[PR] Gain and Get More Likes and Followers on Instagram.

berkmd berkmd

124 posts   21016 followers   38 followings

Berk (Medical Doctor)  Marmara Tıp (İngilizce) (2/7)💉 Hayallerime doğru yürüdüğüm bu yolu sizlerle paylaşıyorum✨

Ameliyathane ile ilgili gözlemlediğim ilk şey: asla dışarıdan bakıldığı kadar korkunç, insanlardan uzak, kanlardan ibaret bir yer değil; aksine cerrah-asistan-hemşire-teknisyen arasında samimi bir ilişkinin bulunduğu, bütün ameliyathanelerin lisedeki sınıflar gibi yan yana olduğu, ameliyathaneden dışarı adımınızı attığınız anda pencereden dışarıyı izleyebileceğiniz, içerinin ise görebileceğiniz en steril yerlerden biri olmasıydı. İçeri girdiğiniz anda odanın soğukluğu ve steril kokusu sizi cezbecek, Maskeniz de takılıysa maskenin kokusundan her an bayılmaya hazır bekleyebilirsiniz✨ İçeride her türlü cihaz, alet, ilaç hepsi bir düzen içinde duruyor ve bir şeyi kullandıktan sonra onu koymanız gereken belli yerler var (tıbbi atık kovası, steril su gibi) Alın size önemli bir kural daha: Steril değilken mavi veya yeşil renkli herhangi bir şeye dokunma, steril masaya arkanı döndüğün anda sterilliği bozarsın🙅🏻‍♂️ #ameliyathane

Bir günde iki ameliyat! 💉🔪
Bugün şunu bir kere daha anladım ki Tıp fakültesi asla aile zoruyla okunmaması gereken, okuyanamayacak bir fakülte..Bu fakülteden mezun olduğunuz zaman insanlar sizden her türlü şeyi yapabildiğinizi varsayarak bedenlerini teslim edecekler ve en küçük bilgi eksikliğiniz, hatanız o bedenin tekrardan uyanamamasına neden olacak. Ameliyatı yapan hocayla çıkışta konuştuğumda bana tavsiyesi ne dikiş atmayı öğren ne de kan almayı öğren oldu. Bana tavsiyesi bol bol okumam, durmaksızın araştırmamdı. Bilgisiz bir cerrahın kasaptan bir farkının olmadığını bugün çok daha iyi anladım..Umarım 5 sene sonra bu fotoğrafa rastgeldiğimde içimdeki cerrahi aşkı hiçbir zaman bitmemiş olur; 10 sene sonra bu fotoğrafa baktığımda bir sonraki gün ameliyat edeceğim hastanın raporlarını okuyor olurum✨ #ilkameliyatım

Sınavıma tam 37 gün kaldı! 37 gün sonra bu posta geri döndüğüm zaman, zamanın çok hızlı geçtiğinin farkına varmış olacağım.. Siz de kendinize böyle noktalar belirleyin, mesela bugünün tarihini yazıp 1 ay sonra neler olacağını tahmin edin, yazın bir kağıda.. 1 ay sonra o güne geldiğiniz zaman kağıdı açın ve okuyun. Zamanın çok hızlı geçtiğinin farkına varacak, acılarınızın daha hızlı dineceğine, en büyük acılarınızı bile unutup gideceğinizi bileceksiniz..ki öyle de olacak..Zaman en güzel ilaçtır ki biz gençler bu ilaca büyüklerimize kıyasla daha çok sahibiz. Bu yüzden bırakın hata yapmaktan onlar korksunlar, bırakın onlar sıkıntılarını dert etsinler, hala yaptığınız hatalardan geri dönebilirsiniz, aynı şey için tekrar tekrar deneyebilirsiniz..Önemli olan bizim mutluluğumuz, kendimiz, varlığımız, aldığımız nefes ve gördüğümüz her renk, duyduğumuz güzel bir tını, tattığımız güzel bir yemek, kalbimizdeki sıcaklık..✨ #gençolmakçokgüzel!

Gün doğmadan trene bindim, İstanbul’a sınava gidiyorum🚅 Pazar günü ne sınavı diyeceksiniz, okulun değil; TURKMSIC (Türk Tıp Öğrencileri Birliği) ‘nin sınavı olduğu için pazar günü oluyor sınav. Bu sınavın sonucunda aldığınız skora göre herhangi bir ülkede staj yapma şansınız oluyor. (En çok istenen ülke en çok skoru istiyor) sınavın yarısı İngilizce bilginizi, yarısı ise Tıbbi bilginizi ölçüyor. Dönem 1 Tıbbiyelilerin tıp bilgisi bilmediğini düşünürsek onlar için bu sınav çok çok daha zor oluyor. Siz ben bunu yazarken büyük ihtimal daha yeni uyanıyor olacaksınız. O yüzden hepinize günaydın, mutlu sabahlar.. Pazar gününde de çalışmaya, hedeflerimize adım adım ulaşmaya devam 💪 #yüzde1takımı

