fotografbilgisi fotografbilgisi

21 posts   384 followers   510 followings

fotografbilgisi  Bu hesap @fotografgrubu 'nu destekler... Bilgilendirme ve eğitim amaçlıdır. @hakansenbahceli tarafından yürütülmektedir...

http://www.fotografgrubu.com/

Fotoğraf ve Toplum. Gisele Freund Türkçesi: Şule Demirkol; Sel Yayıncılık.
.

Kitabın Alman ve kadın yazarı Gisele Freund, Hitler’in yönetimi ele geçirmesiyle birlikte Almanya’yı terk etmiştir. Sosyoloji eğitimi alan Freund, aynı zamanda fotoğrafçılıkla da ilgilenmiştir ve fotoğraf yapıtlarıyla dünya çapında üne kavuşmuştur.
.
Yazarının hem bir sosyolog hem de bir fotoğrafçı olması fotoğrafın tarihsel gelişimini toplumsal değişimlerle birlikte irdeleyerek ele alınmasını beraberinde getirmiş, güçlü ve sade yazım dilini de kattığımızda ortaya keyifle okuyabileceğimiz bir başyapıt çıkarmıştır. Fotoğrafın zaman içerisinde geniş kitleler ve farklı toplumsal sınıflar tarafından nasıl kabul gördüğünü gözler önüne ustalıkla seren bu kaynak kitapta, fotoğrafın ilk yıllarında devlet tarafından sahiplenilmesinden tutunda, minyatür ve gravür sanatlarının fotoğrafın icadıyla kaybolması ve daha birçok farklı örnekten ustaca bahsedildiğini göreceksiniz.
.
Kitap arka kapak yazısında ise şu ifadelere yer verilmiş : “Gisele Freund, fotoğraf üzerine yazılmış yapıtlar arasında kılavuz bir kitap olarak çok önemli bir yere sahip olan “Fotoğraf ve Toplum”da fotoğrafın icadından günümüze kadar geçirdiği değişimlere toplumsal ve siyasi bir pencereden bakıyor.
.
Modern çağın en önemli buluşlarından biri olan fotoğrafın tarihi, son iki yüzyıldaki sanat akımlarının bir panoramasını sunmakla kalmıyor, sanat ile siyasi ve toplumsal gelişmeler arasındaki yadsınamaz ilişkinin boyutlarını da gözler önüne seriyor.” .
.
Kitabın dilini ve konuları nasıl işlediğini daha iyi anlayabilmeniz açısından aşağıdaki alıntı olduğu gibi aktarılmıştır: “Fotoğrafın icadı, sanatın geçireceği evrim için çok belirli bir gelişmeydi.
.
Fotoğrafın çağdaş yaşamda çok önemli bir yeri vardır. İnsanın içinde yer aldığı ancak fotoğraftan şu ya da bu şekilde yararlanmayan bir tek etkinlik sayamayız. Fotoğraf, icat edildiği tarihten itibaren hem bilim hem de sanayi için vazgeçilmez bir araç oldu. Kitle iletişiminin, örneğin sinemanın, televizyonun ve video kasetlerinin temelini oluşturdu. Her gün binlerce gazete ve dergi ile de çevremize yayılmaya devam ediyor."

