[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

haticekubratongar haticekubratongar

2002 posts   186429 followers   5 followings

Hatice Kübra Tongar  Enes ve Eymen'in annesi, aile danışmanı, yazar. İletişim: Züleyha Yıldız➡️05356437502

http://www.kitapyurdu.com/kitap/bagirmayan-anneler/423428.html

İki miras bırakalım çocuklara; doğayı ve duayı... Çünkü doğaya dokunan ve duayla dokunan nesiller dünyayı değiştirir 💕 Ev sahipliğiniz için teşekkür ederiz @enginuzun @turanurtanurr

1. Gözünüzü açtığınız an zihninizde başlayan ‘ayy bugün çamaşır vardı’, ‘uff sonra bir de ütü derdi başlayacak’, ‘amann yine hiç uyuyamadım’ söylenmesini susturun. ‘Çocuğum olmasaydı, kıyafetlerde çamur, kusmuk, salya kirleri de olmazdı. Gece deliksiz uyurdum. Bu kadar da ütü çıkmazdı. O zaman iyi ki çamaşırım, ütüm ve uykum var. Çünkü çocuğum var’ deyin. Sabah sabah polyannaya bağlayarak açın gözlerinizi.

2. Her şeyi aklınıza yazmayın, kâğıda yazın. Günlük yapılacaklar listesi hazırlayın. Süpürge, yemek, oyunlar aklınızda değil, listede olsun. Çoluk çocuk, pazar poşeti derken bir sürü yük taşıyoruz zaten, bir de zihnimizde yüklerimiz olmasın. İşler bittikçe yanına ‘tik’ işareti koyun. ‘Tik’ bu da bitti diye diye, işleri bitirin. Sonunda da kendinize köpüklü bir kahve keyfi ısmarlayın.

3. Anne olmayı sevin. En zor yanlarını bile sevin. O zahmetli kısımlar olmasa, annelik bu kadar keyifli olmazdı ki... Bunu fark edin. Kendi çocuğumuza verdiğimiz emek, evladımızı komşunun çocuğundan farklı kılıyor gözümüzde. Bu yüzden uykusuzluğuyla, koşuşmasıyla, yorgunluğuyla, sabır taşlarını çatlatan sabır ihtiyacıyla seviyorum anneliği deyin. Siz anneliği sevin ki, annelik de sizi sevsin 😃

Haydi hepimize kolay gelsin 😜

Bu yıl da ipliğimiz pazara çıktı şükür 😃 Ailemizin büyüğü dedemiz oruç kutumuzu açtı, oruç iplerimizi saydı, 'ihlaslı oruçların olsun' duasıyla İhlas Suresini okudu, torunun gönlünü ufak bir harçlıkla aldı... Daha ne olsun? Tüm evlatlarımızın ihlaslı oruçları olsun inşallah 💕

Bayram nesilden nesile taşınan tatlı bir duadır; 'El öpenlerin çok olsun...' 💕 Hayırlı bayramlar herkese 🌺

Bu bayram bir anne hediye edelim evlatlara, bayramlaşırken uzatılan şekerleri avuçladıklarında kaş göz işareti yapmayan. Misafirliğe gittiğimiz evlerde ‘mum gibi oturmaya’ onları zorlamayıp, içlerinden geldiği gibi koşup oynamalarına ses çıkarmayan. Bayram ziyaretlerini yalnız yetişkin sohbetleri olmaktan çıkarıp, evin çocuklarıyla gülen, eğlenen, oyunlar oynayan…

Bir anne hediye edelim evlatlara, güldüğünde ‘gülme’, ağladığında ‘beni rezil etme’, isteklerini söylediğinde ‘bayramı burnumdan getirme’ diye çocuğunu azarlayıp kırmayan. Duygularını anlayan, dinleyen, önemseyen… Bayramın çocuğa da geldiğini fark etmiş olan…

Bir anne hediye edelim evlatlara, bayram gezmelerinde çocuğunun isteklerini de değerlendiren. Onun arkadaşlarının, öğretmenlerinin, sevdiklerinin de kapısını çalıp ‘hayırlı bayramlar’ diyebilen. En güzel kıyafetin mutlu bir ‘tebessüm’ olduğunu bilip, bayramlık gülüşüyle evladının yüreğinden öpebilen…

Bir anne hediye edelim evlatlara, bayramı yalnız kendine değil, tüm ailesine mutlulukla serpiştirebilen…

Annelere de ütüsü hiç bozulmayan kıyafet hediye edelim. Bayram arefesinde çok makbule geçer valla :)))