1 Aralık! Sonunda yılın son ayına geldik.. Üniversiteye gitmediğiniz yılın son ayı.. Şimdi bir şey isteyeceğim sizden. Akşam balkona, açık havaya, sokağa çıkın ve Aralık ayının o soğuk kokusunu içinize çekin, çektikçe içinize dolduğunu hissedin o havanın.. Akciğerlerinize girdiğini, oradan kana karıştığını ve tüm vücutta dolaştığını.. Bu yüzden iyi düşüncelerinizle alın o nefesi, takın kulaklıklarınızı açın sevdiğiniz ama sözleri olmayan dinlendirici bir müziği ve düşünün sadece. (Ludovico Einaudi/Experience – benim tercihim.) Bu sene bittiğinde siz nerede olacaksınız? Ne yapacaksınız? Bu ay ne kadar gelişim göstereceksiniz? Haziran’da sınav gününü düşünün mesela..Sınava gireceğiniz sınıfı, masayı gözetmeni.. Heyecanlanacaksınız, bu normal.. İstediğimiz de bu.. Ve şimdi gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın. O nefesin tüm dilekleri içerdiğini, tüm dileklerinizin, umutlarınızın vücudunuzun her yerine dağıldığını, oralara birer tohum gibi ekildiklerini düşünün. O tohumlar siz çalıştıkça, siz her hayalinizi düşününce ve en önemlisi sizin yaptığınız her fedakarlıkta sulanacaklar ve en sonunda çiçeklerini göreceksiniz, daha sonra bahar gelecek meyvelerini toplayacaksınız ve sınav günü hasat vakti, tüm bu emeklerinizin karşılığını alacağınız gün.. Sizden son bir şey daha isteyeceğim. Kendinizi tüm bu sınavlar, yorgunluk bittikten sonraki günün içinde hayal etmenizi istiyorum. Ama bunu sadece hayal etmekle bırakmayın. Yazabiliyorsanız yazın, çizebiliyorsanız çizin. Ve bunu kimseye göstermeden bir yere saklayın. Göz önünde olmayan, ama daha sonradan bulabileceğiniz bir yere.. Ne zaman sıkılırsanız, ne zaman yorulursanız bakın o kağıda, hatırlayın bugünü. Neden çalıştığınızı hatırlatın kendinize ve şunu unutmayın ki “Bir insanı en iyi motive edebilecek kişi yine kendisidir.” Siz her ne kadar beni takip ederek benim size motivasyon verdiğimi düşünseniz de sadece kendinizi tıp fakültesi kazanmış bir bireyin yerine koyarak “Kendi kendinizi” motive ediyorsunuz. Kendinizi sevin. Siz kendinizi sevmezseniz bu dünyadaki hiçbir canlı da sizi sevemez..✨

Size sevdiğiniz işi yapın derken kendimin kaç aydır sevmediği ne iş varsa yaptığını fark ettim. Sırf tıp kazandığım için kendimi matematikten, fizikten uzaklaştırdım. Bir arkadaşım bana çözmem için fizik sorusu attığı zaman sırf bahanelerimle kaçmak için “unuttum” dedim.
Bugün okula erken gittim, yapacak bir şeyim yoktu ve instagramda gezeyim dedim. Bir gönderiye rastlamayayım mı? “Senin diğerlerinden farkın ne?” İşte derler ya kader bazen anına öyle anlar çıkarır ki tüm rotan değişir.. Benim diğer doktor olacak insanlardan farkım neydi gerçekten? Eskiden üst düzey matematik problemlerini zevkle çözerken şimdi sadece dört işlemi biliyorum diyerek kendimi kandırıyorum; eskiden bilgisayarda kodlama yaparak web siteleri tasarlarken, kendi bilgisayar oyunumun kodlarını kendim yazıp onu oynarken neden şimdi inatla bunlardan uzaklaştım? Doktor olmak matematiğe karşı olmak olmamalı.. Şimdi diyeceksiniz neden yazdı ki Berk bunları diye, evet değişimin ilk gününü sizinle paylaşıyorum ve diyorum ki eski Berk’i geri getireceğim. Bu değişimime sizlerin de şahit olması için her yeni bir aşamada sizlerle paylaşacağım bunu. Tıp fakültesinin dersleri her ne kadar ağır olsa da uyku süremden kısıp geceleri kodlama yapmaya geri dönebilirim..💪İnsanlar her ne kadar “yapamazsın, yapsan ne işine yarayacak” diyecek olsa da bu benim eski bir hobimdi ve ben bu hobimi geri istiyorum, istemekle de kalmayacak onu geri alacağım! Tekrardan hoşgeldin Python 101!! 👨🏻‍💻 29.11.2017