@fotografbilgisi Film Önerisi 🎬 War Photographer

Filmi hem bizlere öneren hem de aşağıdaki tanıtımını hazırlayan değerli dostumuz @habibkocak 'a katkılarından dolayı sonsuz teşekkürlerimizle... Bu hafta sizlerle paylaşacağımız film; Savaş Fotoğrafçısı (War Photographer), ünlü savaş fotoğrafçısı James Nachtwey'i anlatan belgesel bir film. Yönetmenliğini Christian Frei’nin, müziklerini Eleni Karaindrou ve Arvo Part’in yaptığı 2011 yapımı belgesel, bir çok ödülünde sahibi.
45 dakikalık bu güzel belgeselde, James Nachtwey’in nasıl ve ne şekilde nerelerde çalıştığı belgelerle anlatılıyor. Sanatçının projeleri üzerine görüntülerin de yer verildiği belgeselde; filmin çekim tekniği, bazen fotoğrafçıyı takip eden bir kameramanın vizöründen izlerken, bazen de çekim yaptığı yerlerde yanındaki kameramanların vizöründen izletmek üzerine kurulmuş. Ayrıca fotoğraf makinası üzerine yerleştirilen parmak kamera ile alınan görüntülerde fotoğrafçının vizörden gördüğü kadrajı seyrettirmeyi seçmiş yönetmen. Parmak kameranın açısında bize makinanın diyafram ve enstantane değerlerini de görme fırsatı veriyor.
Savaş muhabiri olarak dünyanın tüm kanayan yaralarını görüp bunları tüm insanlığın görmesi için çabalayan bu kahramanın hikayesini kaçırmayın. Yine yazımızı bu sefer James Nachtwey’in iki sözüyle kapatalım: "Bu olaylari gormeliyiz ve elimizden geldigince bir seyler yapmaliyiz. Eger biz yapmazsak, bu isi kim yapacak?" "Acaba hayatimi baskalari uzerinden mi kazaniyorum? Benim basarimin nedeni onlarin acilari ve uzuntuleri mi? Ben bir faydacı mıyım? Fotoğraf makinali bir vampir miyim?"

fotografbilgisi röportajları - 4🎬
"Hep kendi ülkemizde yaşıyoruz yalnızlığımızı…” @the.metonian 👏👏👏 “Hayrullah Mete, kendisini nasıl tanımlar bizlere? Fotoğrafla yolu nasıl ve nerede kesişti?” *Hayrullah Mete, kendi halinde, ağzından kerpetenle laf alınan çoğunlukla asosyal bir adam olarak tanımlar kendisini. Fotoğrafla yolu, çocukluğunda Zenit ve Kodak marka makinelerle kesişti ama çok sonraları fark etti içindeki fotoğraf aşkını. Yazılımcı olmama rağmen sözel ve görsel sanatlara ilgim hiç kaybolmadı. Edebiyat, sinema ve fotoğraf bu ilgi alanlarımın en üst sıralarında geliyor.

Röportajın ilerleyen kısmında "Metonyası’nın neresinde fotoğraf, kalenin kapısı mı ya da duvarları mı? Avlusu mu yoksa?” diye sorduğumuzda şöyle cevaplıyordu Metonyalı @the.metonian *Fotoğraflarımda "insan"a yer vermeye çalışıyorum elimden geldiğince, ama ülkemizin insanı bu konuda biraz ketum açıkçası. Özellikle portre çekimlerinde sohbet etmek, izin almak, fotoğraf çekmeye çalışmak bir hayli zor. Bu yüzden fotoğraflanan nesne açısından pek özgür sayılmayız. Fakat konu seçimi hususunda, kendimi özgür bırakmaya çalışıyorum. Sınırlar belirlemek, fotoğrafçıyı rahatsız eder benim kanaatime göre. Rahat çalışamaz. Metonya'da fotoğrafın yeri ise kalenin dışa açılan penceresi, ruhum Metonya'da ise, bedenim fotoğraf sayesinde dış dünyayla iletişim kuruyor. “Bir nevi fotoğraf dış dünyaya bakışı temsil ediyor diyebilir miyiz?” *Aynen. Daha önce de belirttiğim gibi, "benim gördüklerimi, benim bakış açımla siz de görün" demek için seçtiğim yöntemdir fotoğraf. Kendimi ve gördüğüm hayatı anlatabilmek için.

@fotografgrubu üyelerinden Hayrullah Mete ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajın tamamına "fotografgrubu" facebook grubundan ve "fotografbilgisi" facebook sayfasından ulaşabilirsiniz. @the.metonian Hayrullah Mete'ye sonsuz teşekkürlerimizle❗️❗️❗️

@fotografbilgisi - Sergi Duyuru

Merhaba, fotografbilgisi hesabının içeriğine sergi ve söyleşi duyularını da eklemeye başlıyoruz.
İlk duyurumuzu instagram hesabındaki harika sokak portrelerini keyifle izlediğimiz Ayçin Bayraktaroğlu'nun @abayrakt açılış kokteyli 25 Kasım 2016 Cuma günü saat 19:00'da Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde yapılacak olan sergisiyle yapıyoruz. Sergi 9 Aralık 2016 gününe dek gezilebilir.

