşündürdü ve "Ben kimim?, Neredeyim?, Beni kendimden vazgeçirecek olan kim?" sorularını kendime sormamı sağladı.
Hayatın belli bir döneminde bu kitabı yeniden okuyacağımı çok çok iyi biliyorum. Mutlaka kendimden vazgeçiş anımda rastgele cümlelerle silkeleyiverecek bu kitap beni.
Şu cümleler de neyin ne olduğunu özetliyor;
• Evinin anahtarını içeride unutmuş, balkondan, pencerelerden evine girmeye çalışan ve açık hiçbir yer bulamayan çaresiz insan gibiyim. Kendimi dışarıdan izliyorum ve nasıl içeri girebileceğim hakkında bir fikrim yok.

👠26 |#alıntı

"Dudaklarının kıyısını öpen titrek dudaklarım olması gerektiğinden daha uzun kaldı olduğu yerde. Sonunda geri çekilmek istediğimde buna tam anlamıyla izin vermedi. Eliyle ensemi kavrayarak, sıcak nefesini dudaklarıma üfledi.
"Eğer bir daha karşıma çıkarsan, şuraya konduracağım öpücüğü," derken başparmağıyla dudağımın köşesini okşuyordu, "bilerek ıskalayacağım. Ve tam şuraya," şimdi aynı parmak tam dudaklarımın üstünde duruyordu, "isabet ettireceğim."
"Ona ıskalamak denmez. Hedefi tam on ikiden vurmak denir." Arsızca ve tereddütsüz söylemiş olduğum cümleye karşı "sen uslanmazsın" dercesine gülerek yoluna gitti.
"Oyuna katılacağını biliyordum."

Kitaptaki en sevdiğim kısımlardan biridir. Ah Ateş Kemal!
Okuyamama durumuma, en sevdiğim kitapların alıntılarını okuyarak devam etmekteyim. Lanet olası Rs!

🍁 Eylül Ayında Okuduklarım | #eylülayındaokuduklarım

Yeniden ve yeniden merhaba!
Şu an Çanakkale'deki evimde değil de İstanbul'daki evimde olduğum için okuduğum kitaplar yanımda yok. Bu sebepten dolayı okuduklarımı ve okuduklarıma verdiğim puanları deftere yazıp çekmekte buldum çareyi. Çanakkale'ye döndüğümde yeniden bir Eylül ayı okuduklarım fotoğrafı çekmeyi planlıyorum 🙋🏼
Görsel olarak biraz çirkin olmuş gibi (?)
Okuduklarım:
•Parçalanmış-4,5/5
-Ah Logan! O kadar özledim ki! Şaka değil. Ciddi ciddi özledim bu delikanlı adamı. Eve gittiğimde üçüncü kitaba başlamayı planlıyorum.
•26-4,5/5
-Konu: Ateş Kemal!
Nasıl sakin kalabilirim. Seviyorum adamı. Küçük hanım, demesi yok mu? Kalp 💖
•Şimdi Benimsin-0/5
-YORUMSUZ!
•Huzursuzluk-3/5
-Beklediğimden daha yavandı. Beklentilerimi maalesef karşılayamayan bir kitap oldu.
•Tutkunun Sırrı-4/5
-Beni sıktı, boğdu, bezdirdi...ama son 150 sayfasıyla gönlümü, kalbimi tüm duygularımı fethetti. Alın şu kitabı! Alın da Lord Downing ile bir de siz tanışın.
•Uzun Yağmurlardan Sonra-3,2/5
-Eksikleri olan ama beni duygusal açıdan çok etkileyen güzel bir kitaptı. Önerimdir.
|
Bu ay 6 kitap okudum. Of of! Daha tempolu zamanlarım olacak. Ve ben böyleyim. Kendimi toplamam gerek.
Sevgim üzerinize olsun!
Görüşmek üzere...
He! Bu arada yeni tema nasıl olmuş? Mutlaka yazın🙆🏼💖

