[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

booksofanunicorn booksofanunicorn

204 posts   928 followers   246 followings

  #bookstagram 😊 2017 Reading Challenge: 30/35📚 Cr. 📖 Snapchat: booksofaunicorn Fotoğraflar bana aittir 📷

http://ourbookland.blogspot.com/

Günaydın 💫
Öğlen oldu ama olsun 🙈

Günaydın 💫
Bu da polisiye seviyorsanız mutlaka okuyun temalı post olsun 😌

Günaydın 💫
Bu da böyle bir ombre olsun 😌

İyi geceler 🌀

Merhaba🌀
Bir süredir fotoğraf paylaşamadım çünkü dershane, eve gelince ödevler derken kitap okumaya çok vakit ayıramıyorum 😐 Ama biriktirdiğim yorumlar ve başka konseptli fotoğraflar var. Ayrıca hala elimden geldiğince okuyorum, buraları da mümkün olduğunda boş bırakmamaya çalışacağım 😊
Şimdilik bunları söylemek istedim, sonraki kitap yorumumda görüşürüz 👋🏼

Merhaba 💫

Arşiv serisi kesinlikle en orijinal konulu ve en sevdiğim kitaplardan biri 😍 Anlatım dili, karakterleri, konusu, olayları kısacası her şeyi yüzünden bayılıyorum bu seriye 😄😆 İlk önce konusunu özetleyeyim; Arşiv, ölülerin bedenlerinin saklandığı bir yer ve burada görevli avcılar, saklandıkları yerlerden kaçıp Arşiv koridorlarında kaybolan ölü -ama neredeyse tamamen canlanmış gibi- bedenleri Arşiv'e geri gönderiyorlar. Kulağa korku filmi gibi geliyor ama kitap kesinlikle öyle değil, bunu de belirtmiş olayım 😄 Ayrıca Arşiv'e ulaşmak için gerekli anahatarlar var ki normal insanlar buna ulaşamıyor, avcıların da anahtarlarına çok iyi bakmaları gerekiyor. Bunu da eklemek istedim çünkü anahtarların da önemli bir yeri var.

İlk kitapta olan olaylar, bu kitapta MacKenzie'nin peşini bir şekilde bırakmıyor ve MacKenzie Arşiv yüzünden normal hayatında da sıkıntılar yaşıyor. Bir süre sonra hayatında birçok şey sarpa sarıyor ve kendini kurtarmak için de kendinden başkasına güvenemeyecek hale geliyor.
Arşiv'deki koca bir kadının on yedi yaşındaki ana karaktere takması, özellikle de MacKenzie'yle empati yapınca çok sinir bozucuydu. Kızın kendini içinde bulduğu durumların hepsine Agatha tuz biber oldu.
Kitapta MacKenzie'nin yaşadığı en büyük zorluklardan biriyse yaşadıklarını ve şüphelerini kimseyle paylaşamamasıydı. Onu anlayacak sadece iki insan var ve biri belaya bulaşmaya fazla meğilli, diğeriysd ölü.
Bu kitapta da Wesley aslında çok da şaşırtıcı olmayan bir yerde ama bence güzel bir anda çıktı ortaya. Kitap boyunca da MacKenzie'yi korumak için elinden geleni yaptı ama MacKenzie de aynısını ona karşı yaptı.

Bu kitapta Cash gibi yeni ve tatlı karakterler de vardı. Aslında bakıldığında bence ille de bir artısı olmadı, sadece kitapta biraz yer kapladı. Bu olumsuz gibi duruyor ama eğlenceli lise ortamının temellerinden biriydi, yani iyiydi.
Eğer Arşiv'i sevdiyseniz bence Azat'ı da seversiniz 😊 Ben üçüncü kitabı da seveceğime eminim ama çıkış tarihi için 2020 diyor 😩 Normalde Pegasus kitapları çıkarmamakta ısrar eder ama bu sefer yazar bekletmeyi seçmiş 😒😐 İyi günler 👋🏼

Merhaba 💫
Yeni temamla ilk kitap yorumum ve ilk çoklu fotoğrafım olacak bu 🙈

Kitap yorumundan önce şunu söylemeliyim ki, kapağın öyle bir rengi var ki canım çıktı düzgün efekti bulup doğru oynamaları yapana kadar 😆 Yine de çok içime sinmedi ama bu fotoğraf için bu kadarını yapabildim 🙄😶 Requiem, Delirium serisinin -serinin adının bu olduğunu umuyorum- son kitabıydı. Kısaca serinin konusundan bahsedecek olursam; Lena'nın yaşadığı ülkede aşk, bulaşıcı ve insanı delirten bir hastalık olarak görüldüğü için insanlar, kendilerine uygun görülen zamanlarda, ki bu genellikle on yedi yaş oluyor, tedavi oluyorlar ve bu tedavi sayesinde aşık olup akıllarını kaçırmıyor, delice hareketler yapmıyor ve 'yetişkin' gibi bir durgunlukları oluyor. Lena, arkadaşına uyup daha önce hiç bulunmadığı türden ortamlara girince devletin bu politikasından emin olmamaya başlıyor. Sonra bir çocukla tanışıyor ve aşık olmanın o kadar da kötü olmadığını görüyor. Bu kısım biraz spoiler içerecek olabilir ama zaten tahmin edemeyeceğiniz bir şey değil, aşık olmanın ve tedavi edilmeden, özgür yaşamanın ne kadar güzel olduğunu gören, tedaviyi reddedip ülke sınırları dışında yaşayan bir grup ise bu son kitapta, ikinci kitaptaki hazırlığın ardından savaş açıyor. Bu grubun arasında Lena da var.
İkinci kitapta yazarın kalemine hayran kalmıştım çünkü yazar, Lena'nın Alex'ten kopup Julian'a bağlanma hikayesini yavaş yavaş, onun için acı verici ve bazı şeyleri kabullenmesinin ne kadar zor olduğunu çok iyi hazmettirerek anlatmıştı. İkinci kitapta yaşadığı şeyler ve düşünceleri yüzünden Lena'ya hiç kızmamıştım -yazar bunun için sebep vermemişti- ama bu kitapta öyle olmadı. Bazı kişilerle yeniden karşılaşmak, Lena'nın ikinci kitapta kurduğu duvarlarını büyük ölçüde yıktı. Bunu normal karşıladım çünkü bence başka türlüsü kabul edilemezdi ama yine de, bazı konularda yazar dengeyi o kadar da iyi sağlayamamıştı. Bir karar vermesi için eline geçen fırsatları değerlendirmek yerine durumun ne kadar kötü olduğunü düşünmesi canımı sıktı.
Diğer yandan, isyancılar bana hiçbir zaman o kadar da güçlü gelmemişti. Sanki sadece kendilerine yetiyorlardı ama bu kitapta ellerinde daha fazlasının olduğunu gördüm. Devamı⬇

Günaydın 🌀
Bir süredir kitap okuyamadığım için yorum paylaşamıyordum ama bugün birkaç tane paylaşacağım 🙈😊

Günaydınn ⭐️

Günaydın 🌀

"A room without a book is like a body without a soul."
💫
(Kitapsız bir oda ruhsuz bir beden gibidir.)

Artık 3. kitabı beklerken öldü dersiniz 😒

Bu da böyle bir yeni tema denemesi olsun 🙈

Most Popular Instagram Hashtags