Ayçin Bayraktaroğlu'nu @abayrakt tebrik eder, fotoğraf çalışmalarında kendisine başarılar dileriz.

@fotografbilgisi Değerlerimiz Serisi - Şemsi GÜNER (1933-2010)

Şemsi Güner fotoğrafçıyı tanımlarken "başkalarının gözünde hiçbir mana ifade etmeyen bir konuyu fotografçı görür ve ona hiçbir değer vermeyen kişiye saatlerce seyrettirir, işte fotoğrafçı budur" ifadesini kullanır.

1972 yılında yollara düşen Şemsi Güner; karış karış gezer Anadolu’yu. Anadolu İnsanını ve Anadolu medeniyetlerini çeker, kilometrelerce yol yürür, yemek yemeği unuttuğu zamanlar olduğunu dile getirir.

Yurt Ansiklopedisi’nin Anadolu fotoğraflarını da çeken usta; Anadolu’nun Kral yollarını kilometrelerce yürüyerek, sadece Hitit değil, Roma, hatta Bizans, Osmanlı yolları, Urartu yollarını görüp bu yollardaki insan, müze ve doğa çekimleri ile kitaplar yayınlamıştır.

Ustalarla Türkiye Defteri / Kral Yolları - Şemsi Güner. Yaklaşık yarım saatlik bu belgeseli izleyerek kendisi, söylemleri ve fikirleri konusunda bilgi sahibi olmak mümkündür.

Araştırma ve kaynak konusundaki destekleri için değerli dostum Funda Ardıç'a @fundailys teşekkürlerimle...

fotografbilgisi röportajları - 3 🎬
Genç Milenyum Fotoğrafçısı - Sevde Nur Gün @arsllonga 👏👏👏. "Genç bir fotoğrafçı olarak Sevde Nur nasıl tanımlar kendisini bizlere? Fotoğraf serüveni nasıl başladı ve şu anda kendisini bu anlamda nerede görmekte?” *Aslında benim kendimi tanıtmam imkansız. Çünkü her zaman kendimi görmek istediğim gibi görürüm, aslında beni fotoğraflarımdan sizler tanıyabilirsiniz…

Ama yine de burada kendi cümlelerimi kurmam gerekirse, ben kendimi her daim o popüler çemberin dışında tuttum. Tabi ki bu iş iki basamaklı bir yaşım olduktan sonra geçerli oldu…O çemberin dışında daldan dala atladım. Ama fotoğraf… Fotoğraf her zaman vardı. Belki de daldan dala atlarken ki kanatlarımdır inanın çok karar veremiyorum ama o kapaklı eski telefonlarda fotoğraf çekerken bana kızdıklarını hatırlıyorum çok fazla fotoğraf çektiğim için.
İlk gelişimimi okulda gösterdiğimi düşünüyorum. Resim hocam bana bazı ayrıntıları öğretmişti. İkinci gelişimim ise yoğun derslerimin her zaman engel olduğu ama yine de bana epey bir basamak atlattıran fotografgrubu ile oldu. Şu an kendimi görmüyorum bile… Nereden ne kapabilirim peşinde koşuyorum her zaman.

Sevgili Sevde Nur'un @arsllonga röportajın ilerleyen kısmında sorulan "Neden Fotoğraf?" sorusuna vermiş olduğu cevap onun bizlere fotoğraf sevgisini naif, sade, duru ve güzel bir biçimde açıklama biçimiydi. *Neden fotoğraf sorusunu yanıtlayamıyorum bir türlü. Bu şey gibi, anneni neden seviyorsun demek gibi...O hep benim içimde biryerlerde var oldu. 🎬 @fotografgrubu 'nun en genç, üretken ve son zamanlarda paylaştığı harika fotoğraflarla dikkatleri üzerine çeken değerli üyelerinden Sevde Nur Gün @arsllonga ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajın tamamına "fotografgrubu" facebook grubundan ve "fotografbilgisi" facebook sayfasından ulaşabilirsiniz. Bu çok keyifli röportaj için sevgili Sevde Nur'a @arsllonga sonsuz teşekkürlerimizle❗️❗️❗️