Biri tıpta matematik yok mu dedi? Tekrar düşünsün.. 🙅🏻‍♂️ #matematiktenkaçışyok

Did someone say that there is no maths in medical school? Think again.. #noescapefrommath
Merak ettikleriniz: ✏️Kalemler Stabilo Boss (pastel serisi) , ☕️Kahve: Raspberry Toffee Nut Latte

Selamlar, uzun bir ara sonunda sınavlarımın bitmesi ve diğer bir komitenin başlamasıyla ben de kendime yeni kararlar almaya karar verdim. Okulun başından bugüne kadar olan sürede dürüst olmak gerekirse pek fazla çalışamadım. Aslında çalışamadım da değil, çalışmadım. Hayatımda ilk kez ailemden uzak, kendi ayaklarımın üstünde İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşadığım için ilk zamanları gezmeye, şehri tanımaya, şehri tanırken kendimi de daha iyi tanımaya çalıştım. Peki bana faydası oldu mu? Her ne kadar derslerimi aksatsam da kişisel ve psikolojik olarak insan kendini tanıdığı zaman stresiyle daha kolay başa çıkıyor ve kendiyle daha barışık bir hale geliyor. Kendime kararlar aldım demiştim ya, şimdi oraya geliyorum. Yeni komiteye geçmemle beraber artık her gün o gün işlenen konuyu tekrar edecek, notlar alacağım ve bir sonraki günün konusuna çalışacağım. Böylece sınava bir hafta kala kafam rahat bir şekilde sınava gireceğim. İkinci bir kararım ise, yazın aralıksız yaptığım sporuma okulların başlamasıyla, benim İstanbul’a yaşamaya başlamamla ara vermiştim. Sporun beni mutlu tuttuğuna inanıyorum ki bilimsel olarak da bu bir gerçek. (Endorfin&Dopamin bağımlılığı) Bu yüzden canlı yayınlarda beni ilk gördüğünüzde bu ne kadar neşeli bir çocuk derken gün geçtikçe daha depresif bir hale bürünmeye başladım- bunu size her ne kadar göstermesem de..Yeni kararımla beraber her gün okuldan çıktığım zaman ister yorgun olayım, ister işim olsun, spor benim önceliğim olacak. Bunu her gün yazacağım yazılarda sizinle paylaşarak kendimi kontrol altında tutacağım. Umarım her şey istediğim gibi olur..Ben yeni bir döneme hazırım ve kendime bunu yapabileceğimi göstereceğim!

Yarın 1.komite sınavım var, uzun süredir iyi çalışmadığımı düşünsem de olaya uzaktan baktığım zaman insanların çalıştığı zaman her zaman daha fazlasını istediğini, her zaman bir yukarıdakini istemesine bağlıyorum bunu. İlk gün bir saat çalıştıysam, ikinci gün yedi saat çalışmam beni ikinci gün değil, ilk gün mutlu eder sadece. Yani yedi saat çalıştığım zaman da ‘keşke sekiz saat çalışsaydım’ diyeceğim. Bu olay İngilizcede “hustle” kelimesiyle çok güzel özetleniyor. Ne kadar çalışırsanız çalışın; sizden daha fazla çalışan biri oldukça kendinizi hep yetersiz, memnuniyetsiz hissedeceksiniz; hep bir acele, bir telaş içinde olacaksınız. Bu kesinlikle normal hatta iyi bir şey! İdolleniz rakipleriniz haline gelene kadar durmak yok! #yüzde1tayfa ❤️

2 hafta önce “Komiteme 18 gün kaldı...” diyerek başlayan bir yazı paylaşmıştım sizlerle. O gün o kadar çok stresliydim ki, konular nasıl yetişecek diyordum, kendimi yurttaki odama kapatıyordum ders çalışmak için. Ama sadece bunun için stres yapıyor, kendimi cezalandırıyor; sınavlarım için çalışmıyordum bile. Bugün itibariyle sınavıma tam 6 gün kaldı, önümde bitirilmesi gereken yüzlerce sayfa slayt.. Tıp fakültesi gerçekten bu muydu? Başlarda “Her şeyi öğrenmeliyim, ileride hasta karşımda dururken kitaba bakamayacağım.” derken şimdi ise bunları daha sonra da öğrenebileceğimi biliyorum. Lafı çok uzatmak istemiyorum, sizlerden tek ricam, lütfen elinizde olmayan şeyler için stres yapmayın. Stres hepimizi yıpratır, ömrümüzü kısaltmakla kalmaz, kısacık ömrümüzü beraberinde getirdiği hastalıklarla zehir eder. Sınavınız mı var? Çalışın. Kendinizi sadece kendiniz ile kıyaslayın, bırakın isteyen sabahlasın isteyen uyumasın..Belki o kendinizi kıyasladığınız kişi gün boyunca çalışmadığı için sabahlamayı tercih etti. Eğer sen kendine onların 24 saat çalıştığını düşündürerek kendini paranoyaklaştırıyorsan kendine yazık edersin. Ne onların çok çalıştığını bilmek seni hırslandırsın; ne de az çalıştıklarını bilmek seni rahatlatsın. Sen sadece kendinden sorumlusun. Elinden gelenin en iyisini yap ve geride kalanları umursama, sil kafandan.. Düşünüyorum da blog tutmamın iyi yanlarından biri de geriye dönüp baktığım zaman kendimi daha iyi değerlendirmem, daha iyi tanımam, her gün biraz daha geliştiğimi, biraz daha olgunlaştığımı hissetmem, birazcık olsam da içimizi sizlere dökmem, yazdığım yazının birilerine yardımcı olacağını düşündükten sonra da gönder tuşuna basmam.. Ne diyelim o zaman.. Bu yazıyı okuyan gelecekteki kendim, umarım şuanki halimden daha iyi bir noktadasındır..