Ahmet Eymen 5 yaşında. Bu aralar cinsiyetiyle ve cinsellikle ilgili soruları arttı. Her fırsatta ya ‘doktorculuk’ oynamak istiyor, ya da tişörtümün içine top koyarak ‘doğum’ oyunu oynatıp varoluşsal sorgulamalarını peşi sıra diziveriyor 😃 Geçen gün ‘anne seni dudağından öpeceğim’ dedi. Tam ‘oğlum dudaktan öpülmez çünkü ayıptır’ gibi, ‘öpersek tükürükten mikrop bulaşır, hasta oluruz’ gibi refleksif bir cevap verecektim ki, aklıma Eymen’in hep çocuk kalmayacağı geldi. ‘Öpmek ayıptır’, ‘öpmek mikrop bulaştıran pis bir iştir’ kodlamalarının, mesela, evlilik iletişimine bile zarar verebileceğini düşündüm. Çünkü yıllardır kız çocuklarını korumak adına ‘erkekler kötüdür, sana kötülük ederler, uzak dur’ cümlelerinin sebep olduğu cinsel hastalıkların ya da ‘erkek gibi kız maşallah’ cümlesini duya duya ‘kız çocuk’ olmaktan koparılmış erkekvari tavırlara giren genç kızların hikayelerini işitiyorum. Çocuklara söylediğimiz cümlelerin ‘çocuklukta’ kalmadığını, gençliğe, hatta yetişkinliğe taşındığını oradan biliyorum. Bu yüzden ne mikroptan, ne ayıptan, ne de günahtan bahsettim oğluma. Tek bir şey söyledim; anne ve çocuk böyle öpüşmez yavrum, gel yanağından öpeyim...

Bugün günlerden ‘hayır’ olsun mu? Geçenlerde Yeşilay Derneği’nden bir mail aldım. Dediler ki, bizim bir çocuk dergimiz var. İsmi Mavi Kırlangıç. Dergimizin tüm gelirleri bağımlılıkla mücadele eden yavrulara, gençlere gidiyor. Onların rehabilitasyonu ve normal hayata döndürülebilmesi için harcanıyor. Bunu annelere duyurur musunuz?’ Dedim, duyurmaz mıyım? Kendi çocuğunu düşündüğün gibi, başka çocukları da düşünmek Peygamber sünnetidir… Derginin tek sayı fiyatı 5 Lira, yıllık aboneliği 50 Lira. 5 Liradan, 50 Liradan ne olur ki demeyelim. O küçük 5 liralar birikip, inşallah pek çok gencin yaşama tutunması anlamına gelecek. Bu çorbada benim de tuzum olsun derseniz, yesilay.org.tr adresine girip ‘Mavi Kırlangıç’ butonuna tıklayabilirsiniz. Allah kabul etsin hayrınızı…

İftar öncesi çocuklarla Kadir Suresi’ni okuduk. Kadir Gecesinin ‘bin aydan hayırlı’ olmasına gelince durdum ve sordum. Yavrular, sizce Kadir gecesini bu kadar kıymetli kılan şey ne? Neden bu gece bu kadar önemli? 5 yaşını sevdiğim Eymen ‘çünkü bugün Çarşamba’ deyip olaya zamansal bir farkındalık kattı 😃 Enes, ‘Çünkü Ramazan’da geliyor. Ramazan kıymetli olduğu için o da kıymetli’ dedi. Dedim, süper. Gelin size bir şey daha söyleyeyim; ‘Biliyor musunuz Kur’an-ı Kerim’in indiği zamana biz Kadir Gecesi diyoruz. Bugün değerli çünkü bugün Kur’an indi’ Her sorunun cevabını vermeyi sevmem. Bazen ortaya bir soru bırakıp uzaklaşırım yanlarından. Öyle yaptım. Yüreklerine bir soru atıp, çıktım odadan: ‘Kuran indiği geceyi bin aydan hayırlı yapıyorsa, indiği kalbi kim bilir nasıl yapar?’ Sizin yüreğinize de bırakayım aynı soruyu. Kalbine Kur’an inenlerden olmak duasıyla… Hayırlı kandiller dostlar 💕