Günaydın, içeriğimize @habibkocak önerisi ve kelimesi kelimesi hazırlığıyla yeni eklenen fotoğrafa dair film önerileri ile karşınızdayız. Sizlerle paylaşacağımız ilk film; 2013 yapımı Finding Vivian Maier. Türkçe’ye Vivian Maier’in Peşinde diye çevrilmiş ve isminden de anlaşılacağı gibi sokak fotoğrafçılığının efsane ismi Vivian Maier’i anlatan bir belgesel film. Önce bilmeyenler için Vivian Maier'den bahsedelim; Aslen Fransız ancak Amerika’da yaşayan ve 50’li yıllarda Dadılık yaparak hayatını kazanan Maier, yaşamı boyunca onbinlerce fotoğraf çekmesine rağmen ne bunların kendisi baskısını görmüş ne de birisi ile paylaşmıştır. Öldükten sonra 2007’de John Maloof bir müzayedede fotoğrafları çok beğenip alınca deha ortaya çıkıyor. Belgesel de tam da bu olayı anlatarak Maloof’un Vivian Maier'i araştırması ve bulması hikayesini, aynı zamanda Maier’in fotoğraflarıyla bizi görsel bir şölene davet ederek gerçekleştiriyor. Vivian Maier’ın Peşinde’de Maloof, Maier’ı keşfetme serüvenini anlatırken, hayatı boyunca çocuk bakıcılığı yapmış fotoğrafçının izini sürmeye devam ediyor. Maier’ın bakıcılığını yaptığı insanlarla konuşan, hatta onun Fransa’daki akrabalarını bulan Maloof, bu gizemli kadının üstündeki sır perdesini araladıkça yeni sorularla karşılaşıyor. Daha fazla açık vermeden Maier’in bir sözüyle paylaşımımızı sonlandıralım. “Galiba hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyor. Başka insanlara da yer açmamız lazım. Bir çark gibi. Biniyorsunuz ve sonuna kadar gitmek zorundasınız. Sonra başka birisi de aynı fırsata sahip olacak ve o da sonuna kadar gidecek, bu böyle devam edecek. - Vivian Maier”. @habibkocak 'a içeriğe olan bu katkısı için sonsuz teşekkürlerimle...

fotografbilgisi röportajları - 2🎬Seyyah Fotoğrafçı – @aysemeral 👏"Ayşe Meral nasıl tanımlar kendisini bizlere, fotoğrafa olan tutkusunun başlangıcı ile birlikte anlatabilir mi?”
*Ayşe Meral, asıl mesleği finans ve muhasebe olan, hayata pozitif bakan ve kendisini fotoğrafları ile ifade eden birisidir. Fotoğrafa olan tutku çok eskilerden beri varmış aslında, bunu yeni yeni fark ediyorum. Eski küçük fotoğraf makinalarıyla harikalar yaratmaya çalışırmışım. Hatta bir defasında yarışmaya katıldığımı bile hatırlıyorum.
"Söylediklerinizden hareketle seyahat ve fotoğraf ortak paydası konusundan ilerleyecek olur isek fotoğraflarınızda gördüklerimiz nedir sizce? Seyahatin fotoğrafı mı, fotoğrafın seyahati mi? Yoksa farklı yaşamlara dokunma, farklı kültürleri anlatma isteği mi?”
*Kesinlikle. Aslında başlangıçta sadece seyahatin fotoğrafıydı. Yani nasıl olsa seyahat ediyorum fotoğrafta çekeyim diyordum. Sonra ise fotoğraf çekmek amaçlı seyahatlerim başladı. Gideceğim yerleri ona göre seçmeye başladım. Benim için seyahat ve fotoğrafın ortak noktası, kendime yolculuk oldu. “Nasıl bir yolculuk peki bu?”
*Biraz içsel bir yolculuk diyebiliriz. “Sizde derin izler bırakan seyahatler ve fotoğraflarla harmanlayarak bu yolculuğu ortaya çıkaran nedir? Kısacası yolculuğunuzdan bahsedelim biraz?”
*Fotoğrafta ilk kırılma noktam 2016 Mayıs’ında yaptığım İran seyahatim oldu. Burada hemen unutmadan ikinci kırılmayı da söyleyeyim, Arel Kalender Hoca @lightstain ve @fotografgrubu ile yolumun kesişmesi. İran seyahatinin benim için önemine gelecek olur isek; birincisi ülke çok zengin bir tarihe ve kültüre sahip, fotoğraf ile ülkeyi anlatma konusunda çok zorluk çekmiyorsunuz, ikincisi ise seyahatimi bir fotoğraf grubu ile gerçekleştirmiş olmamdır. Bu bana farklı fotoğraf konusunda farklı bir bakış açısı kazandırdı. 🎬 @fotografgrubu üyelerinden değerli dostumuz @aysemeral ile gerçekleştirdiğimiz bu güzel röportajın devamına "fotografbilgisi" facebook sayfasından ve bu akşam "fotografgrubu" facebook grubundan ulaşabilirsiniz. Bu çok keyifli röportaj için @aysemeral 'e sonsuz teşekkürlerimizle... 📸Fotoğraf: Sara Agha Seyed Köyü/İran @aysemeral röportajın devamında bize bu köyü de anlatıyor. 🎬