🍁Nasıl yazıyorum? Neden yazıyorum? Ben kimim?
| #yazmaserüvenim |

Yeniden merhaba. Uzun zamandan beri bana gelen sorular neticesinde böyle bir post atmayı uygun gördüm. Sürekli sorulan soru, "Nasıl bu kadar iyi yazabiliyorsun?"
Bu sorunun iyi kısmı kişiye göre değişebilir, benim yazdıklarım size yavan, kötü veya klişe gelebilir, bu sizin görüşünüz. Buradaki ortak nokta nelerden ilham aldığım, nasıl yazdığım ve nasıl bir dil kullandığım.
Öncelikle yazmaya başlama dönemim benim için çok sancılı bir dönem oldu. Çoğu arkadaşım tarafından dalga geçildim. Bunun sebebi de asla yazmam dediğim bir konu üzerinde yazmaya başlamamdı. Lakin dalga geçilmesine rağmen iyi ki yazmışım diyorum. Yazdığım karakterlerin hayatımda birçok şeyi değiştirdikleri su götürmez bir gerçek.
•Öncelikle yazmak bir süre sonra tüm insanların ihtiyacı olan bir şey. İçinizdeki bazı şeyler, bazı duygular veya bazı olaylar öyle raddeye geliyor ve sizi öyle boğmaya başlıyor ki bir yerden sonra içinizdeki karakterleri, olayları evirerek çevirerek kurgulama ihtiyacı hissediyorsunuz. Ya da hayatınızda yaşadığınız problemleri yazarak iyileştiriyorsunuz. "Ben bu sebepten dolayı çok üzgünüm ve mutsuzum ama benim karakterim benim yaşadıklarımı yaşayıp benden daha güçlü bir şekilde ayakta kalmalı! Ve o ben, ben de o olmalıyım!" diyebiliyorsunuz. Bugüne kadar yazdığım tüm karakterlerimde benden mutlaka bir parça vardı. Örneğin kadın karakterlerim her zaman ben'deki özelliklere göre şekillendi. Her şeye rağmen gülüşüm, Nisan; Güçlü kalışım ve dik duruşum, Bade, diyebildim.
Nasıl ilham geliyor?
Aslında bu soru gerçekten çok ama çok göreceli. İlham olayı bence biraz motivasyondan kaynaklanıyor. Yani yazmak için bir şeyleri bekliyoruz orası kesin. Ben bunu her zaman aktaracağım ya da yazacağım duyguların içimdeki tamamlanışı olarak gördüm. Çünkü yazarken bir yerden sonra karakterlerimin gözünden bakıp "Ben onun yerinde olsam ne yapardım?" diyorum, diyoruz. Bu açıdan ilham benim için bunu ifade ediyor. Nelerden ilham aldığımı sorarsanız orası gerçekten çok karışık. Ben günlük hayatta yaşadığım ya da sahip olduğum her şeyden ilham alabiliyorum. İyi bir gözlemci olduğumu söylerler, keza buna...
Devamı Yorumda👇🏻

🍁Kitap Alışverişi & Hediye Kitap |
#kitapalışverişi

Merhabalar! Post atmayalı, sizinle sohbet etmeyeli uzun zaman olmuş. Bir şeyler yazmayı, karalamayı özlemişim gerçekten. Bugün dört adet post paylaşacağım ve bu dört postun birinci postu da bu paylaşım. Yaptığım minik alışverişi hem çekip atayım, hem de yayınevlerinin fiyatları ile ilgili minik birkaç fikrimi belirteyim dedim.

Fotoğraftaki ilk iki kitap, yabancı yayınlarından olan Yeni Bir Başlangıç ve Paramparça, Bahariye'deki Penguen Kitap'tan alındı. Belki bilirsiniz Penguen kitap'ın güzel indirimleri var. Bu kitaplarda o indirim kategorisinden alındı. Bu iki kitabın tanesi on liraydı. Merak ediyordum, gördüm ve aldım. Hatta birinci kitabı bitirmek üzereyim. Yakında da yorumu gelir zaten.

Aldığım bir diğer kitap ise Günahlar Ve İğneler kitabı. Bu Günahlar Ve İğneler Serisinin ilk kitabı. Bu seri hakkında mükemmel yorumlar okudum ve merak ediyordum. Evimin yakınlarında olan markette de etiket fiyatının yarısı + kasada %30 indirim olunca kitap 7,45 gibi bir fiyata geldi. İkinci kitabını bulabilseydim onu da alacaktım ama maalesef bulamadım. Bu fotoğrafta en çok merak ettiğim kitap Günahlar Ve İğneler.

Diğer bir kitap ise benim almadığım (!), bana hediye edilen bir kitap. Kitap @seda.meydan tarafından hediye edildi ve okunmayı bekliyor. Kendisi kitabı hiç sevmemiş ve benim de sevmeyeceğimi düşünüyor. Belki okurum ama yorumlamayı pek düşünmüyorum.

Ve gel gelelim yayınevlerinin fiyatlarına. Bu aralar sizin de fark ettiğiniz gibi yayınevleri bastıkları fiyatları biraz yükseltti. Bunun sebebini ben de sizin gibi bilmiyorum. Fiyatlarından gayet memnun olduğumuz yayınevleri bir anda fiyatlarını arttırınca insan haliyle şaşırıyor. Sanırım fiyat konusunda gayet iyi bulduğum bir yabancı yayınları vardı. O da son kitabını 35 tl ile etiketleyerek kafamda soru işaretine neden oldu. Warcross uzun süreden beri beklenen bir kitap olduğu için mi böyle bir fiyat bastılar bilmiyorum ama keşke daha düşük bir fiyat olsaydı dedirtti bana. Pegasus yayınlarından hiç hiç bahsetmek istemiyorum. Bildiğiniz gibi ben Pegasus yayınları okumuyordum...
Devamı Yorumda👇🏻

Most Popular Instagram Hashtags