Çocuğumu bir türlü bilgisayarın başından kaldıramıyorum, odasını toplatamıyorum, namaz alışkanlığı kazandıramıyorum, bir şey istedi mi ‘hayır’ dan anlamıyor, vazgeçiremiyorum diyen annelere bayram önerisi:
Çocuğunuza çok istediği bir bayram hediyesi alın, hatta beraber seçin, paketleyin. Sonra koyun hediyeyi görebileceği bir yere ve deyin ki: ‘Bayram sabahı bu hediyeyi sana vereceğim. Çünkü bu senin bayram hediyen… O zamana kadar açmak yok. Bu bir kural. Kuralı bozarsan, bu hediyeyi kaybedersin, alamazsın’
Bu uygulama, çocuk eğitiminin en önemli adımı olan ‘hazları erteleme’ için şahane bir yoldur. Çocuk açmak ister, bekler, bazen yalvarır hemen açmak için, bazen huysuzlanır ama anne sabır ve sükunet içinde, mütebessim bir çehreyle sözünden geri adım atmaz ve ‘bekle’ der. Ve görür ki, çocuğu bekledikçe hazlarını ertelemesi gereken her alanda başarısı artıyor, sorumluluklarını daha kolay alıyor.
Biz her yıl hem doğum günlerinde, hem bayramlarda yapıyoruz bu uygulamayı. Gün sayısını çocuğun yaşından bir eksik tutuyoruz. 2 yaşındaysa 1 gün, 3 yaşındaysa 2 gün gibi… 5 yaşındaki Eymen bugünden başladı hediyesi için sabretmeye. Bir afralar, bir tafralar, bir ‘anne sen bilmiyorsun, aslında bugün bayrammış’ demeler… Hep anneler mi sabredecek, biraz da çocuklar sabretsin. De mi ama 😃

İftar duası: Allah hepimize iftara geldiğinde 'sen otur, sen de oruçsun, ben kendi yemeğimi alırım' diyen, mutfağa girdiğinde de 'gelmişken şu tabakları makineye koyayım' inceliği gösteren, üstüne bir de kaynayan çayı demleyen dost versin 😃 Bize de o dostların kıymetini bildirsin 💕 Değil mi Vildancığım? ☺️ @vildangntrkn

Geçen gün Enes’e miraç hadisesini anlatıyordum. Cümlenin bir yerinde, Peygamberimizin Cebrail (as) ile ‘Sidret’ül Münteha’ ya geldiğini söyledim. Enes ‘Sidret’ül ne? O ne ki öyle? Anladıysam Arap olayım’ dedi. Biz de çocukken söylerdik bu sözü; ‘Anladıysam Arap olayım’ derdik. Üzerine hiç düşünmemiştim, oğlum söyleyince fark ettim birden. Miracı bıraktım, başladım bu sözü konuşmaya ☺️ Enes, dedim, bu sözü çocukken ben de kullanırdım. Ama şu ana kadar ne kadar yanlış olduğunu fark etmemiştim. Teşekkür ederim fark etmemi sağladığın için. Sonra neden yanlış olduğundan, insanları etiketlemenin ve ötekileştirmenin kötülüğünden, Efendimizin ‘Arap’ olduğundan bahsettik. O zaman neymiş; 1- Söylediğimiz sözleri düşünüp, tartıp konuşmak daha iyiymiş. 2- Yıllardır gözünüzün önünde duran şeyi bazen bir çocuk cümlesi fark ettirebilirmiş. 3- ‘Sidret’ül Münteha’nın ne olduğunu merak edenler Google amcaya sorabilirmiş 😃

Dün sabah ‘çocuklarımızın sadece annesi olmasın, annesiyle anıları da olsun’ yazdım. Bir güzel kardeşim yazmış ki, ‘Hatice Hanım, ne kadar uğraşırsanız uğraşın çocuklar bu anıları sizin hatırladığınız gibi hatırlamayacaklar. Onlar da kendi çocuklarıyla anılara dalacaklar. Yaptıklarınız boşa gidecek…’ Boşa gitmeyeceğine dair pedagojik pek çok şey yazabilirim ama onun yerine şu hikâyeyi yazayım istedim. Hikâye bu ya, 50 yıllık evli bir çift varmış. Adam karısını çok severmiş. Kadın yaşlandıkça unutmaya başlamış, en sonunda da tamamen bunamış. Adam karısını hastaneye yatırmış. Her gün giyinip, kuşanıp, elinde çiçeklerle karısını ziyarete gitmeye başlamış. Günlerden bir gün hemşirelerden biri dayanamayıp sormuş: ‘Beyefendi karınız hiçbir şey hatırlamıyor. Her gün çiçeklerle buraya geliyorsunuz ama onun için bi anlamı yok. Çünkü sizin kim olduğunuzu bilmiyor.’ Adam buruk bir tebessümle cevap vermiş: ‘Olsun, ben onun kim olduğunu biliyorum…’ Yani unutulsa da, boşa gidecek olsa da biz devam edelim. Evlatlarla ilişkimizi dua dua büyütelim. Kim bilir, belki gün gelir çocuklar yaşadığımız anıları hatırlamaz olurlar, o zaman biz hatırlar ve o anıların güzelliğiyle ısınırız. Bence bir anneye bu da yeter...

Most Popular Instagram Hashtags