@fotografbilgisi Değerlerimiz Serisi - Şemsi GÜNER (1933-2010)

Günümüzde harika fotoğraflarını keyifle seyredip saygı ve rahmetle andığımız usta bir fotoğrafçıdır Şemsi Güner, bizdendir, bizi bize anlatanlardandır ve bir bakıma bir Anadolu ozanıdır.

Annesi ud çalan ve keman dersleri veren, babası ise hem el emeği ile klarnet yapan hem de çalan klarnet ustası olan Şemsi Güner büyüdüğü bu ortamında etkisi ile İstanbul Belediye Konservatuarı opera ve şan bölümlerinde öğrenim görmüştür. Bu sırada ikinci dünya savaşı sonrası hayatı kazanma çabası ağır basar ve 1948'de çizdiği bir karikatürü dönemin en iyi karikatüristlerinden birisi olan Ramiz Gökçe'ye götürür. Ramiz Gökçe dergisi olan mizah'ta ilk çizgilerini beğenip yayımlayarak Şemsi Güner'in basın çizerliği dönemini başlatır. Şemsi Güner 1951'e kadar 3 yıl süre ile Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile aynı odayı paylaşır, her ne kadar konservatuar eğitimi kısa sürse de bu eğitim onun hayatında derin izler bırakır.
1956'da Tan gazetsinde yayımlanan Rıfat ılgaz'ın Hababam Sınıfı adlı ünlü eserinin çizgi romanını hazırlar.

Basın çizerliği piyasasına girdiği ilk günden itibaren yoğun şekilde çalışan Şemsi Güner'in gözleri bozulunca, çizim yapması güçleşir. Birlikte çalıştığı Şevket Rado yönetimindeki Hayat ve Ses dergilerinden ayrılınca; basın ressamlığını bırakarak fotoğraf sanatçılığı konusunda çalışmalara yönelir ve kısa sürede profesyonel fotoğrafçılığa geçer.

İyi ki de geçer dedirten usta fotoğrafçı Şemsi Güner ile ilgili paylaşımlarımız devam edecek... Kaynaklar : "TRT Arşiv-2007-Vikipedia-Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi-Fotoritm Arşiv"

Araştırma ve kaynak konusunda vermiş olduğu muazzam destek için Funda Ardıç'a @fundailys teşekkürlerimle...