Sizin hayalleriniz neler? Peki onlara ulaştıktan sonraki hayaliniz ne? Hayallerinizi gerçekleştirdikten bir adım sonrasını göremiyorsanız hayallerinizi gözden geçirmenizi öneririm. Hayalleriniz bir başkasının hayalleri değil, sizin en çok istediğiniz, sizi en çok tatmin edecek şeyler olmalılar. Bu dünyada herkese bir kere yaşama hakkı veriliyor-en azından çoğumuza çocukken bu böyle öğretildi. Peki siz bu hayatınızı “Kaderim nasibim buymuş. Daha ilerisine gidemem.” diyerek sizin hayallerinizi gerçekleştiren insanların instagramlarını stalklayarak (araştırarak) mı geçirmek istiyorsunuz; yoksa “Kaderimi de nasibimi de çizerim. Gerekirse tekrar tekrar denerim yine elde ederim.” diyerek daha çok çalışan, hayallerini yaşayan, mutlu, instagramı stalklanan kişi mi olmak istiyorsunuz? Buna karar verdikten sonra ise kendiniz için bir yaşam felsefesi benimseyin.🌟
“5 kuralı: Bir şey sana 5 sene sonra fayda sağlamayacaksa, 5 dakika zaman ayırma.”

Yarın benim doğum günüm, 9 Kasım.. Sabahları neşeli müziklerle uyandırılıp güzel kahvaltılar eşliğinde bir sabahın ardından güzel hediyelerin beni beklediğini bilerek giderdim her sabah okula. Okulda günün kişisi olduktan sonra akşam lezzetli pastanın tadına bakmak ve ailemle akrabalarımla keyifli bir akşam geçirmek için koşa koşa çıkardım okuldan, gece, gün bittikten sonra yatmadan önce ise bir sonraki doğum günümü iple çekerdim, hayalini kurardım hep. Bu sene ise diğerlerinden çok farklı bir anlamı olacak benim için bu günün. Yetişkin olmaya ilk adımımı atıyorum yarın, evimden uzak, kendi başıma yaşadığım bu şehirde kurduğum yeni arkadaş çevremde ve en önemlisi küçüklükten beri kendimi hayal ettiğim gibi beyaz önlüğümün içinde hastanede geçireceğim yarın tüm günümü.. Umarım hayatımın bundan sonraki zamanlarını da böyle geçirmek nasip olur, her zaman insanlara karşılığını beklemeden şifa dağıtan, acılarını dindiren bir doktor olabilirim. Umarım hayat her zaman yüzüme gülmeye devam eder, ben de başkalarının yüzünü güldürebilirim.. Kendimi ne zaman umutsuz hissetsem, ne zaman değersiz hissetsem dünyanın uzaydan çekilmiş fotoğraflarına bakarım, ne kadar güzel olduğundan bahsetmeyeceğim bile.. Milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada her gün bizi yeni bir hikaye, yeni fırsatlar, yeni sürprizler bekliyor. Hayat umutsuz olmak için çok kısa, her sabah kalkarken yeni fırsatları yakalamak için kalkın. Her sabah kalktığınızda “ne kadar güzel bir sabah!” diyin içinizden.. Her gün farklı şeyler yapın, iki gününüz birbiri ile aynı olmasın..Kalan vaktimiz her saniye daralıyor. En önemlisi, sahip olduğunuz en güçlü silahınızı, yüzünüzdeki gülümsemeyi kimsenin sizden almasına izin vermeyin. Hayat ne kadar zor, ne kadar üzücü olsa da siz hayata yüzünüzdeki gülümsemeyle karşılık verin. Her gece yatarken ise hayata meydan okuyun. “Bugün seni yendim, yarın yine yeneceğim”

Most Popular Instagram Hashtags