Saygı, sevgi ve özlemle...🙏🙏🙏

Belki de Türk Fotoğraf Tarihinin yazımı onlarla başladı, her biri bizler için ayrı bir değer, kendi özgün bakışlarıyla öyle kadrajlar kurdular ki bizlere, onların olan bizim oldu, yıllar onları çığ gibi büyütürken birer toplumsal değer haline dönüştürdü!!! @fotografbilgisi 'nin misyonlarından birisi de işte bu öz değerlerimizi tanıtma ve hatırlatma olmalıydı. Bizden olanlara ve bizi bize anlatanlara saygıyla, fotoğraf sevgisi ve tutkusuyla, Türk Fotoğrafına damgasını vurmuş değerli usta fotoğrafçılarımız hakkında fotoğraflar ve bilgilere ulaşabileceğiniz "Değerlerimiz Serisi" ilk olarak rahmetle andığımız "Şemsi Güner"i çok yakında mercek altına alıyor olacak... Yukarıdaki fotoğrafta soldan sağa: Ara Güler, Mustafa Türkyılmaz, Şemsi Güner, Gültekin Çizgen ve Ozan Sağdıç. Ve diğer değerli ustalarımıza saygıyla... #fotografgrubu #fotografkritigi #yappozforum #turkportal #bestofphoto #resmeylehayati #turkportal_bw #ustalar #fotograf #fotografbilgisi @fotografgrubu @fotografkritigi @yappozforum

fotografbilgisi röportajları - 1 🗞Akademisyen Fotoğrafçı - @habibkocak 👏
"Kimdir Habib Koçak? Fotoğrafa nasıl merak saldı ve nasıl başladı içindeki bu fotoğraf tutkusu?"*Hayata karşı bir duruş sergilemeye çalışan, Akdeniz insanının neredeyse tüm özelliklerini bünyesinde barındıran, duygusal ama matematikçi bir akademisyen Habib. Fotoğrafa doçent olduktan sonra boşluğa düşeceği korkusuyla sarıldı, ama sarıldığı şey onu tamamen hiç bilmediği daha büyük kara deliklere ve dünyalara taşıdı, mazisi 3-4 yıldır.
"Kara delikler ve dünyalar derken?"*Hayata vizörden bakarken aslında hiçte anlatılan gibi olmadığını fark ediyor ve karelerinin içinde kayboluyor, dolayısıyla kara delikler yaratıyor kendine aslında, çünkü bildiği ama içine hiç girmediği hayatlara girmeye çalışıyor."İnstagram hesabınızda yukarıdaki harika ve anlamlı fotoğrafınızın altında Ken Loach’ın şu ifadesine yer vermişsiniz “Eğer dünyanın bu haline öfke duymuyorsanız ne biçim bir insansınız?” Bu ifadeden hareketle ve o hayatlara girdiğinde ne ile karşılaşıyor @habibkocak ?"*Sinop’lu Diyogenes’ten beri insan ve insanlık arayışı devam etmekte, son dönemde maalesef insanlığın öldüğüne inandıracak bir çok olayla karşılaşıyoruz. Bunlardan etkilenmemek için olayların faillerinden biri olman gerekmekte, aksi taktirde her zaman maktulsundur. Bu yüzden Loach’ın cümlesini, tam da düşüncelerimle örtüştüğünü düşündüğüm için o karemin altında kullanmak istedim.
"Fotoğrafçı Habib Koçak hangi gözle bakıyor bu duruma, bize neyi anlatmaya çalışıyor, ya da olanı gösterme çabası mı ondaki? İçindeki fotoğraf tutkusu hangi amacı ateşliyor? Ya da o amaç mıdır fotoğraflarının ateşi?"*Aslında fotoğraf bence hayatın dondurulmuş hali falan değil. Fotoğrafçının göstermek istediği hayatın bir parçası, uzantısı. Hayatı algılayışımız karelerimize direk yansıyor. Benim sanırım biraz da akademisyen olmamdan kaynaklı insanlara bir şeyler anlatma derdim hep oldu. 🎬@fotografgrubu üyelerinden değerli fotoğrafçı dostumuz @habibkocak ile yapmış olduğumuz bu keyifli röportajın devamına "fotografgrubu" facebook grubundan ve "fotografbilgisi" facebook sayfasından ulaşabilirsiniz!Bu güzel röportaj için @habibkocak 'a sonsuz teşekkürlerimizle...

Most Popular Instagram Hashtags